Arınmanın Saadeti, Hac İbadeti

mecca-pilgrims-hajj-salamtoday
Hac ziyareti sırasında Kabe.

Hac ibadeti hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Arapçada “gitmek, yönelmek veya yüceltilen birini ziyaret etmek” anlamlarına gelen Hac, İslam’ın beş temel şartından biridir ve gücü yeten her Müslüman’a farz kılınmıştır. Mahşerin, yani yeniden dirilişin provası olarak kabul edilen hacca; hem bedenen hem de manen iyi hazırlanmak gerekir. Çünkü hac, özel bir çağrıdır ve bu ibadete özenle hazırlanmak çok önemlidir.

Hacca gitmek isteyen kimse, bu kutsal görev için helal kazanç temin eder. Yola çıkmadan önce varsa borçlarını öder, hak sahipleri ile helalleşir. Günahlarının bağışlanması için tövbe edip Allah’tan af diler. Kazaya kalmış ibadetleri varsa mümkün olduğu kadar kaza eder. Yola çıkacağı zaman evinde iki rekat namaz kılar. Aile fertleri, dostları ve yakınları ile helalleşip veda ederek yola çıkar. Yolculukta ve hac ibadeti sırasında başkalarını incitecek kötü söz ve davranışlardan sakınır.
Haccın Farzları 1. İhram 2. Kabe’yi tavaf 3. Arafat’ta vakfe.

Hac, baştan sona temsili hareketlerden meydana gelmiş bir ibadettir. Hac boyunca hacılar, adına ihram denilen kefene benzer dikişsiz bir elbise ile örtünürler. Bu hareket insanın ölmesini ve dünya ile alakasını kesmesini temsil eder.

Arafat’ta vakfe, mahşer gününün temsilidir. Arafat’ta vakfeden sonra tekbirlerle Müzdelife’ye gelen hacılar, bayram gecesini orada geçirirler, bayram günü de şeytan taşlamak ve kurban kesmek üzere Mina’ya yollanırlar. Şeytan taşlamak şeytanın hile, desise ve vesveselerine karşı nefret duymanın sembolüdür. Hacılar kötülüğe olan düşmanlık ve nefretlerini, ellerinden geldiğince kötülüklerle mücadele edeceklerini, kötülüklerin simgesi olan şeytanı taşlamakla ifade ettikten sonra, Allah yolunda canlarını vermeye hazır olduklarını göstermek üzere kurban keserler. Hazret-i İsmail’in gösterdiği Hak yolunda kurban olma teslimiyetini yeniden yaşarlar.

Kabe’yi tavaf, kainattaki nizamı temsil eder. Kainatta gezegenlerden güneşe ve atom parçacıklarına kadar her şey bir merkez etrafında döner. Bu bakımdan tevhit dininin sembolü olan Kabe etrafında dönüş de dine olan bağlılığı sembolize eder. Kabe’yi her dönüş bir merhale ve menzil aşarak yedi kat göklerin üstüne çıkmak, iç dünyamızda nefsin en aşağı tabakasından en üst basamağına yükselmek, ruhani hayata kavuşmak anlamlarını da ifade eder.

Hac, yüz binlerce Müslüman’ın bir araya geldiği bir ibadettir. Bu yönüyle hac, mahşer gününe benzer. Kendini bu muhteşem kalabalığın içinde bulan insan, Allah’ın huzurunda toplanacağı günü, mahşeri hatırlar. Bu duygu ve düşüncelerle o gün verilecek hesabı düşünür.
Allah’a, verdiği nimetler için şükrederek günahlarından tövbe eder. Peygamber Efendimizin de buyurduğu gibi anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olur.

Haccın diğer ibadetlerden farklı olarak bir de uluslararası yönü ve faydası vardır. Çünkü hac yapmaya dünyanın dört bir yanından Müslümanlar gelirler. Hac için Mekke’ye gelen bir Müslüman diğer ülkelerdeki farklı kültürlerden Müslümanlarla tanışır, onları tanır ve böylece düşünce ufkunu genişletir. İslam’ın kardeşliğe verdiği önemi bir kez daha kavrar, birlik ve beraberlik duygusunu daha bir kuvvetle hisseder.

Irkı, rengi, cinsiyeti, dili, toplumsal konumu ve yaşı birbirinden farklı insanların bir araya gelip kaynaştığı hacda, insanların eşitlik ve adalet duyguları gelişir. Hacca giden bir Müslüman; makam, mevki ve servet gibi maddi ve dünyaya ait değerlerin önemsizliğini kavrar, bunlarla övünmekten kaçınır.

Hacda zengin-fakir, kadın-erkek, yaşlı-genç herkes eşit şartlarda hareket eder, aynı zorluklarla yüz yüze gelir. Bu durum dayanışma ve yardımlaşma duygularının artmasına ve kardeşlik ruhunun gelişmesine yardımcı olur. Böylece, hacca giden insanlar diğer insanların haklarına saygı gösterme, kinci davranışlardan kaçınma gibi olumlu özelliklerini geliştirme imkanına kavuşurlar. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi nedeniyle ertelenen Hac ziyaretlerininse en kısa sürede tekrar en hayırlı şekilde başlaması temenni ve duasıyla…