Aşıların tarihçesi nasıldır?

Fiziksel Sağlık Contributor
Aşıların tarihçesi
Amorn Pengmawong-Dreamstime.com

Aşılamanın toplum sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladığımız bu pandemi günlerinde, aşıların tarihçesi konusunda merak edilenlere ışık tutmak istedik. Tıpta koruyucu sağlık sistemi olarak yer alan aşıların tarihi yaklaşık bin yıl öncesine kadar dayanıyor desek sanırım hayli şaşırtıcı olacaktır. Tarih kaynaklarından insanlık tarihi boyunca çok sayıda salgın hastalığın vuku bulduğunu ve birçok insanın ölümüne sebep olduğunu öğreniyoruz.

İlk aşıların tarihçesi

Tarihi kaynaklar bilinen en eski aşının çiçek aşısı olduğunu gösteriyor. İran asıllı ünlü kimyacı doktor El- Razi’nin 1100 yıl önce yazdığı en eski kitabında, çiçek hastalığıyla ilgili çok detaylı bilgi verdiği, kitabın Latinceye çevrilmesi sayesinde Avrupa’da çiçek hastalığının tedavi edildiği belirtilmektedir. İlk aşılamaların yapılış şekli tabi ki bugünkü aşılama tekniklerinden farklıdır. Uzmanalar yazılı kaynaklarda üç çeşit aşılama yönteminin olduğunu belirtiyorlar.

Anlatılan yöntemlerden biri çiçek hastalığı geçiren bir hastanın kabuk bağlayan yarasından bir parçanın öğütülüp toz haline getirilerek hastanın burnundan üflenmesi. Söz edilen ikinci yöntemse aynı şekilde çiçek hastasının kabuk bağlamış yarasından alınan bir parçanın, aşılanacak kişinin kolunda açılan bir bıçak çiziği üzerine bağlanmasıyla aşının yapılması. Üçüncü yöntem de hayli ilginç olup çiçek hastalığına yakalanan kişilerin giysilerinin sağlıklı bir insana giydirilmesi yöntemi. Bu bahsedilen aşılama yöntemlerinin hepsinin de ilk olarak Çinliler tarafından uygulandığı belirtilmekte.

Aşıların yayılması nasıl olmuştur?

Tarihi belgeler Çin’de bulunan bu aşılama yöntemlerinin önce Orta Asya’ya oradan da Kafkasya bölgesine ulaştığını gösteriyor. Aşının Kafkaslar üzerinden Türklere ulaşmasıyla da göçler ve ticaret kervanlarıyla İstanbul’a kadar ulaştığı belirtiliyor. Aşının Türklere ulaşması ve başarılı şekilde uygulanmasıysa Avrupalıların aşıyla tanışmasını sağlıyor. 1700’lü yıllarda henüz aşıyla tanışmamış olan Avrupa şehirlerinde çiçek hastalığına yakalananlarda ölenlerin ya da kör kalanların sayısı oldukça fazla.

Aşının Avrupa’ya ulaşma hikayesiyse şu şekilde olmuştur; Türklerin uyguladığı çiçek aşısını İstanbul’da kendilerine uygulatan iki İngiliz vatandaşı, başarılı aşılama sonuçlarını Londra Kraliyet Sağlık Derneği’ne detaylı bir şekilde bildirmişlerdir. Ancak yöntemin İngilizler tarafından saçma bulunması sebebiyle dikkate alınmaması aşının İngiltere’ye girişini geciktirmiştir. Daha sonraki yıllarda Britanya’nın Osmanlı Büyükelçisi aşılanan insanların hastalanmadığına dair ülkesine yazdığı detaylı mektuplar sayesinde aşının İngiltere’de kabul görmesini ve ulaşmasını sağlamıştır. Aşının yolculuğu İngiltere’den sonra Amerika’ya kadar uzanmıştır. Dünyada çiçek hastalığı en son 1977 yılında Somali’de görülmüş, bu yıldan sonra dünyada çiçek hastalığı tamamen bertaraf edilmiştir.

İnsanlık tarihindeki diğer önemli aşılar nelerdir?

Çiçek hastalığında olduğu gibi boğmaca hastalığında da 1900’lü yıllara kadar birçok insan ölmüş, Bordet adlı bir araştırmacının boğmaca aşısını bulmasıyla bu hastalıkta kontrol altına alınabilmiştir. Toplum sağlığını etkileyen başka bir hastalık olan tüberküloz hastalığı aşısı da, iki Fransız araştırmacı tarafından geliştirildikten sonra bu hastalıktan ölenlerin sayısı azalmış, zamanla tüm dünyada bu aşı BCG aşısı adıyla uygulanmaya başlamıştır.

Aşılama dünyasında önemli adımlardan biri de çocuk felci alanında olmuştur. 1950’li yıllarda özellikle Amerika’da salgın halinde çocuk felçlerinin görülmesinden sonra, Dr. Salt, çocuk felci aşısını geliştirmiş, bu aşı için patent almayıp kazanacağı milyon dolarlardan vazgeçerek tüm dünyaya ücretsiz yayılımını sağlamış ve kahraman olarak tarihe geçmiştir. Bahsedilen aşılarla birlikte toplum sağlığını tehdit eden hastalıklardan tifo, difteri, kolera, tetanoz, kuduz, şarbon, kızamık gibi hastalıkların aşıları da tüm dünyada uygulanan aşılardan olmuştur.

Ülkelerin yıllar boyu yaşanan salgın hastalıkların yarattığı buhrandan kurtulmaları aşılarla olmuş, her yeni doğan bebek bir aşı takvimiyle doğar olmuştur. Günümüzde aşılar tüm dünya için stratejik öneme sahip, toplum sağlığını koruma önlemlerindendir.