Anne Adaylarının Fiziksel Sağlığını Destekleyecek Beslenme Önerileri

alicia-petresc-c3KZP4azG6g-unsplash
Alicia Petresc-Unsplash

Hamilelik kimi zamanlarda anne adaylarını zorlayan ancak heyecanı da yanı sıra getiren uzun bir yolculuktur. Kur’an-ı Kerim içerisinde bu süreç hakkında, “Biz insana babasıyla ilgili öğütler verdik. Annesi, güçten kuvvetten düşerek onu karnında taşımıştır; çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bunun için (ey insan), hem bana hem anne babana minnet duymalısın; sonunda dönüş yalnız banadır.” (Lokman Suresi, 14. Ayet) buyrulur.

Kur’an-ı Kerim’de de bahsi geçtiği üzere gebelik, anne adayının fiziki yapısını zorlayan bir süreçtir. Bu sebeple sürecin bazı hususlara dikkat edilerek olabildiğince sağlıklı atlatılması hedeflenmelidir.

Düzenli beslenmek: Hamilelik bir hastalık değildir. Bu sebeple de normal durumlarda geçerli olan sağlık kriterlerinin tümü, bu süreç için de geçerlidir. Toplumda yaygın olarak dolaşan “iki kişilik yeme” inancı ise oldukça yanlış bir değerlendirmedir. Gebelik sürecinde anne adayı ekstra bir enerji sarf etmez. Bu sebeple de kalori artışına ihtiyaç duyulmaz. Ancak hamileliğin hangi döneminde olduğuna bağlı olarak, anne adayına; folik asit, d vitamini ya da demir tarzındaki bazı takviyeler yapılabilir.

Hamilelik sürecindeki sağlıklı beslenme, düzenli öğünlerden ve besin değeri yüksek porsiyonlardan oluşur. Bu sebeple öğünlerin sebze ve meyve içerdiğinden emin olmak gerekir. Bunun dışında günlük karbonhidrat ve protein değerlerinin alınıp alınmadığı da kontrol edilmelidir.

Prensipli bir şekilde egzersiz yapmaya devam etmek: Gebelikte alınan kilolar nedeniyle anne adayının iskelet sistemine ekstra yük binmektedir. Bunun doğal bir sonucu olarak da hamilelerde yoğun olarak sırt ve bel ağrısı ile karşılaşılır. Düzenli yapılan egzersizler sayesinde iskelet ve kas sistemi güçlendirilir. Üstelik doğumun akabinde verilmek istenen kilolardan kurtulmak da daha kolay olur.

Hamilelik süresince yapılabilecek egzersizler genelde gebeliğin dönemine göre değişkenlik gösterir. Ancak hafif tempoda yürüyüş yapmak ya da hamile yogasına katılmak sık tercih edilen spor çeşitleridir. Egzersiz yapmanın kişinin mutlu hissetmesine yardımcı olan bazı hormonlar üzerinde etkisi olduğu da bilinir. Bu bağlamda, egzersize devam eden anne adayları sağlıklı bir vücudun yanı sıra nispeten daha sağlıklı bir ruh hali de taşırlar.

Alkol ve sigaradan uzak durmak: Allah, kullarına bedenlerini ve evlatları birer emanet olarak vermiştir. Bu emanetleri hakkı ile korumak için de maddi manevi bir takım yasaklar koymuştur. Alkol da İslam hükümleri kapsamında ele alınan başlıca yasaklardan biridir. Hamileyken içilen alkol, plasenta aracılığı ile doğrudan bebeğe geçer. Bu geçiş sebebiyle de bebek fizyolojik olarak problemler yaşama riski taşır.

Hamileliği sırasında alkol ve sigara kullanmaya devam eden kadınlar; erken ve ölü doğum ile düşük riski taşırlar. Bu kimselerin bebeklerinde de; büyüme geriliği, kalp hastalıkları ve davranış bozuklukları ile karşılaşılma olasılığı artar. Sonuç olarak alkol ve sigara hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından oldukça tehlike arz eden iki üründür.

Vücudun dinlenmesi için zaman tanımak: Hamileliğin başında ve sonunda hissedilen yorgunluk, aslında vücudun dinlenmek için verdiği bir sinyaldir. Aşırı yorgunluk sebebi ile gebelerin özellikle gece uykusunda problem yaşadığı da bilinen bir gerçektir. Bu problemin önüne geçebilmek için öğle saatlerinde yapılacak bir saatlik şekerlemeden yardım alınabilir.

Şekerleme yapılamayan durumlarda ise yalnızca uzanmak bile vücudun dinlenmesine yardımcı olur. Bu vakti sakinleştirici etki gösteren müziklerle ya da eğitici kitaplarla desteklemek de anne adayının daha mutlu hissetmesini sağlar. Bu sayede gün içerisinde hissedilen stres seviyesi de düşürülmüş olur.