7’den 70’e Herkesi Güldüren Nasreddin Hoca…

ID 178062976 © Hakansanb | Dreamstime.com
ID 178062976 © Hakansanb | Dreamstime.com

Günümüze fıkraları ile hala adından bahsettiren aslında bir alimdir Nasreddin Hoca. İnce zekası ve bilgeliği tüm fıkralarında kendini belli eder. Bu ince zekanın belirdiği bazı fıkralarını duyduğumuzda hala hiç böyle düşünmemiştik dedirtir insana. Hakkındaki bilgiler uzunca yıllar şaibeli de olsa son zamanlarda yapılan araştırmalar hakkında yeni birçok bilgiye ulaşılmasını sağlamıştır. Bu yeni bilgiler sadece komik fıkraları ile bildiğimiz Nasreddin Hoca’ya bakışımızı farklılaştırmıştır.

Birçok ülkede hala fıkraları ile bilinen uluslararası tanınırlığa sahip Nasreddin Hoca ile ilgili değerli bilgilere ulaşmamızı sağlayan ve Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanlığı’ndaki görevinden yaş haddi ile 2007 yılında emekli olan Prof. Dr. Mikail Bayram, okuduğu yüzlerce el yazması kitaptan Nasreddin Hoca ile ilgili farklı bilgilere ulaşmıştır. Bu yeni diyebileceğimiz bilgilerden biri Nasreddin Hoca’nın diğer adının Ahi Evren yani “Yılan Ahi”  olduğudur.

Kayıtlarda Ahi Evren’nin şifacılık yönü ile bahar aylarında yılan topladığı ve bu yılanların zehri ile ilaç yaptığı, bu yüzden de o dönem kendisine “Ahi Evren” denildiğini saptamıştır. Bu bilgiler ilginçtir. Çünkü tarihi kaynaklarda Ahi Evren ve Nasreddin Hoca başka iki farklı kişi gibi yer almaktadır. Fakat Prof. Mikail Bayram’ın çalışmalarında belirttiğine göre tarihte yaşamış bu iki efsanevi kişi ile ilgili bilgiler birbirine çok benzemekte ve hatta Ahi Evran’a ait olduğu bilinen ve üç nüshasının “British Museum” da bulunduğu, felsefe ve mantık konularına mizahi yaklaşımlardan oluşan “Letait” adlı eserde bugün Nasreddin Hoca fıkrası olarak bildiğimiz on adetten fazla hikaye yer almaktadır.

Asıl adı Mahmut Nasreddin olan “Ahi Evren” yani Nasreddin Hoca ile ilgili Prof. Dr. Bayram’ın verdiği bir başka ilginç bilgi de şudur ki, Kayseri bölgesinde otuz iki sanat erbabını organize edip bir araya getirmiş ve bu teşkilatın temel ilkelerini belirleyerek Türk tarihindeki ilk esnaf ve sanatkar derneğinin kurucusu olan kişinin Ahi Evren olduğudur.

Bir çok kaynakta anlattığı hikayeler ya da fıkralarda filozof kişiliğini ve ince zekasının ortaya çıktığı Nasreddin Hoca’nın, 1208 yılında Eskişehir’ de doğup 1261 yılında Akşehir’de öldüğü belirtilir. Yine kaynaklara göre gençlik yıllarında köyde imamlık yaptığı belirtilen Nasreddin Hoca’nın zekası ve kendini geliştirmesi sonucu Selçuklu sarayında hocalık hatta kadılık vazifelerine kadar yükseldiği ve dönemin sultanları tarafından övgülere mazhar olduğu belirtilir. Moğolların Anadolu’yu işgal etmeye başlaması ile Ahi teşkilatı ile birlikte Selçuklu Devleti’nin yanında yer alan Nasreddin Hoca’nın Moğollar’a karşı büyük mücadele verdiği de yer almaktadır.

Tekrar Prof. Dr. Mikail Bayram’ dan alıntıladığımız bilgilere dönecek olur isek Bayram, İstanbul’ da bulunan Esat Efendi Kütüphanesi’nde Ahi Evren’ e ait Letaif isimli eserde yer alan fıkralardan bir kısmını orijinal hali ile şöyle alıntılamıştır:  “Çok cimri olan biri suya düşer ve onu boğulmaktan kurtarmak isteyenler ellerini uzatıp elini ver diye bağırırlar. Fakat adam bir türlü elini vermez. Bunu gören Nasreddin Hoca; “O bugüne kadar kimseye bir şey vermemiştir. Ona elimizi tut deyin” der ve adam uzanan elleri tutar.

Bir başka hikayede ise: Nasreddin Hoca pazarda bir papağanın pazarda yüz dinara satıldığını görünce ertesi gün pazara hindisini götürür. Aynı şekilde hindisine yüz dinar fiyat biçen Hoca’ya onu tanıyan esnaf “Hocam hiç bir hindi bu kadar para eder mi? dediklerinde Nasreddin Hoca dün bir papağanın bu fiyata satıldığını gördüğünü söyleyince esnaf, ama o kuş konuşuyordu derler. Yine Hoca’nın cevabı herkesi güldürür: “O konuşuyorsa bu da düşünüyor.”

Yine bir gün Nasreddin Hocaya dünyanın merkezinin neresi olduğu sorulduğunda, benim eşeğimin sağ ön ayağının altıdır der. Aman hocam nasıl olur dediklerinde de yine o müthiş zekası ile: “İnanmıyorsanız ölçün!” der.

Toplumumuzun nükteli zekasının en önemli temsilcisi olan Nasreddin Hoca fıkraları, toplumdaki yanlışları yüzyıllardır esprili bir biçimde yansıtmaya devam ediyor.

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!