Ahirette şefaat var mıdır?

İslam Contributor
ahirette şefaat
Chaitanya Maheshwari-Unsplash

Dünya yaşamında günahkar olsa dahi kendisine cennet müjdelenebilme şansı olan kimselere ahirette şefaat vardır. Şefaat edilen kimsenin günahlarının bağışlanması, cehennem azabından korunması mümkündür. Bu durum Allah’ın affedici olduğunu, kullarını sevdiğini, bu nedenle koruduğunu gösterir.

Terim anlamıyla şefaat ne demek?

Şefaat kelimesi bir isteği bulunan kişiye yardım etmek anlamına gelir. İslam’da bu durum cennete gidecek bazı kişilerin kendisiyle beraber cennete gidecek kişileri seçme isteğinde görülür. Allah, dilediği kullarının isteğini yerine getirerek diğer kimselere şefaat edebilme hakkı sunar.

Şefaat etmek yalnızca iyi istekler için geçerli olan bir kavram değildir. İnsanın hem iyiye hem de kötüye şefaat edebilecek iradesi bulunur. Allah’ın gösterdiği doğru yolda ilerlemek için iyi işlere şefaat etmek, kötü işlerden uzak durmak, kötülükleri desteklememek gerekir.

Terim anlamıyla şefaat kelimesi günahların affedilmesi anlamına da gelir. Dünya yaşamı zorlu ve günahtan uzak durulmasının zor olduğu bir yoldur. Bu yolu güzel geçiren kimseler doğrudan cennete gidebilirken bazı kimselerin cehenneme gitmesi gerekir. Ancak Allah, şefaat ettiği kullarının günahlarını affeder.

Şefaat etmek, bir kimsenin başka birinin bağışlanması için Allah’a dua etmek demektir. Allah’la kul arasında ara bulmak için dua etmek, yardım istemek anlamlarına gelir. Ayrıca bir kişinin cennetteki mertebesinin yükselmesine yardımcı olmayı sağlayabilir.

Ahirette şefaat etmenin varlığını gösteren ayetler hangileridir?

Allah, İslam’ın yol göstericisi olarak insanlara Kur’an-ı Kerim’i gönderdi. Bu nedenle dini herhangi bir konuda bakılması gereken ilk kaynak Kuran’dır. Şefaat etmenin varlığı, şartları, nasıl gerçekleşeceği, kimlerin kimlere şefaat edebileceği ayetlerle anlatılır.

Şefaat edilebilmesi için gereken ilk kural kişinin Müslüman olmasıdır. Pek çok ayette yer alan şefaat, Müslüman olmayan ve Allah yolunda ilerlemeyen kişiler için geçerli değildir. Bu nedenle kişinin kendisine şefaat edileceğini düşünerek iman etmemesi, günahlardan kaçmaması, salih ameller işlememesi doğru değildir. Kur’an-ı Kerim’de şefaat hakkında şöyle buyrulur:

“Kim güzel bir şefaatte bulunursa ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah her şeyi koruyup hakkını vermektedir.” (Nisa, 4/85)

Bu nedenle şefaat eden kimseler yaptıkları şefaate göre değerlendirilir. Kötü niyetli olmayan, bir başkasının iyiliğini isteyen konularda şefaat etmek gerekir.

Kimler, kimlere ahiret yaşamında şefaat edebilir?

Allah’ın gücü ve kudreti sonsuzdur, her şeyden üstündür. Bu nedenle ahirette şefaat yalnızca Allah’ın istediği, hak eden kulları için geçerli olur. Allah’ın izni olmadığı sürece şefaat etmek, bir başkasının iyiliğine veya kötülüğüne destek olmak mümkün değildir.

Şefaat edebilen kimseler Allah’ın rızasını kazanmış, dünya yaşamını iyi amellerle geçiren kimselerdir. Cenneti hak ederek kazanmış ve günahlardan uzak durarak nefislerine yenik düşmemişlerdir. Şefaat edecekleri kimselerin de Allah’ın rızası olduğu taktirde günahları affedilir.

Şefaat edilecek kimseler öncelikle Müslüman olmalı, Allah’a iman etmelidir. Kendisine şefaat edileceği güvencesiyle günahların içinde yaşamamalıdır. Yapabildikleri her ibadeti yerine getirmeye özen göstererek kalplerinde Allah sevgisi bulundurmalıdır. Hz. Muhammed’in sünnetlerine ve Kur’an-ı Kerim’e uygun olarak yaşamalıdır.

Kısaca, şefaat etmek insanın iradesinde olan ancak şefaatin gerçekleşmesi Allah’ın taktirinde olan bir husustur. Bu nedenle Allah’ın rızasını kazanmayan kimselere, Müslüman olmayanlara, şefaate güvenerek yaşayan kimselere yardım edilmez. Ancak salih amellerle iyi bir kul olmaya çalışan ve yardımı hak eden kimseler için ahiret yaşamında şefaat edilebilir.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.