Görüş 20-May-2020

Allah Yolunda Harcamak; İnfak

Author
Ceren Yılmaz
Yazar

“Allah ganidir, siz ise fakirsiniz.” (Muhammed Suresi, 38. Ayet)

Her nimetin şükrü kendi cinsindendir. Malın şükrü ise onu Allah yolunda infak ederek gerçekleşir. İnfak, kelime anlamı olarak, “bitirmek, elden çıkarmak” gibi anlamlara gelse de dinimizce, “Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara yardımda bulunması” anlamına gelir. Kuran-ı Kerim’de yaklaşık yetmiş ayette infak kavramı “Allah rızası için harcama yapma” anlamında geçmektedir.

Sahip olduğumuz servetin asıl sahibi Allah’tır. Bize emanet olarak verilen bu servetten başkaları için de harcamak gerekir. İnfak; zekatı, sadakayı ve hayır yolda verilen her yardımı içine alan bir ifadedir. Yunus Emre, “Mal sahibi, mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi / Mal da yalan, mülk de yalan / Var biraz da sen oyalan…” diyerek ne güzel anlatmış malın mülkün dünya gailesi olduğunu.

“Gücünüzün yettiği kadar Allah’tan korkun. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak mallarınızdan infak edin.” (Teğabün Suresi, 16. Ayet)

İnsan için yokluk da varlık da bir sınavdır. Yoklukta sabrı, varlıkta ihtiyaç sahiplerini görüp gözetmesi beklenen insan, kendisine verilenlerin gerçek sahibini unutup varlığın sebebi ve sahibi olarak kendisini görmeye başlar. Hatta kendilerine “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın.” denildiğinde; “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.” (Yasin Suresi, 36. Ayet) cevabını veren inkarcılar gibi “Ben çalışıp kazanıyorum, o da çalışsın!” diyerek infak etmeyişlerine haklı nedenler bulmaya çalışırlar. Oysa toplumda hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç, dul, yetim, akli melekeleri yerinde olmayan gibi pek çok insan yardım beklemektedir.

Yaşadığımız çağ, insanın bireyselleştiği, daha çok konfor peşinde koştuğu, başkasını düşünmekten çok bencilliğe yöneldiği, imkanların olanca genişliğine rağmen ihtiyaçların bitmediği bir dönem. İnsan bugün maddi anlamda bitmeyen bir koşturmaca içerisinde yaşıyor. Her şeyin daha iyisini, konforlusunu, daha hızlısını arıyor. Daha çok kazanmak, daha çok biriktirmek temel yaşam felsefesi halinde.

Para veya maddi olan şeyler bizim bu dünya hayatını daha güzel yaşamamız, insanlara yardım etmemiz, başka insanların dertlerine çare olabilmemiz için bir araç mı, yoksa lüks ve şatafat içinde yaşamanın bir vasıtası mı? Bu soruya verdiğimiz cevap, eşyayla kurduğumuz ilişkiyi de belirliyor. Bireysel tavırların ön plana çıktığı, materyalist yaşam tarzının yaygınlaştığı günümüzde, insanın kaybettiği erdemleri bulmasını sağlayacak en önemli prensip başkalarına karşı duyarlı olması, bütünün bir parçası olduğunun farkına varmasıdır.

İhtiraslar ve tatminsizlik duygusu nedeniyle sürekli daha fazlasını istemek, daha çok tüketmek insanların içindeki boşluk duygusunu artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Buna engel olmanın yolu, sahip olduğundan vermek, kendinde olanı paylaşmaktan geçiyor.

Mümin başkasının hayatına iyilik ve güzellik kattığında huzur bulan, paylaştıkça nimetin lezzetini duyan, infakın arınmak ve bereket olduğunun farkında olan insandır. Dizginlenemez bir ihtirasa dönüşen mal tutkusu, yığdığı servetiyle tatmin arama talihsizliği, zenginliği ile büyüklük yarışı, insanın ne yazık ki her dönem en büyük aldanışıdır.

Dinimiz kardeşlik ilkeleri üzerine, sağlıklı bir fert toplum ilişkisinin kurularak, birlik ve beraberlik ruhunun sağlanması, ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarının giderilebilmesi için birçok yol göstermiştir. İslam’ın asıl gayesi, Allah’ın birliğini tasdikten sonra, şuurlu Müslüman nesiller yetiştirmek ve huzurlu bir toplum düzenini inşa etmektir. Bu gayenin gerçekleşmesinde, Allah yolunda infakın yeri ve önemi çok büyüktür.

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 31-Ağu-2020
no-woman-photo-150x150
Ceren Yılmaz
Yazar

Şiddet, türü ne olursa olsun şüphesiz ki bir travmadır. Travmalar bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkileyen ve çaresiz hissettiren olaylardır. Psikolojik veya fiziksel şiddetin etkileri ruhsal yapıyı derinden sarsar. Travmanın tipi ve şiddeti, bireyde yaratacağı etki üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahipse; kimin tarafından oluşturulduğu da o kadar önemlidir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 26-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

Allah’a iman, insanları başka hiçbir koşulda elde edemedikleri huzurlu ve mutlu bir yaşama kavuşturur. Mutluluğu ruha hissettiren Allah’tır ve Allah bu hissi yalnızca razı olduğu kullarına verir. Allah’ın rızasından uzak yaşayan birisi kendisini maddi sebepler kullanarak mutlu etmeye çalışabilir ve geçici bir süre için kendini mutlu hissettiğini de zannedebilir. Ancak bu kişi gerçekte bir aldanma içerisindedir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 25-Ağu-2020
Ceren Yılmaz
Yazar

Tüp bebek (IVF) yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlere uygulanan ve uzun süredir kullanılan bir yardımcı üreme tekniğidir. Günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında “Tüp bebek” geliyor.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 20-Ağu-2020
Author
Ceren Yılmaz
Yazar

İslam’da zorluk ve kolaylık meselesi; inanç ve amel olmak üzere iki kısımdır. “Dinde zorlama yoktur. Doğruluk ile sapıklık birbirinden kesinlikle ayrılmıştır. Kim tağutu, azgınlığı reddederek Allah’a inanırsa kopması mümkün olmayan, sapa sağlam bir kulpa yapışmıştır. Hiç şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” (Bakara, 256. Ayet) buyrulmaktadır.

Devamı Devamı