Komşuluk İlişkilerinin Kıymeti

ID 131512562 © Chernetskaya | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 131512562 © Chernetskaya | Dreamstime.com

 

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” “İyi dost kara günde belli olur.” gibi deyişlerimiz komşuluk, arkadaşlık ve dostluk üzerine söylenen sözlerdir.  Ailemiz ve yakın akrabalarımız dışında en yakın ilişkide bulunduğumuz kişiler komşularımız ve arkadaşlarımızdır. Komşu ve arkadaşlık ilişkilerimiz; sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma, anlayış gibi sağlam ilişkilerin temelini oluşturan kavramlar üzerine kurulmalıdır.

Komşu kelimesi, bizim yakın çevremizde yaşayan, birbirimizle sık ilişkide olduğumuz kişiler için kullanılır. Mahallemizde, iş yerimizde, apartmanımızda yaşayan ortak bir yaşam alanını paylaştığımız kişilerdir komşularımız. Ortak bir alanı veya bölgeyi paylaştığımız bu kişilerle elbette aramızda hak ve hukukumuzun olması kaçınılmazdır. Saygılı ve adaletli olmak bu ortak paylaşım alanında önemli ilkelerdir çünkü o toplum yapısı içerinde huzuru ve güveni sağlayan faktörlerdir.

Türk örf ve adetlerinde komşuculuk kavramı tabiatı gereği çok eski çağlardan beri günümüze uzanan bir kavramdır. Dinimizde de bu yapının unutulmaması ve sağlamlaşması buyrulmuştur.

Batılı toplumların bireysel yaşam kavramının aksine bizde komşuculuk, arkadaşlık kavramı köklü ve yerleşik bir kavramdır. Modern hayatın olum etkileri olduğu gibi bazı olumsuz etkilerinin olduğu kaçınılmazdır. Komşuculuk ve arkadaşlık da bunlardan olumsuz etkilenen kavramlardan biridir.

Günümüz şartlarında kentleşmenin etkisiyle mahalle kültüründen sıyrılıp kent hayatının koşulları içinde yaşayan bireylerin komşuculuk ilişkileri zayıflamıştır. Mahalle kültüründe komşularımız en yakın ilişkide bulduğumuz kişilerdir. Mahalleye yeni taşınan bir komşuya alışma sürecini kısaltmak için komşular, semti tanıtır, ihtiyacı olduğunda ihtiyacını görürler. Fakat maalesef kent hayatının etkisiyle apartman hayatında yaşamaya başlayan bu kişiler komşularının kim olduklarını bilmeden, selamlaşmadan yaşıyor hatta bir komşusunun başına bir şey gelse bunu günler sonra duyuyor.

Paylaşmanın, dayanışmanın, iyilik etmenin, yardımlaşmanın dini olan İslam, komşuculuğun önemini birçok hadis-i şerif belirtilmiştir:

“Sizden birisi kendisi için istediğini din kardeşi için -yahut komşusu için- istemedikçe (tam) iman etmiş olmaz.” (Müslim, İman, 71)

Komşu, komşusunun hem iyi hem kötü gününde yanında olandır. Kültürümüzde komşularımızdan biri vefat ettiğinde cenaze evinin yükünü hafifletmek için yemekler yapılıp gelen misafire ikram edilir ya da bir komşumuzun kızı veya oğlu evlendiğinde masrafına ortak olmak için bir hediye alınır. Yeni evine taşınan komşuya oturma hediyesiyle gidilip bir şeye ihtiyacı var mı diye sorulur. Bu ve benzeri davranışlar dayanışma ve yardımlaşma örneğidir ve sağlıklı bir toplum anlayışını geliştirir. Birlikte huzur ve güven içerisinde yaşamamızı sağlar.

Komşularımız üzerinde hakkımız olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir. İyi komşu; komşusu açken kendisi tok yatmayandır hadisi; Müslüman’ları kardeş saymış ve gerçek müminin kardeşine kayıtsız kalmaması gerektiğini vurgulamıştır. Komşularımızı rahatsız edici davranışlarda bulunmamak, bir ihtiyacı olduğunda kapına geldiyse geri çevirmemek, hastalandığında ziyaret etmek, evinde pişenden bir miktar ikram etmek, öldüğünde cenazesine katılmak gibi hakları vardır:

“Komşusu açken tok yatan kimse mü’min değildir.” (Hakim, II, 15; Heysemi, VIII, 167)

Komşularımızla olduğumuz kadar arkadaşlarımızla da yakın ilişkiler içerinde yaşarız. Çocukluk, okul, işi, ev ve asker arkadaşlarımız bizim sosyal çevremizi oluştururlar. Onlarla çoğu zaman ailemizle, kardeşlerimizle paylaşamadığımız sırlarımızı paylaşır, hislerimizi anlatır sosyalleşir anılar biriktirir ortak bir dil ve sosyal çevre oluştururuz. Her ne kadar aile kültürlerimiz farklılık gösterse de bütün bu paylaşımların hepsinin temelinde sevgi, saygı, empati, hoş görü, anlayış ve birbirimiz üzerinde haklarımız olduğu inancı yatar.

Arkadaşlık ilişkilerimizde dayanışma, paylaşma, birbirinin ayıp ve kusurunu örtme, sırrını açık etmeme, iyilik etme, doğru yolu gösterme, hakkında güzel konuşulduğunda söyleme; kötü konuşulduğunda da saklama gibi haklarımız vardır. İslam dini arkadaş ve dost edinmenin güzelliğini önemser; ancak “Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.” deyişinde anlatıldığı gibi arkadaş seçimlerinde dikkatli olunması gerektiğini de vurgulamakta fayda var.

“Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. Kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin!” (Hakim) hadisinde de belirtildiği gibi kiminle arkadaşlık ettiğimize dikkat etmeliyiz.

Sonuç olarak hepimiz aynı toplumun birer üyeleriyiz ve birbirimize ihtiyacımız var. Gerek komşuluk ilişkileri gerekse de arkadaşlık ilişkilerinde olsun her zaman dikkat edilmesi gereken sevgi, saygı, anlayış ve dayanışmadır.