Allah için Sevmek Nasıl Olur?

ID 27186044 © Marcogovel | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 27186044 © Marcogovel | Dreamstime.com

Allah, Kur’an-ı Kerim’de aktarıldığı üzere; alemleri yaratan, varlıklara can veren ve onu çeşitli nimetlerle donatan O’dur. İslam inancı çerçevesinde de insan yalnızca Allah’ı sevmek ve O’na iman etmek durumundadır.

Hz. Muhammed, diğer konularda olduğu gibi Rabbi sevme konusunda da Müslümanlar için en iyi örnektir. Kendisi bir hadisi şerifinde Allah sevgisi ile ilgili şöyle buyurur: “Davud’un duasından birisi şöyle idi: ‘Allah’ım, senden senin sevgini ve seni sevenleri sevmeyi ve senin sevgine beni ulaştıracak amelleri dilerim.” (Tirmizi) Buradan anlaşılacağı üzere Allah’ı bilen tüm müminler şüphe yok ki, O’nu severler. Allah’ı tanıyan ve seven tüm müminler de din kardeşidir ve birbirlerini O’nun için severler.

Allah için sevmenin manası nedir? Sevgi, insanın fıtratında yer alan doğal duygulardan biridir. Peygamber Efendimiz, bir hadisinde Kıyamet gelip çattığında Allah’ın yedi grup insanı arşın gölgesinde barındıracağını bildirir. Bu gruplardan biri de “birbirini Allah için seven, buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan” olarak buyrulur. (Buhari) Efendimizin hadisinden görüldüğü gibi müminlerin Allah yolunda bir araya gelmesi ve O’nu zikretmeleri dinimiz açısından oldukça değerli bir eylemdir. Bu durumda, dünya yaşamında vakit geçirilen ve sevgiye mazhar görülen insanları oldukça dikkatli seçmek gerekir. Çünkü Allah dostları, O’nu anmadan geçen her bir vakti boşa gitmiş sayarlar.

Yaradanı severim, Yaradan’dan ötürü ne demek? Tasavvuf, ilahi aşk ile söylenen dizelerden oluşur. Yunus Emre de bu aşka olan bağlılığını “Yaradanı severim, Yaradan’dan ötürü” sözü ile dile getirir. Bu dizlerin temel kaynağı, insanın fıtratına sevmeyi ekleyen Allah’tır. Kişi kaynağını sevmediği ve O’na bağlı kalmadığı müddetçe diğer varlıkları da sevemez.

İslam, Müslümanlara birbirlerini sevmelerini, birbirlerine merhamet göstermelerini ve gerektiğinde de müşkül duruma düşene yardım etmeyi tembihler. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle der: “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhari) Yani, din kardeşlerinin arasında bağ ayrılmaz bir bütündür. Toplumdaki insanların Allah yolunda bir araya gelmesi de karşılıklı gösterilen; sevgi, merhamet, dayanışma ve affetme ile mümkün olur.

İnsanları Allah için sevmenin ölçüsü… İnsan, doğası gereği çevresinde bulunan diğer kimselere karşı sevgi besleme eğilimindedir. Bu kimselerin başında ise; aile üyeleri ve yakın dostlar gelir. Allah için sevmek, beğenilen herhangi bir şey için “Allah ne kadar güzel yaratmış” diyebilmektir. Bu bağlamda, yaşam boyu iletişim kurulan diğer insanları yaratan ve sizin ile tanışmasına vesile olan da O’dur. Bu sebeple, insan ilişkilerinde ölçüsüz sevgiye dikkat edilmeli ve karşıdaki varlığında nihayetinde fani olduğu unutulmamalıdır.

Dinimiz; anne, baba, eş ve evlat sevgisine önem verir. Anne ve babaya gösterilen sevgi ve saygı ibadet niteliğindedir. Eşlerin birbirine duyduğu muhabbet ve şefkat de sevgi sayesinde pekişir. Yine evlatların dinimizin teşvik ettiği bilinç ile yetiştirilmesi ancak sevgi ile mümkün olabilir. Yani, sevgi aile bağları başta olmak üzere hayatın her anında insanla birliktedir. Bu noktada önemli olan, diğer insanlar ile buluşmayı Allah için yapabilmek ve yalnızca O’nun memnun olacağı şekilde hareket etmektir. Allah’a uyarak ve O’nu zikrederek atılan her bir adım ahirette Rabbin rızasını kazanmaya yardımcıdır. Öyle ise Allah’ın yarattıklarını, yine Allah için sevelim ve Allah’ın rızasını almak için dua edelim.