SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Allah’ın Rızası Nasıl Kazanılır?

Dua 30 Kas 2020
can-yilmaz-vS4zPZX4NmQ-unsplash

İslam inancında, dünya ömrünü ibadet ve hayırla geçiren kimseler Allah’ın rızası kazanmaya nail olurlar. Kişinin maddi ve manen yağmış olduğu tüm eylemler Allah ile arasındaki dostluğu belirlemekte etkilidir. Bu sebeple Allah’ın rızasını kazanmak için kişi ibadetlerde ve salih amel işleme konusunda ısrarcı olmalıdır.

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan ayetlerde ve sahih hadislerde bahsedilen insan tiplemeleri vardır. Bunlarda ibadete devam edenler ve hayırda yarışanlar övülürler. Nefislerine ve şeytanın vesvesesine boyun eğenlerse yerilir ve uyarılırlar. Bu bakımdan Allah’ın takdirini almak için övülen kimseler arasında olmak son derece önemli bir husustur.

Kimler Allah’ın rızası kazanmaktan uzaktır?

İslam inancında insan, Allah’a kulluk etmek maksadıyla yeryüzüne gönderilmiştir. Bundan sonra da kendilerine Allah’ın varlığını bilsin ve iman etsin diye çok sayıda elçi verilmiştir. İnsana verilen bu uzun yaşam, yalnızca bir sınavdan ibarettir. Allah’ın emir ve hükümlerine uygun işler yapanlara ahirette büyük nimetler verilecektir. Bunun zıttı davranışlar sergileyenler içinse çetin bir azap vardır.

Mümin bir kulun en büyük arzusu Allahü Teala’nın rızasını ve dostluğunu kazanmaktır. Bunun için Kur’an’da ve sünnette belirtilen sınırların aşılmaması gerekir. Yani insan, kısa dünya ömrünü Allah’ın emirlerine uyarak ve iyilik peşinde geçirmelidir. Bu şekilde hareket etmeyen kimse Allah’ın emirlerini dinlememiş ve O’na karşı gelmiş sayılır. Bu kimseler de Allah’ın rızasına erişmekten uzaktır.

Allah’tan en uzak olan kişi kimdir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bir hadisinde, “Allahü Teala kıyamet gününde üç kişiyle konuşmaz, onları temize çıkarmaz, suratlarına bile bakmaz; onlar için acıklı azap vardır: Bunlar zina eden ihtiyar, yalan söyleyen hükümdar, kibirlenen fakirdir.” (Müslim) buyrulur.

İlgili hadisten anlaşılacağı üzere Allah’ın rızası kazanılabildiği gibi kaybedilebilir. Hadiste geçen; ihtiyarlık, hükümdarlık ve fakirlik birer mevkidir ve bu kimselerden mevkilerine yakışmayan işler yapılmaması beklenir. Bu uyarılara rağmen günahta ısrarcı olunmasıysa kula yakışmayan inattan başka bir şey değildir. Hz. Muhammed’in başka hadislerinde de Allahü Teala’nın yüz çevirdiği davranış ve kullara dikkat çekilir.

Allah’ın rızasına nail olabilmek için yapılabilecekler nelerdir?

İslam inancında yapılması emredilen ibadetler ve Allahü Teala’yı memnun edecek ameller, O’nun rızasını almaya yaklaşmanın bir yoludur. Bu bağlamda, şartları ve esasları belirtilen ibadetlerin yapılması mecburidir. Namaz, oruç, kurban, zekat ve hac; bu ibadetlerin başında yer alır.

Dinin direği olarak kabul edilen namaz hem şekli hem de zahiri yönüyle ön plana çıkar. Oruçta çekilen fiziksel zorluk, Allah’a yönelmenin bir yoludur ve kula manevi pek çok değer katar. Kurban, nefisle mücadelenin en büyük örneğidir. Zekat, paylaşmayı; hac ibadetiyse manevi bir keşfi ifade eder. Yani, bütün ibadetlerin temelde insan için maddi ve manevi öğretileri vardır.

Şartları ve esasları kaynaklarda yer alan ibadetler olduğu gibi, Müslümanlar tarafından bilinen ancak bu kaynaklara işlenmemiş bazı ibadetler de vardır. Bunlardan başlıcaları; Allah’ı zikretmek, sabır ve şükür içinde olmak, rıza göstermek, takva ve tevekkül sahibi olmaktır. Neticede Allah’ın rızasına erişebilmek için kişinin hem dini hem de ahlaki yönünü geliştirmesi gerekir.

Sonuç olarak Allah’ın rızasını almak isteyen bir kimse hem dini hem de ahlaki bakımdan yeterli olmalıdır. İbadette ısrarcı olmak, ahlaki bakımdan iyi sayılan huylara sahip olmak ve insani vazifeleri yerine getirmek; O’nun rızasına nail olmak için gereken başlıca şartlardır.