Allah katında güçlü mümin nasıl olur?

İslam Contributor
Güçlü mümin Kuran
Fey Marin-Unsplash

Allah katında insanlar manevi bakımdan zayıf ve güçlü mümin olarak ayrılırlar. Burada kast edilen güç; para, mal, mülk, evlat ya da buna benzer dünyevi nitelikler değildir. Allah katında güçlü olarak nitelendirilen kimseler iman ve maneviyat bakımından güçlüdürler.

Hadisi şeriflerde güçlü mümin ne şekilde işlenir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed hadislerinin bir kısmında mümin kişilerin özelliklerinden bahseder. Burada kimlerin cennet, kimlerin de cehennem ehlinden olacağına değinilir. Söz konusu hadislerden birinde şöyle buyrulur:

“Size cennetlikleri bildireyim mi? Onlar hem zayıf oldukları hem de halk tarafından zayıf görüldükleri için kimsenin önemsemediği, fakat şöyle olacak diye yemin etseler, isteklerini Allah’ın gerçekleştireceği kimselerdir. Size cehennemliklerin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Katı kalpli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir.” (Buhari, Müslim)

Söz konusu hadisten de anlaşılacağı üzere insanların zayıf olarak nitelendirdiği kimseler Allah katında güçlü mümin olarak kabul edilebilirler. Dünya yaşamında kuvvet belirtisi olarak görülen mal varlığının ve kibrinse kişinin ahiretini yakmaktan başka bir işlevi yoktur.

Hadiste yer alan zayıf kimseler, Allahü Teala katında bir değere sahiptir. Bu konuda yapılan yorumlarda söz konusu zayıflığın dünyevi imkanlara rağbet etmemekten oluştuğu geçer. Bu kimseler ömürlerini Allah katında değerli olan işler uğrunda geçirmişlerdir.

Müminlerin en kuvvetlileri kimlerdir?

İslam inancında insanları Müslüman, mümin, kafir ve buna benzer sıfatlarla birbirinden ayrıldığı görülür. Bu sıfatların her biri kendi içerisinde türlü niteliklere sahiptir. Dolayısıyla mümin kişiler de birbirinden üstün ya da zayıf bazı özellikler taşır.

Dinimizde güç ve kuvvet ancak imandandır. Bu bakımdan; nefsiyle mücadele eden, teslimiyet halinde olan, sabretmeyi ve şükretmeyi bilen kimseler güçlü müminlerdir. Bu kimseler dünya işlerinde dahi Allah’a layık bir kul olabilmek için çalışırlar. Geçmişte olup biten olaylar içinse hayıflanmak yerine kadere rıza gösterirler.

Geçmişe takılıp kalmak da bir nevi şeytan vesvesesidir. Geçmişte yapılan bir işe takılıp, şöyle olsaydı diye düşünmek güçlü kimselerin özelliği değildir. Bu nokta da takdiri Allahü Teala’ya bırakmayı başaran kişi dinimizce güçlü kabul edilen kişidir.

İmanı sağlam olmak nedir?

İmanda güçlü olmak, İslam’ı kabul eden ve Müslüman olan her kulun vazifesidir. Buna göre İslam alimleri tarafından imanda güçlü olmanın iki eylemle sağlandığı görüşleri sunulur. Bunlardan ilki Allahü Teala’yı dilde ve gönülde anmaktır. Kur’an-ı Kerim ayetlerini okumak ve burada verilen emirlere uygun bir yaşam sunmak da Allah’ı anmak demektir.

Allah’ın anıldığı bir dilde ve gönülde iç huzur oluşur. Toplumda Allah’ın zikredilmesiyle de, burada bulunan kimselere sekinet iner. Sekinet, manevi huzurun ve iç sıkıntısından kurtulmanın bir vasıtasıdır. Allah’ın anılmasıyla kişilerin imanı güçlenir. Bu da imanda güçlü olmanın ikinci alametidir.

Dünya, her insan için fanidir ve türlü aldatıcılıklarla doludur. Burada nefsine ve şeytan vesvesesine güvenerek hareket eden kişiler yarı yolda kalır. Üstelik bu kimseler yalnızca dünya yaşamlarını değil, aynı zamanda ahiret yaşamlarını da hüsrana uğratırlar. Güçlü müminler bu şekilde davranmaz, daima Allahü Teala’nın çizdiği yoldan ilerlerler.

Dünyada güç olarak nitelendirilen tüm ayrıcalıklar, yine Allah tarafından verilen birer nimettir. Bunlarla övünmek ya da kibre bürünmek zayıf kimselerin işidir. Asıl zenginlik ve güç, emanet edilen ömrü layığı ile ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanarak geçirmektir. Bu kişiler için sonsuz bir cennet yaşamı vardır.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.