Allah ile kul arasındaki bağ nedir?

İslam 07 Mar 2021 Contributor
Allah'la kul arasındaki bağ
Areeya Slangsing-Dreamstime.com

Varlığımızın tek sebebi olan Allah ile kul arasındaki bağ, Kur’an-ı Kerim ayetleri ve hadisi şeriflerde bildirilir. Söz konusu ayetlerde ve hadislerde bildirildiği üzere bu bağı güçlendirmenin türlü yolları vardır. Çünkü kulun atmış olduğu her bir salih adımın Allahü Teala katında bir karşılığı vardır.

Kur’an’da Allah ile kul arasındaki bağ ne şekilde geçer?

Müslümanların en kıymetli ve kutsal kaynağı şüphesiz Kur’an-ı Kerim’dir. Burada yer alan ayetlerin hepsi de Müslümanları bilgilendirir ve doğru yola yönlendirir. Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayetlerin bir kısmında Allah ile kul arasındaki bağ ifade edilir. Bu ayetlerden birinde şöyle buyrulur:

“Her kim kendini iyiliğe adayarak özünü Allah’a teslime ederse sağlam kulpa yapışmış demektir. İşlerin sonu Allah’a varır.” (Lokman Suresi, 22. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere kul için en güvenli sığınak hiç kuşkusuz ki rabbidir. O’nunla arada güçlü bir bağ oluşturmanın yolu da kendini adamaktan geçer. Kısacık insan ömründe işlenen her bir amelin Allah katında bir kıymeti vardır. Hayırlı ve doğru olan da budur.

Allah’la aramızdaki bağı güçlendirmenin yolları nelerdir?

İnsan akıl ve irade yönüyle diğer varlıklardan ayrı olarak yaratılmıştır. Bu dünyadaki varlığımızın nihai sebebi de Allah’a iman etmek ve O’nun gösterdiği üzere dosdoğru yaşamaktır. Allah’la kul arasındaki bağın karşılıklı olduğu Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde zikredilen bir konudur. Buna göre kul rabbine ne kadar yaklaşırsa Allah da kuluna o kadar yaklaşır.

Allah ile bağ kurmanın yolları aynı temele dayanır. Buna göre, her şeyden önce insan severek bağ kurabilen bir varlıktır. Dolayısıyla sahip olunan her şeyden daha fazla Allah’ı sevmek gerekir. Bu sevgiyi dışarı yansıtmak için de O’nu zikretmek ve O’nun sevdiklerini de sevmek gerekir. Yani, Allah’ı sevmenin bir göstergesi de Hz. Muhammed’i sevmek ve kendisinin sünnetlerine uymaktır.

Merhamet, bağışlama ve yegane yetki Allahü Teala’nındır. O’nun isim ve esmalarının her biri farklı nitelikleri simgeler. Bunları bilmek ve unutmamak için de Allah’ın esmalarının kainattaki tecellisine bakmak gerekir. Bunları yapan bir insan Allah’ın sürekli kendisiyle birlikte olduğunu hatırlar ve O’nun hoşnut olacağı biçimde hareket eder. Kul Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalıştıkça da Allahü Teala’ya bir adım daha yaklaşır. Yani aralarındaki bağı güçlendirir.

Allahü Teala’yı unutmanın neticeleri nelerdir?

Kulla Allah arasında kurulan bağın devamlılığı insanın mücadelesine bağlıdır. Çünkü kişinin kendi nefsi ve şeytanın vesvesesiyle rabbini unutması mümkündür. Allahü Teala’yı unutmak da söz konusu bağı en fazla yıpratan eylemdir.

Allahü Teala’yı unutmak demek, insanın nefsine göre hareket etmesi demektir. Kişiyi günaha yönelmekten alıkoyan en önemli kriter Allahü Teala’nın varlığını hatırlamak ve ahiretin varlığına inanmaktır. Bu ikisinden uzaklaşan kimse için yanlış ve günah kavramları ilgi çekmeye başlar. Neticede kul dünya yaşamı arzularına kapılır ve Allah’tan uzaklaşarak aradaki bağın kaybolmasına sebep olur.

Kısacası İslam inancında, yaratan ile yaratılan arasında mutlak bir bağ vardır. Bu bağı oluşturmak, korumak ve güçlendirmek de insanın sorumluluğundadır. Ayet ve hadislerde bildirildiği üzere kul Allah’a yakınlaştıkça, Allah da kuluna yakınlaşır. Öyleyse; Allahü Teala’yı sevmeye, O’nun sevdiklerine muhabbet beslemeye, duaya, ibadete ve zikre devam edelim. Sevgiyi göstermenin yolu hem kalpten hem de zikirden vazgeçmemek; yanlış işlere ve eylemlere yönelmemektir.

YAZI: İPEK ATACAN