İslam edebiyatı; esaslı bir tarih!

Sanat Contributor
Kültür-Sanat
İslam edebiyatı
Jez Timms-Unsplash

İslam edebiyatı bireye ve topluma din konusunda bilgiler vermek için oluşturuldu. Bu bilgiler aktarılırken sanat çerçevesi de ihmal edilmedi. Gelecek nesillere aktarılmak istenenler en güzel edebiyat yoluyla aktarılır. Öğreticilik zaman zaman didaktik formu nedeniyle itici olsa da, edebiyat sanat olması sebebiyle ilgi çekicidir.

Edebiyat ve İslam edebiyatı bize bulundukları dönemin gerçeklerini getirdiler. Türk edebiyatına baktığımızda İslam öncesi ve İslam sonrası olarak ikiye ayrılan bir sistem görüyoruz. Kuran-ı Kerim’de mahlukat yani Allah’ın yarattığı varlıkların güzellikleri ile övülmesi gerektiğinden bahsedilir.

İslam edebiyatı estetik nasıl bir yere sahiptir?

Bu sorunun cevabını; kesinlikle çok önemli bir yere sahiptir olarak verebiliriz. Edebiyatta ve süsleme sanatlarında bu estetiği açıkça görürüz. İslam sanatları edebiyat da dahil olmak üzere ince bir estetik algısı içinde üretilen çalışmalar vermiştir.

Kuran-ı Kerim’de yazılı bir kutsal eser olarak, kusursuzdur. Anlatım gücü o kadar kuvvetlidir ki, kendi döneminde böyle bir eseri insan oğlunun yazamayacağı konusunda hem fikir olmuşlardır. Bu kutsal kitap toplumları etkileyecek güçlü bir dile sahiptir.

Kuran-ı Kerim’in ilk tercümesi Samaniler devrinde gerçekleşmiştir. Hükümdar Mansur B. Nuh’un emriyle Farsça’ya çevrilen Kuran- Kerim aynı dönemde Türkçe’ye de çevrilmiştir. Bugün dünyanın değişik kütüphanelerinde bulunan Türkçe el yazması Kuran-ı Kerim’ler 13. ve 15. yüzyıllara aittir.

İslam sonra ilk eser hangisi?

Müslümanlığın kabulünden sonra yazılan ilk eserlerden biri Kutadgu Bilig’dir. Karahanlılar döneminde yazılan bu eserde ibadet ve ahlak esasları açıklanır. Kuran-ı Kerim’den etkilenerek pek çok eser kaleme alındı.

Aslında din dili her zaman edebiyatın ve sanatın dilini besledi. Edinilen dinin değerlerini eserlerde görürüz. Müslümanlığın kabulü Türk edebiyatına büyük bir renk getirmiştir. Esasen dini tasavvufi bilgilerden yola çıkılarak da pek çok eser yazıldı.

Ayrıca dini törenlerde söylenen dua ve ilahilerle sınırlı olan edebiyat zamanla dünyevi alana dönüşür. Şairler ölenlerin arkasından Sagu adlı şiirler yazılır. Daha sonra da sufi şiirlerde dinden etkilenerek doğmuştur. Sufi şairler kendi deneyimlerini şiire dönüştürmüşlerdir.

Sanat toplum içindir düşüncesinde olanlar edebiyatın dinden beslenmesini desteklediler. Tanzimatla birlikte batıdan etkilenen Türk edebiyatı da kendi içinde kollara ayrıldı.

Türk İslam edebiyatında kullanılan nazım şekilleri Arap ve Fars Edebiyatı’ndan alındı. Nazımda gazel, Kaside, Mesnevi, Musammat ve Kıt’a kullanıldı. Halk edebiyatı ve Divan edebiyatı Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra ayrılan iki kol oldu. Divan edebiyatı adını şairlerin şiirlerini divan adlı kitapta toplamasından dolayı bu ismi aldı. Divan edebiyatında nazım dendiği zaman kafiyeli, vezinli şiir anlaşılıyor. Divan edebiyatında nazım birimi beyittir. Beyit Arapça’da ev anlamına gelir. Şiirler aruz vezniyle yazılır. Şairin adının bulunduğu beyit ise şah beyit adını alır.

Temel dili nedir?

Esasen İslam’ın Arapça’dan sonra en önemli dili Farsça’dır. Farsça sadece İran’da değil Hint ve Çin topraklarında da konuşulan bir dildir. Öte yandan İslam edebiyatında öne çıkan şairler arasında Ahmed Yesevi, Yunus Emre ve Mevlana öne çıkan isimler.

İslam Asya’da Hindistan ve çevresinde kullanılan dillerde de varlık gösterir. Bu dillerde İslami pek çok eser kaleme alındı. Müslüman Afrika’da da karşımıza geniş bir İslam edebiyatı çıkar. Çin İslam edebiyatını da unutmamak gerekir. Ayrıca İslam edebiyatında şiirin özel bir yeri olduğunu belirtmek isteriz. Roman İslam edebiyatında etkin bir tür olamamıştır.

Aslında İslam edebiyatı eserleri, Müslümanlara yaşamları boyunca öğrenmeleri gereken derin ahlakı dersler verir. Hazreti Muhammed’in sözleri İslam edebiyatına büyük etki etmiştir. Edebiyata bir de bu gözle bakarak eserleri incelersek, İslam’ın edebiyattaki etkilerine derinlemesine görme şansımız olur.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI