Anne Sütü Mucizesi

Yaşam İpek Atacan 15-May-2020
wes-hicks-Xg_LGdZVPe0-unsplash
Fotoğraf: Wes Hicks-Unsplash

Anne sütü, Allah tarafından insanlara verilen bir nimettir. Tıbbi açıdan mucizeleri ve faydaları kanıtlanmış olan bu besinin bir benzeri de yapılamamıştır. Anne sütü bebeğin doğumuyla birlikte akmaya başlar. Bu süt, her annede bebeğin ihtiyacına göre farklı şekillerde üretilir. Bu da anne sütünün benzersiz olmasını sağlar.

Anne sütünün tıbben kanıtlanmış faydaları nelerdir? Anne sütünün faydaları gelişen tıp teknoloji sayesinde anlaşılmaya başlamıştır. Bu bağlamda bebeğin temel besin kaynağı olan bu sütün sayısız özelliği vardır. İlk 6 ay anne sütüyle beslenen bebeklerin başka hiçbir gıdaya ihtiyacı yoktur. Üstelik anne sütünün içinde bulunan proteinlerin sindirimi de oldukça kolaydır. Bu besin kaynağı antiviral ve antibakteriyel özelliktedir. Yani, anne sütü ile beslenen bebeklerin bağışıklık sistemi olası enfeksiyon riskine karşı güçlendirilir. Anne sütü içen yeni doğanların; grip, farenjit ve astım tarzı rahatsızlıklara da daha az yakalandığı bilinir.

Bebeğin anne sütü ile beslenmesi bebek için olduğu kadar anne için de oldukça faydalı bir durumdur. Akademik düzeyde yapılan son araştırmalar bebeğini emziren annelerde meme kanseri riskinin daha düşük olduğunu gösterir. Bunun yanı sıra doğumun hemen sonrasında bebeğin emzirilmesinin de fiziki bazı avantajları vardır. Anne, bebeğini doğar doğmaz emzirdiği takdirde vücutta oksitosin salgılanmaya başlar ve rahimdeki kanamalar da kasılma yoluyla azaltılır.

Anne sütün ve emzirmenin psikoloji üzerindeki etkileri nedir? Anne sütü, bebeğin besin ihtiyacını karşılamanın yanı sıra anne ve bebek üzerinde bazı psikolojik etkiler de bırakır. Bunlardan en önemlisi emzirme sırasında anne ve bebek arasında gelişen duygusal bağdır. Bu bağ sayesinde bebek kendini güvende hisseder. Bebeğin tüm yaşamında etkili olacak psiko-sosyal gelişimin temelleri de bu esnada atılır. Emzirme için anneyle bebeği arasında sevgi ve şefkate dayanan ortak bir ilişki tanımı yapmak da doğrudur. Bu sıcak ilişki, her ikisi için de ortak yaşama içgüdüsünü geliştirir. Yani anne sütü hem beden hem de ruh sağlığı için mucizevi olaylara basamak olur.

İslam ve anne sütü arasındaki ilişki… Anne sütünün ne kadar verilmesi gerektiği Kur’an-ı Kerim’de işlenen sosyal bir konudur. Bu bağlamda, Bakara Suresi’nde bebeğin iki tam yıl süre boyunca emzirilebileceği söylenir. Ancak hemfikir olan anne ve babaların bebeği daha önce de sütten kesebileceğine de değinilir.

İslam anne ve baba haklarını gözeten bir dindir. Bu bağlamda hem anne hem de anne sütü vermenin sevabı konusunda farklı hadislerle karşılaşmak mümkündür. Buna göre, Peygamber Efendimiz anne sütüyle alakalı “Kadın, hamileliğinde, doğum yapıncaya, bebeği sütten kesilinceye kadar Allah yolunda hudutlarda nöbet bekleyen mücahit gibidir (daima öylece sevap alır durur). Eğer bunlar arasında ölüverirse ona şehit mükafatı ve ecri vardır.” (Taberani) buyurur. Buradan anlaşılacağı üzere bebeği emzirmenin Allah katında mükafatı vardır. Ancak sağlık durumu elvermediği ya da sütü gelmediği için emziremeyen anneler de bu duruma üzülmemelidir.

İslam inancının sütanneye yaklaşımı nasıldır? Dinimizde annenin bebeğini emziremediği durumlarda sütanneden destek alınabilir. Ancak bu noktada bebeğin ahlakının süt ile anneden geçtiği inancı gözetilerek sütannenin titizlikle seçilmesi gerekir. Kur’an’da yer alan birtakım ayetler sütanne konusunda herhangi bir yasak olmadığını beyan eder. Ancak, Nisa Suresi’nde yer alan ayetlerde süt kardeşlerin birbirine haram kılındığı görülür. Aynı şekilde süt bacı olarak görülen kadınlar da birbirlerinin kocaları için dinen haram sayılır. Çünkü bebeğe süt veren kadın dinen çocuğun annesi olarak kabul edilir.