Anne duası zırh mıdır?

Dua 02 Mar 2021 Contributor
İbadet
anne duası zırh
Vladimir Grigorev-Dreamstime.com

Müslüman toplumlarda anne duası zırh olarak görülür ve büyük bir değer görür. Anne ve babaya hürmet göstermenin önemine dair de pek çok ayet ve hadisler karşılaşma imkanı vardır. Bu bakımdan evlatlık vazifesine değer verilmesinde ve anne duası almak için çabalamakta çokça fayda vardır.

Anne duası zırh gibi evladı korur mu?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde duaya dair pek çok bilgi yer alır. Bu bilgilerden başlıcaları; dua etmenin önemi, duanın kabul olduğu zamanlar ve duası kabul olan kimselerdir. Kendisinin konuyla alakalı bir hadisinde şöyle buyrulur:

“Üç çeşit duanın müstecab olduğu (kabul edildiği) hususunda şüphe yoktur: Mazlumun (haksızlığa uğrayan kimsenin) duası, yolcunun duası ve anne babanın çocuklarına duası.” (Tirmizi)

Buradan da anlaşılacağı üzere anne ve baba duasının dinimizde önemi büyüktür. Özellikle anne duası zırh gibi yavrusunu koruyan bir durumdadır. Dolayısıyla evlatların anne ve babasına hürmette kusur etmemesi ve onların duasından kendi nasiplerini almaya çalışması öğütlenir.

Anne ve baba duası almanın hikmeti nedir?

Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bir bölümünde anne ve baba hakkı Allah hakkının ardından zikredilir. Buradan da anlaşılacağı üzere anne ve baba hakkının mahiyeti oldukça yüksektir. Hatta Allah’ın rızasına nail olabilmenin yollarının başında bu kimselere değer vermek gelir. Anne ve baba duasının geri çevrilmeyeceği de bu kimselerinin konumunun Allah katında değerli olduğu anlaşılabilir.

Anne ve baba duası almak, bir evlat açısından şükür kaynağıdır. Onların yardımına koşmak, gönüllerini yıkmamaya çalışmak ve üzüntüye sebep olabilecek her türlü işten imtina etmek; kişiyi cennete ulaştıracak hayırlı işlerden biridir. Bu bakımdan anne ve baba duası evladı hayra ulaştıracak bir vesile olarak kabul edilebilir.

Çocuk yetiştirilmesi konusunda anne ve baba hangi emekleri verir?

Ebeveyn olmak, daha çocuk dünyaya gelmeden önce başlayan zorlu bir süreçtir. Bu süreç anne ve baba açısından ömür boyu devam eder. Dinimizde evlatlar, anne babaya verilen birer emanettir. Salih kulların vazifesi de eldeki imkanlar ölçüsünde bu emaneti korumak ve gereği gibi eğitmektir. Kelimelere kolay dökülse de bu uzun zaman diliminde anne ve babalar türlü zahmetlere katlanır ve sayısız emek verir. Anne ve baba duasının geri çevrilmemesinin hikmeti de karşılık beklemeden verilen bu emektir.

Kur’an-ı Kerim ayetlerinde de dile getirildiği üzere, anneler bebeklerini dokuz ay gibi bir süre karınlarında taşır. Bundan sonra da yine uzun bir süre onları emzirerek beslerler. Bu noktada çocuğun temel ihtiyaçlarının tümü anne ve baba tarafından karşılanır. Evladın hastalığı kendi hastalığının önde tutulur, hatta çocuk doymadan evvel anne ve baba karnını doyurmaz. Bu yapı taşları, aynı zamanda kültürümüzün de temelini oluşturur.

Kısacası, İslam inancında insana dua gibi büyük bir nimet verilmiştir. İnsanlar, bu nimetten ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda yararlanmaya çalışırlar. Bu noktası duası geri çevrilmeyen bir grup insan da vardır. Bunlar arasında anne ve babaya da yer verilir. Anne ve baba bir ömür boyu evladının sorumluluğunu üstlenir ve onun hayrını dilemek amacıyla dua eder. Dilden dökülen bu duanın iyi olmasını sağlamaksa evladın görevidir.

Anne ve baba hakkı, Allah hakkından hemen sonra anılır. Bu bakımdan onlara yanlış yapmamaya imtina etmekte fayda vardır. Anne duası bebeğini bir zırh gibi korur; kişinin cennete girmesi içinse bir vesile olarak kabul edilir.

YAZI: İPEK ATACAN