Açlık ve sinirlilik ilişkisi nasıldır?

Fiziksel Sağlık İpek Atacan
açlık ve sinirlilik ilişkisi nasıldır
George Mdivanian-Dreamstime

Düzenli beslenemeyen, yemek saatleri belirsiz olan kimseler için açlık ve sinirlilik ilişkisi merak edilen konulardan biridir. Aç kalan insanlarda genellikle sinir, depresiflik ve halsizlik gibi durumlar gözlemlenir. Ancak yemek yedikten kısa bir süre sonra bu belirtiler ortadan kaybolur. Açlık ve sinir arasında bulunan bağlantı psikolojide oldukça önemli bir yere sahiptir.

Uzun süre aç kalmak psikolojiyi nasıl etkiler?

Kan şekerinin düşmesi veya yükselmesi ne sıklıkla yemek yendiğinde, yemeklerin içeriğine göre değişir. Bu nedenle sağlıklı bir bireyin kanındaki şeker seviyesi gün içinde belirli oranlarda dalgalanmalar yaşayabilir. Çok uzun süre aç kalındığı zamansa açlık hissinin beraberinde bazı semptomlar ortaya çıkar.

Öncelikle, aç kalan insanların birçoğu yemek yiyemedikleri için sinirli olurlar. Yaptıkları hareketleri kontrol etmeleri oldukça zor bir hal alır. Sinirle beraber ani durgunlaşma, halsizleşme, ağlama istekleri de görülebilen bir durumdur. Kan şekerinin düşmesiyle beraber stres hormonunda artış gözlemlendiği için belirli bir seviyeye kadar açken sinirli olmak doğaldır.

Uyku sorunları yaşayan kimseler genellikle aç olduklarında veya çok yemek yediklerinde uyuyamadıklarını söylerler. Beyine giden glikoz seviyesi düşük olduğundan uykuya dalmak zorlaşır. Bu nedenle açlıktan dolayı uyuyamayan insanlar gün içerisinde daha agresif tutumlar sergileyebilirler.

Psikolojik olarak açlık ve sinirlilik ilişkisi nasıldır?

İnsanların açlık ve sinirlilik ilişkisi farklı dönemlerde incelemeye alınan konulardan biridir. Gösterilen semptomlar ve bunların derecesine bağlı olarak açken aşırı sinirli olan kimselerde Hunger Sendromu görülebilir. Bu sendrom, beyindeki glikoz miktarının düşmesiyle birlikte yaşanan, kişilerin sosyal yaşamını zorlayan, uzmanlardan yardım alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Açlık anında konsantrasyon sorunlarının yaşanması oldukça yaygın görülen bir belirtidir. Ayrıca okuma zorlukları, sık sık basit hatalar yapmak Hunger Sendromunun bir parçasıdır. Üstelik bu esnada sinir seviyesi normalden yüksek olduğu için insanlarla iletişim kurmak olduğundan daha zor bir hal alır.

Her zaman yapılan basit işlerin açlık anında yapılamaması Hunger Sendromunun bir belirtisidir. Bu kimselerin özellikle iş yaşamlarında, araç sürmek gibi dikkat gerektiren işlerle meşgul olduklarında daha sakin olması gerekir. Çeşitli bağımlılıklarla yaşayan kimseler için noksanlık krizleri ve açlık bir araya geldiğinde tabloda daha kötü bir görünüm oluşur.

Aç kalındığı zamanlarda sakinleşmek adına neler yapılmalı?

İnsanların sahip olduğu yaşam şekilleri birbirinden nasıl farklıysa, vücutların açlığa verdiği tepkiler de farklıdır. Kimi insan aç kaldığında yalnızca uyumayı tercih ederken kimisi açlık anında uykuya dalamaz. Bu nedenle açken öfkelenmek ve sakinleşmek de her bireyin farklı şekilde gösterdiği duygu durumlarıdır.

Eğer aç olan insanların yemek yemesini engelleyen bir durum yoksa öncelikle kan şekerini dengelemek gerekir. Yemek yiyemeyen kişilerse dikkatlerini dağıtacak aktivitelerle meşgul olmalıdır. Bunun için hobilerden yardım almak, evcil hayvanlarla ilgilenmek, sakinleştirici müzikleri dinlemek mümkündür.

Kişiyi sinirlendiren durumlardan uzaklaşmak oldukça önemlidir. Eğer uzaklaşmak mümkün değilse içinde olunan durumu değiştirmek adına çalışmalar yapılmalıdır. Yine değişiklik yaşanamıyorsa öfkeyi kontrol etmek, diğer insanlara maddi ve manevi zararlar vermemek gerekir. Bu nedenle nefes düzeni sağlamak, tepki vermeden önce düşünmeye çalışmak gerekir.

Kısaca, bireylerin hissettiği açlık ve öfke arasında önemli bir ilişki vardır. Bu ilişki fizyolojik olduğu gibi psikolojik bazı sorunlara neden olabilmektedir. Hunger Sendromu başta olmak üzere yaşanabilecek rahatsızlıklar tedavi gerektiren ciddi boyutlara ulaşabilir. Ancak yalnızca sinirli olan kimseler öfkelerini kontrol altında tutacak çalışmalarla ilgilenmelidir.