İskenderiye Kütüphanesi: Antik Çağ’ın Hazinesi!

Kültür Contributor
ID 11279175 © Wisconsinart | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 11279175 © Wisconsinart | Dreamstime.com

Çağlar önce Büyük İskender’in başa geçmesiyle Akdeniz’de güçlü bir dönem yaşandı. İskenderiye önemli bir liman kentiydi. Tarihteki en önemli kütüphanelerden biri olan İskenderiye Kütüphanesi adını bulunduğu liman kentinden aldı. Kütüphane Büyük İskender’in ölümünden sonra yönetimde olan Ptolemaios I. Soter’in kenti bilim merkezi yapmak istemesiyle kuruldu.

İskenderiye Kütüphanesi dönemi nasıldı?

Burası ünlü bir yer olarak, meraklılarını kendine çekti. Kütüphane Antik Çağ’ın en çok derlemesine sahip kütüphaneydi. 900.000 civarı el yazması kitap bulunuyordu. Bu kitaplar tabii ki papirüse yazılmış kitaplardı. İskenderiye Kütüphanesi sadece kütüphane değildi; mabet, müze, okul, araştırma merkezini içinde barındıran bir ilim merkeziydi.

Mısır’da yaşayan Müslüman alimlerin Yunan felsefesi ile tanışması, İskenderiye kütüphanesi vasıtasıyla oldu. I. Soter, o dönemde Yunanistan’da himayesiz kalan ilim adamlarını ve felsefecileri büyük imkanlar sunarak Mısır’a davet etti. Müslümanlar Aristoteles, Öklides, Hippokrates, Calinos, Ptolemaios gibi filozof ve matematikçileri tanıma imkanı buldular.

Bu çok değerli kütüphane çok üzücü ki yakılarak yok oldu. Kütüphaneyi kimin yaktığı tartışması uzun yıllar devam etti. Zaman zaman İskenderiye kütüphanesinin yakılması ile ilgili Müslümanlar suçlandı ama bu doğru bir bilgi değildi. Bu konuda karşımıza 19. yüzyılın araştırmacısı Corci Zeydan çıkıyor.

Zeydan Yeni Mısır Tarihi kitabında bir hata yaptığını ve İskenderiye Kütüphanesini yakanın Amr b. el-As olma ihtimalinin ağır bastığını açıklamıştır. Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında itibaren İskenderiye Kütüphanesi’ni Müslümanların tahrip etmediği pek çok kitap ve makalede açıklandı.

Bilgi hazinesi…

Tarih boyunca bilgi, gücü ele geçirenler tarafından yok edilmeye çalışıldı. Örneğin Kardinal Ximenes, 15. yüzyıl sonlarında  İspanya’da İslamın bütün izlerini yok etmek için Gırnata’nın Babürremle meydanında bir milyona yakın nadide kitabı yaktırdı. Kardinal, İslam kültürünün izlerini silmek için büyük çaba harcadı bu bilgiyi tarihçi Stephan Roman’ın The Development of Islamic Library Collections in Western Europe and North America (London 1999) kitabından öğreniyoruz.

Prof. Dr. İsmail Erünsal’ın Orta Çağ İslam Dünyası’nda Kitap ve Kütüphane adlı bir kitabı bulunuyor. Bu kitapta islam dünyasındaki kitaplarla ilgili geniş bilgi veriliyor. Meraklıları için oldukça güzel bir kitap.

Kuran- Kerim’e baktığımızda Hazreti Muhammed’in ilime verdiği önemi çok daha iyi anlıyoruz. “Ey iman edenler! Size, bulunduğunuz toplantılarda “Yer açın” dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. “Davranıp kalkın” dendiğinde de kalkın ki Allah içinizden (gerçekten) iman etmiş olanları ve ilme kavuşmuş olanları yüksek derecelere çıkarsın. Yapıp ettiklerinizden Allah tamamen haberdardır.” Mücadele Suresi, 11. Ayet) Burada ilim sahibi olanların yüksek dereceler çıkarılacağı açıkça belirtilmiş. Müslümanlar okumaya ve ilime hayatlarında mutlaka yer açmalılar. Bir başka surede yine ilimin Müslümanlar için önemini açıkça kavrıyoruz. “Gerçekliğinde şüphe bulunmayan, her şeye hükümran olan Allah yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan Kur’an’ı okumada aceleci davranma ve “Rabbim! İlmimi arttır” de.” ( Taha Suresi, 113-144. Ayetler)  Anlamını hala çözmeye çalıştığımız Kuran-ı Kerim’i ve hayatı anlamak için ilmimizi arttırmamız şarttır.

Müslümanlar arasında çok bilinen bir hadis var, o da; “İlim Çin’de de olsa ona talip olun. Çünkü ilim her Müslüman!a farzdır.”(Beyhaki, Şuabu’l-İman-Beyrut 1410, 2/253) Eski çağlarda bilgi için Çin’e gitmek gerekebiliyordu ama bugün internet ile Çin de size gelebiliyor. Bilgiye ulaşmanın çok daha kolay olduğu günümüzde, okumaktan, bilgiden uzak durmamalıyız. Burada okuduğumuz ve ulaştığımız her bilgiye inanmamak, birkaç farklı kaynaktan baktıktan sonra, hepsinin ışığında değerlendirmek çok daha doğru olacaktır.