İstanbul’un Gözbebeği Camiler

john-weinhardt-mWxKMCLtnyw-unsplash
Sultan Ahmet Camii Fotoğraf: John Weinhardt-Unsplash

İstanbul hem iki kıtada toprağı bulundurmasıyla hem de farklı kültürlere ev sahipliği yapmış olmasıyla oldukça büyük bir öneme sahip. Dünya kültür ve sanat şehri olan İstanbul, bu yönü ile de tarihi ve mimari açıdan önemli camileri bünyesinde barındırır. Neredeyse tamamı Osmanlı mimarisine sahip olan bu camiler insanı aynı anda manevi ve tarihi bir yolculuğa çıkarmayı başarır. İstanbul’un en ihtişamlı bu camilerini; Süleymaniye, Sultanahmet, Mihrimah Sultan, Eyüp Sultan, Ortaköy ve Nuruosmaniye Camii olarak sıralamak mümkün.

Süleymaniye Camii: Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile, Mimar Sinan tarafından yapılan Süleymaniye Camii Beyazıt’ta bulunur. Süleymaniye Külliyesi’nde yer alan bu camiye; medreseleri hastane, kütüphane ve imare gibi farklı yapılar da eşlik eder. Süleymaniye Camii’nin tasarımında başvurulan ilginç yöntemler onu bir şaheser haline getirmiştir. Bu bağlamda Mimar Sinan’ın inşaat aşamasında deve kuşu yumurtası ve yağ kandili isi kullandığı bilinir. Sinan’ın aldığı bu önlemler, camiyi böceklerin istilasından kurtarmakta ve benzersiz bir akustik özelliği vermektedir.

Sultanahmet Camii: Dünyada Blue Mosque (Mavi Cami) olarak tanınan Sultanahmet, İstanbul’un da en ünlü camisidir. Toplamda 6 minare ile çevrelenen bu caminin içi de İznik çinileriyle süslenmiştir. Cami, Sultan I. Ahmet tarafından Sedefkar Mehmed Ağa’ya yaptırılmıştır. Lokasyon olarak Ayasofya’nın karşısında kalan Sultanahmet Camii, ihtişamıyla ona meydan okuyor. Bu cami, klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak anılır.

Mihrimah Sultan Camii: Mihrimah Sultan Camii, 1540 senesinde Mimar Sinan tarafından yapılmaya başlamıştır. Bu caminin, Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a olan aşkını simgelediğine inanılır. Mimar Sinan, Üsküdar’ın sembolik yapısı haline gelen Mihrimah Sultan Camii’nin aynısından Edirnekapı’ya da yapmıştır. “Mihr” sözcüğü Farsça’da “Güneş”, “Mah” sözcüğü de “Ay” anlamına gelir. Camiye bu ismin verilme nedeni ise şu şekildedir: Sabah güneşin ilk vurduğu yer caminin minaresidir aynı şekilde Üsküdar’da akşam güneş ilk olarak burada batar ve ay ilk olarak yine bu camide görülür. Mimar Sinan’ın muhteşem mimari zekası Mihrimah Camii’nde tezahür etmiştir. Bu iki eserin önemi güneşin doğup, battığı yerler olmasıdır. Bu düşüncenin temelinde de Mihrimah Sultan’ın isminin anlamı yatar. Bu bağlamda Mihrimah, güneş ve ay anlamı taşır. Nisan ve mayıs aylarına gelindiğinde güneşin, Üsküdar ve Edirnekapı’da yer alan bu iki yapı arasında doğup, battığı gözlenebilir.

Eyüp Sultan Camii: Haliç’te yer alan Eyüp Sultan Camii, kentin en önemli eserleri arasındadır. Hz. Muhammed’in bayraktarlığı vazifesinde bulunan Ebu Eyyub el-Ensari’nin şehit olduktan sonra buraya defnedildiğine inanılır. Bu sebeple din tarihi açısından da oldukça büyük bir öneme sahiptir. Eyüp Sultan Camii, 1458 senesinde Fatih Sultan Mehmet’in emriyle yapılmıştır. Cami, bundan sonra gelen Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenleri için de kullanılmıştır. Günümüzde hem hafta sonları hem de dini açıdan önemli günlerde Eyüp Sultan Camii, yoğun bir şekilde ziyaret edilir.

Ortaköy Camii: Ortaköy Camii’nin asıl adı Büyük Mecidiye Camii’dir. Ancak yapı, Ortaköy Meydanı’nda bulunduğu için halk arasında bu isimle anılır. Ortaköy Camii, İstanbul Boğazı’nın tam kıyısında yer alır. Bu sebeple de küçük olmasına rağmen kent içinde oldukça zarif bir manzara oluşturur. Bu cami, Sultan Abdülmecit’in emriyle Nigoğos Balyan ile Garabet Amira Balyan’a yaptırılmıştır. 1853 senesinde inşaatı tamamlanan Ortaköy Camii, büyük pencereleri sayesinde bir ışık kümesiyle aydınlanır. Genel yapısı incelendiğinde de caminin Neo-Barok mimari tarzına sahip olduğu görülür.

Nuruosmaniye Camii: Çemberlitaş ile Kapalıçarşı girişi arasında yer alan Nuruosmaniye Cami, Osmanlı devrinin ilk barok yapısı olma özelliğini taşır. Cami, İstanbul’un 2. tepesine konumlanmış ve zarafeti ile de dikkat çekmektedir. Nuruosmaniye Camii, daha girişten itibaren Osmanlı estetiğine sahip farklı detay ile donatılmıştır. Buna rağmen yapının iç kısmının mermer ağırlıklı tasarlanması da oldukça dikkat çekicidir.