Ahirete İman Etmenin Derin Fazileti

marvin-meyer-xaBXkNQnmXw-unsplash
Fotoğraf: Marvin Meyer-Unsplash

İmanın altı şartından biri, ahirete iman etmektir. Ahiret de dünya yaşamı sona erdikten sonra başlayacak olan ve ebediyete kadar devam edecek olan asıl zamandır. Kıyamet Günü geldiğinde dünya yaşamı sonlanır ve ahiret yaşamına erişilir. Ahiret günü başladığında; ölümü tadan nefisler tekrar dirilir, hesap sorulur ve amel defterlerine göre cennet ve cehennem yolcuları belirlenir.

Ahirete iman etmek ne demektir? Ahiret gününe iman Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar eden kimse iyice sapıtmıştır.” (Nisa Suresi 136. Ayet) olarak geçer. Buradan anlaşılacağı üzere ahiret gününe iman etmek, Müslüman kimse için şarttır.

Ahiret gününe iman; Kıyamet geldiğinde dünya yaşamının biteceğine ve insanların yeniden dirilip kalkacaklarına inanmaktır. Tüm insanların hesaba çekileceğine, amellerine göre ayrılacağına, sırattan geçeceğine ve cennet ile cehenneme girileceğinden haberdar olmaktır.

Ahirete iman etmenin fazileti nedir? Ahirete iman, ebedi yaşamın dünya hayatı değil ahiret olduğunu bilmektir. Ahirete iman eden kimse dünya işlerini, bu bilinç ile devam ettirir. Yani verdiği tüm lütuf ve nimetler için Allah’a şükreder; girdiği sınavlar ve darlık halleri için de sabır gösterir. Böyle bir imanı taşıyan kişi Allah’ın emir ve hükümlerinin farkındadır. Bu kimse; ibadetini geçirmemeye özen gösterir, İslam’ın çizdiği ahlak kurallarına uygun yaşar ve amellerinin salih olması için çabalar. Kısacası, ahirete iman etmenin en büyük faydası kişinin dünya hayatına dalıp gitmesine engel olmaktır.

Ahirete iman eden kimse hem dünya hayatı hem de ahiret hayatındaki mutluluk için yaşar. Bu bağlamda, dünyanın bir imtihan yeri olduğu kabul edilir ve ahiret yaşamı için çalışılır. Ahiret inancı kişinin başına gelen tüm zorluklara rağmen, sabırla, mücadele göstermesine vesile olur.

Dünya sevgisi ahiret inancına zarar verir mi? Ahirete ima etmek, dünya yaşamında yapılabilecek her türlü kötülüğün önüne geçer. Bu inancın unutulması da nefis ve şeytan tarafından verilen en büyük vesvesedir. Dünya yaşamına dalan kimseler; ahireti, hesap görüleceğini, cenneti ve cehennemi de unutur. Bu da ahirete inanarak yapılan hareket bilincini yok eder. Yani kullar, günah işlemeye elverişli bir hale bürünürler.

Kur’an-ı Kerim’in çoğu yerinde dünya hayatının geçici olduğuna bir vurgu yapıldığı görülür. Bu bağlamda, ebedi yaşamın ahirette olduğuna işaret edilir. Aşağıda sıralanan bazı ayetler ahiret yaşamını tüm müminlere anlatır.

“Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı ve süreklidir.” (A’la Suresi, 16 ve 17. Ayet)

“Allah’ın sana verdiğinden ahiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsan da bulun.” (Kasas Suresi, 77. Ayet)

Kur’an-ı Kerim’de yer alan ahiret vurgusundan anlaşılacağı üzere, buna iman etmek müminler için bir öğüttür. Bu öğütten anlaşılacağı üzere dünyada kısa bir ömür ve geçici aldanmalar vardır. Hayırlı bir Müslümanın da bu bilinç ile ahiretini kazanmaya çabalaması gerekir.

Ahiret, başka hangi isimlerle anılır? Kur’an-ı Kerim’de ahiret ile ilgili farklı isimler kullanıldığı görülür. Tekrar edilen bu isimler ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.

El-yevmü’l ahir: Son gün

Yevmü’l- ba’s: Diriliş günü

Yevmü’l- kıyame: Kıyamet günü

Yevmü’l- telak: Kavuşma günü

Yevmü’d- din: Ceza ve mükafat günü

Ahiret ile alakalı zikredilen diğer isimler göz önüne alındığında, buradaki yaşam halini anlamak da mümkündür. Bu bağlamda ahiret yaşamı kıyamet ve yeniden dirilmeyle başlar, ceza ve mükafat ile de devam eder.