Adak İslam Dininde Var mı Yoksa Batıl İnanç mı?

martin-adams-lxujDxNigL4-unsplash
Fotoğraf: Martin Adams-Unsplash

Adak sözcüğü kelime manası ile kişinin kendisi için ödemeyi borç kıldığı şeydir. Kur’an-ı Kerim ve hadisi şerifler incelendiğinde İslam inancında adak adamanın hükmü olduğu görülür. Bu bağlamda, adak adamanın batıl bir inanç olmadığı kesin bir şekilde dile getirilebilir. Ancak her ibadette olduğu gibi adak adamanın ve bunu yerine getirmenin de bazı şartları vardır.

İslam inancında adak adamanın yeri nedir? Adak adamak ve bunu yerine getirmek, İslamiyet’te hassas bir biçimde dile getirilir. Hz. Muhammed ve adak adayan bir sahabe arasında geçen konuşma da bu hassasiyetin en güzel örneklerinden biridir. Bir gün, sahabeden biri Hz. Muhammed’in yanına gelir ve “Ben şu yerde bir kurban kesmeye nezrettim!” der. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz de “Orada, kendine ibadet edilen cahiliye putlarından biri var mı?” diye sorar. Sahabe de “Hayır.” cevabını verir. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz adağın yerine getirilebileceği hükmünü verir. (Müslim)

Hz. Muhammed ve sahabe arasında geçen konuşmada adak yerine getirilirken, burada müşriklerin ve onların inançlarına dair bir simgenin bulunmaması beklenir. Bu bağlamda, adağın faydalı bir amel olabilmesi için dini şartlara uygun bir biçimde yapılması gerekir.

Kur’an-ı Kerim’de adak ile ilgili bilgiler veren ayetler… Kur’an-ı Kerim’in farklı bölümlerinde adaktan bahsedilmesi, İslamiyet’te adağın bir hükmü olduğunun kanıtıdır. Bu bağlamda; Bakara, Al-i İmran, Meryem, Hac ve İnsan Suresi’nde adaktan bahsedilir. Bu surelerde geçen bazı ayetler ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.

“Siz hangi hayrı yapsanız ve hangi adakta bulunsanız şüphesiz onu Allah bilir.” (Bakara Suresi, 270. Ayet)

“Ye iç, gözün aydın olsun! İnsanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok esirgeyici olan rahmana adakta bulundum; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” (Meryem Suresi, 26. Ayet)

“Sonra kalan hac fiillerini tamamlayıp temizlesinler, adaklarını yerine getirsinler ve o kadim evi tavaf etsinler.” (Hac Suresi, 29. Ayet)

Adak ile alakalı yukarıda sıralanan ayetler incelendiğinde, adak adandığında verilen sözün tutulması gerektiği anlaşılır. Allah kişinin adadığı her şeyi bilendir. Adağın yalnızca kurban şeklinde adanabileceği gibi yaygın bir inanç vardır. Ancak Meryem Suresi’nde geçen ayetten anlaşılacağı üzere farklı şekillerde de adak adanabilir. Oruç tutmak ya da bir fakiri sevindirmek de dinimizde adak olarak kabul edilir.

Adak adamanın şartları nedir? İslam inancında yapılan adakların geçerli olması, adakta bulunan kişiye ve adağın konusuna bağlı olarak bazı şartlar taşır. Bu bağlamda beklenen ilk şart, adak adayan kişinin Müslüman olması ve akıl sağlığının da yerinde olmasıdır. Adakla ilgili uyulması gereken diğer şartlar ise aşağıdaki gibidir.

Adak konusu olan şeyin farz ya da vacip olarak kabul edilen ibadetlerden biri olması gerekir. Buna göre kişi; kurban kesmek, oruç tutmak, namaz kılmak ya da sadaka vermek tarzında bir adak adayabilir. Tatlı dağıtmak ya da helva kavurmak tarzındaki adakların İslam nezdinde bir hükmü bulunmaz.

Mükellef olunan ibadetler adak olarak adanmaz. Örneğin, Ramazan orucu kişiye mükelleftir. Bu günlerde tutulacak oruçlar adak olarak kabul edilmez.

Adanan şeylerin dinen meşru sayılması gerekir. Bunun yanı sıra adakların, adağı yapan kişinin mülkiyetinde bulunması da gerekir. Sahip olmadığı bir malı adak olarak adamak geçersiz sayılır. Ancak gelecekte sahip olunabilecek vasıftaki mallar adak olarak adanabilir.

Adaklar, Allah’a verilen birer söz olma özelliğindedir. Bu sebeple adak adayan kimsenin bunu yerine getirmesi gerekir.