SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Allah kişiyle kalbi arasına girer!

İslam 21 Ara 2020
martin-miranda-C9Hu_8Zr8Og-unsplash
Martin Miranda-Unsplash

Kur’an-ı Kerim’in Enfal Suresi 24. ayetinde rastladığımız Allah kişiyle kalbi arasına girer ayeti, birçok alimin anlamaya çalıştığı, üzerine tefekkür ettiği ayetlerdendir. İlk adımda kalbin sadece bir et parçası olmadığını bize anlatır. Kalbimize dokunan bu ayetle yüce Rabbimiz bize ne demektedir? Neyi anlamamızı, görmemizi istemektedir? Bu sorular üzerine tefekkür etmek bile aslında sıratı müstakim üzere olma çabamızı gösterir. Kur’an-i bir söylemle, Allah’ın ayetlerine gözü, kulağı, düşünceyi kapamak o kalbin mühürlenmesiyle cezalandırılacaktır. Böyle bir kalp mühürlenmesinden Allah’a sığınırız…

 Allah kişiyle kalbi arasına girer ne demek?

Dünyanın yaratılışı, bu hayatın nedeni ve devamı konusunda biraz tefekkür eden insanın dikkatini ilk çeken çift kutupluluktur. Cennet/cehennem, iyi/kötü, günah/sevap, siyah/beyaz, gündüz/gecede olduğu gibi her şey zıddı ile kaimdir. Biri olmadan diğerinin varlığı anlamsızlaşır. İşte insan da fıtratında iyi ile kötüyü barındıran, iyi ya da kötüyü seçme konusunda irade ve akılla taçlandırılmış olandır. O halde insan iyi de düşünecektir kötü de.

İyi düşünceler ilham, kötü düşünceler vesvesedir. İman dairesinden ayrılmamak üzere gayret içinde olan insan için zor olan bu yolda sabit kalabilmektir. Dosdoğru yol yani sıratı müstakimdir.

Türlü imtihan vesileleri ile dolu olan insan sürekli seçim yapma durumundadır. Yapacağı seçimlerde çoğu zaman öyle ikilemlere düşer ki doğru olanı seçip seçmediği konusunda hep bir şüphe içindedir. Tıpkı hayat gibi kalp de değişkendir. İyi de düşünür kötü de. Korkuyla da dolar ümitle de. Kul eğer bu imtihan dünyasını iman dairesinde ve ahireti gözeterek yaşıyorsa yanlış seçim yapacakken yüce Rabbinin ona doğruyu ilham etmesi muhtemeldir.

Enam Suresi 110. Ayette yüce Rabbimiz inanmayanların kalplerini ve gözlerini doğruyu görmekten çevireceğini, inanmaktan mahrum bırakabileceğini bildirmiştir. Kalbe müdahalenin nasıl olabileceği açıkça belirtilmiştir.

 İnsan kalbinde taşıdığı düşüncelerinden sorumlu mudur?

Kur’an-ı Kerim’de sadece eylemlerimizden değil, düşüncelerimizden de sorumlu olduğumuz bildirilmektedir. Bu sorumluluk kötü düşüncelerden, vesveseden Allah’a sığınmaya ve fiiliyata geçirmemeye kadardır. Yüce Rabbimizin kalplerimizde gizlediklerimizi bildiği vurgulanır. O her şeye hakimdir! Yanlış bir karar aşamasındayken Allah kulunun kalbini doğrudan yana çeviriverir. Bu o kulun o ana kadar ki iyi amellerinin karşılığıdır. Her şeye hakim olan da, kalbin sahibi de Allah’tır! O halde uygun gördüğü hallerde etki etme hakkı her zaman mevcuttur. Kalp önce yaratıcısına sonra kula bağlıdır.

“Kalbimi dinin üzerine sabit kıl” hadisi ne anlama gelir?

Düşünce, korku, ümit, neşe, hüzün gibi hayatın özeti olabilecek duyguların beşiğidir kalp. Ezeli sahibi Allah’tır. Kalbe korkuyu salan da ümit veren de Allah’tır. İki şey arasına girmek bu iki şeyi birbirinden ayırır. Araya girense her iki ayrılana da yakındır.

Allah’ın kişi ile kalbi arasına girmesi düşüncede kavranması güç bir bilinmezlik getirir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in andığımız hadisinde kalbin sahibi olan Allah’ın onu yönettiği belirtilmektedir. İnanan bir kulun en büyük korkusu düşünce ya da fiilleri yoluyla dinden çıkmak, Allah’ın koyduğu sınırları aşmaktır. Bunun olma potansiyeli seçme özgürlüğü ile kendisine tanınmıştır.

Yoldan sapmak ya da sapmamak kişinin iradesindedir. Her an nefsi ile mücadele halinde olan insan için din üzere olmak ve bunu Allah’tan dilemekten başka yol yoktur. Bu, çok kapsamlı bir duadır. Kalpleri evirip çeviren Rabbimiz bize, şeytandan bir dürtü geldiğinde kendine sığınmamızı emretmiştir. Rabbimiz bizi yaratmış ama bir başımıza bırakmamıştır. Şah damarımızdan daha yakındır. O halde kula düşen sürekli din üzere sabit bir hayat yaşama gayreti içinde olmaktır.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP