40 hadis geleneği nedir? Nereye dayanır?

İslam İpek Atacan
40 hadis geleneği
Panyajampatong-Dreamstime.com

İslam’da 40 hadis geleneği aslında zayıf sayılan bir rivayet doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Söz konusu hadisin meali, “Ümmetimin dini işlerine dair 40 hadis derleyen kimseyi Allah alimler topluluğunda diriltir” şeklindedir. Bundan sonrasında hadis toplamak gelenekleşmiş ve 40 hadisi ilk kez kaleme Abdullah b. Mübarek almıştır.

40 hadis geleneği içerisinde gösterilebilecek örnekler nelerdir?

Türk dilinde 40 hadis geleneği olarak bilinen kitap kültürü, Arapçada erbaun, Farsçada ise çihil hadis olarak tanınır. Bu geleneğin sekizinci yüzyılda ortaya çıktığı varsayılır. Bu gelenek içerisinde pek çok kitap toplanmıştır.

Geleneğin ilk örneğinin Abdullah b. Mübarek’e ait olduğu kabul edilir. Bundan sonra; Muhammed b. Eslem, Hasan b. Süfyan, Acurri, İbnü’l-Mukri el İsfahani ve Hakim en-Nisaburi gibi alimler tarafından bu geleneğe devam edilmiştir. Ancak, sıralanan bu alimler dışında da pek çok alim tarafından hadis okunup, rivayet edilmiştir.

Hadisleri bilmek ve ezberlemek neden önemlidir?

Hadis, kelime manasıyla haber ve bilgi anlamları taşır. Buna göre, asr-ı saadetten başlamak üzere İslam inancında hadis konusuna büyük bir önem verilmiştir. Hatta, hadisler Kur’an-ı Kerim’in ardından İslamiyet’in ikinci temel kaynağı olarak görülürler.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in vefatıyla birlikte hadisler daha da değer kazanmıştır. Bu bakımdan hadis alimleri diyar diyar dolaşarak sahih hadisleri öğrenmeye ve aktarmaya çalışmışlardır. Buradan da anlaşılacağı üzere İslam’da hadis öğrenmeye ve ezberlemeye verilen değer oldukça büyüktür. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, hadis konusunda şöyle buyurmuşlardır:

“Benden bir şey işitip onu (artırıp eksiltmeden) işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (Kıyamet günü) Allah yüzünü ağartsın ve güldürsün. Zira kendisine ulaştırılan öyleleri vardır ki, bizzat işitenden daha iyi kavrar.” (Tirmizi)

Bu hadisi şerif içerisinde de bahsi geçtiği üzere hadis öğrenmenin fazileti Müslümanlar açısından çok büyüktür. Hadisleri doğru şekilde ileten ve aktaran kimseler içinse bizzat Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed tarafından dua edildiği görülür.

Eğitimdeki yeri nedir?

40 hadis geleneğinin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ardından hayata geçmesinin temel sebebi, hadislerin güvenilir birer kaynak olarak kabul edilmesidir. Bu bakımdan hadisler yalnızca hukuki ve toplumsal yaşama yön vermekle kalmaz, aynı zamanda dini eğitimin de bir parçası olarak karşımıza çıkarlar.

Kırk hadis kültüründe ortaya çıkan derleme ve şerhlerin İslam’ın inanç ve ahlaki esaslarını büyük bir sadelikle sunduğu söylenebilir. Dolayısıyla burada sunulan sahih hadislerden her biri aslında dini eğitim içerisinde ders olarak kabul edilebilir. Söz konusu hadisler kişinin yüksek bir ahlaka ulaşmasına yardımcı olur. Dolayısıyla da bunların özellikle erken dönemlerde din derslerinde işlendiğine sıkça rastlanır.

Henüz çocuk yaşlarda başlayan eğitim; kendini tanıma, erdemli ve ahlaklı birer birey olma yolunda atılan ilk adımdır. Dolayısıyla bu noktada dünyevi bilimler kadar dini eğitimin de önemi son derece büyüktür. İşte, Kur’an-ı Kerim ve hadisleri öğrenmenin değeri de burada açığa çıkar.

Kısacası, İslam inancının temel kaynaklarından ilki Kur’an-ı Kerim’ken; ikincisi de sahih hadis kaynaklarıdır. Asr-ı saadetle birlikte başlayan ve sonrasında devam edilen hadis geleneğinin sebebi de budur. Sahih hadisleri öğrenmek, Peygamber Efendimiz’in; söz, davranış ve öğütlerini öğrenmek demektir. Bu bakımdan, hadis geleneği pek çok eserin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bizlere düşense Hz. Muhammed’in sahih hadisleri peşinde koşmak ve bunlardan alabileceğimiz kadar ders almaktır.