Ashab-ı Suffe Ne Demek?

Photo 144265296 © Emkan1980 - Dreamstime.com

İslam dünyasının ilk eğitim kurumu nedir? Ashab-ı Suffe ne demek? Hicret sonrasında Medine’ye göç eden Müslümanlardan bir kısmı buradaki halkın evine yerleşmiştir. Ancak Medine’de tanıdığı olmayan ve kalacak bir yer bulamayan Müslümanlar da olmuştur. Bu sahabiler için, Mescid-i Nebevi’nin hemen bitişiğinde bir mekan oluşturulmuş ve adına da “suffe” denilmiştir. Suffe içerisinde kalan ve eğitim alan kişilere de Ashab-ı Suffe sıfatı verilmiştir.

Ashab-ı Suffe’nin temel ihtiyaçları Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ve Medine’nin diğer zenginleri tarafından karşılanmıştır. İslami kaynakların bir kısmında Hz. Muhammed’in bu kişilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çok çaba harcadığı vurgulanır.

Kur’an’da Ashab-ı Suffe geçer mi?

Ashab-ı Suffe ne demek? Kur’an-ı Kerim ayetlerinde Ashab-ı Suffe yer alır mı? Kur’an- Kerim içerisinde yer alan bir ayette, “Kendilerini Allah yolunda adadıklarından seyahat ve ticarete imkan bulamayan yoksullara verin. Yoksulluklarını gizli tuttukları için bilmeyen onları zengin sanır. Kendilerini simalarından tanırsın. Onlar insanlara asla el açmazlar. Hayır için yaptığınız her harcamayı Allah hakkıyla bilmektedir.” (Bakara Suresi 273. Ayet) buyrulur.

Büyük İslam tefsircileri, ilgili ayeti nüzul olduğu tarihi de göz önüne alarak yorumlamışlardır. Bu yorumlara göre Bakara Suresi’nde işaret edilen yoksul kimseler Ashab-ı Suffe olarak isimlendirilen gruptaki insanlardır. Burada dikkat çekilen sima kavramıyla da; yüzdeki solgunluk, üst baş ve kıyafetteki eksiklik işaret edilmektedir.

Peygamber Efendimiz Ashab-ı Suffe ile nasıl ilgilenmiştir?

Günümüze ulaşan bilgilere göre, Ashab-ı Suffe içerisinde yer alan kimselerin geçimlerini sağlayacak bir işleri yoktur. Bu sebeple Hz. Muhammed, onları akşam olunca kendi evine yemeğe götürür ve bir kısmını da diğer ashaba paylaştırırdı. Bunun yanı sıra kendisine takdim edilen tüm sadakayı da yine Ashab-ı Suffe içerisindeki kimselere verirdi.

Bu güne ulaşan bir rivayete göre Hz. Muhammed Ashab-ı Suffe ile ilgilenebilmek için Hz. Fatıma’nın kendisine ilettiği hizmetçi talebini de reddetmiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ve Ashab-ı Suffe arasındaki bu dayanışma, buradaki Müslümanların maddi sıkıntısı aşılana kadar devam etmiştir. Bir müddet sonra buradaki halka çeşitli eğitim dersleri de verilmeye başlamıştır.

Bir eğitim kurumu olarak suffe!

Ashab-ı Suffe olarak anılan halkın yaşamına devam ettiği suffe, zaman içerisinde barınılacak bir mekan olmaktan çıkmış ve bir eğitim kurumu haline dönüşmüştür. Bu dönüşümün nedeni, suffede kalmaya devam eden Ashab-ı Suffe’nin Hz. Muhammed’i çokça dinlemesi ve İslam’ın dini esaslarını öğrenmeleri olmuştur.

Hz. Muhammed’e tebliğ edilen bir bilgilerden bir kısmı suffe içerisinde nüzul olmuştur. Bunun bir kısmına şahit olan Ashab-ı Suffe de akıllarına takılan türlü soruları Hz. Muhammed’e yöneltmişlerdir. Bunun doğal bir sonucu olarak da üstü kapalı olan birçok mesele suffe içerisinde aydınlığa kavuşmuştur.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Ashab-ı Suffe için türlü eğitim ve öğretim imkanları da sağlamıştır. Buna göre kendisinin bizzat eğitim içeren dersler verdiği bilinir. Hatta, Ashab-ı Suffe okuma ve yazmayı söksün diye bir hoca da tayin etmiştir.

En fazla hadis rivayet eden sahabiler de yine Ashab-ı Suffe içerisinden çıkmıştır. Konuyla ilgili bir gün Ebu Hureyre’ye neden diğer sahabilerden fazla hadis rivayet ettiği sorulur. Bunun üzerine Ebu Hureyre, çarşıda ticaret ile ya da mal mülk yönetimiyle uğraşmadıkları için Hz. Muhammed ile daha fazla zaman geçirdiklerini ve başka sahabilerin katılmadığı meclislerde yer aldıklarının cevabını verir. (Buhari) Dolayısıyla da Ashab-ı Suffe halkı daha fazla hadis dinlemiş, ezberlemiş ve bunları bilmeyen diğer Müslümanlara aktarmışlardır.

Suffede yaşayan ve bizzat Hz. Muhammed’den eğitim alan halk, sonrasında İslam’ın tebliğ edileceği yerlere gönderilmiş ve İslamiyet’i anlatmışlardır.

 

İlgili makaleler
Mezopotamya Uygarlığı, Mardin. Tarih Şebnem Kırcı 20-Eki-2020 Mezopotamya Uygarlıkları Nelerdir? diego-jimenez-VDOHQLuYwy8-unsplash Tarih Şebnem Kırcı 12-Eki-2020 Çin’de İslamiyet ve İslam Dini Tarihi
Görüş
Görüş 30-Eyl-2020
İpek Atacan
Yazar

Kuran-ı Kerim, İslamiyet’in temel unsurudur ve ayetlerin tefsir yorumlaması yapılırken tarihten faydalanılır. Tarih, insan toplumlarının geçmişten bugüne taşıdıkları olay ve tecrübeler bütünüdür.

Devamı Devamı
dreamstime_s_9568870 Tarih İpek Atacan 27-Eyl-2020 Osmanlı Devleti ve İslam Dini