Aşırı Kıskançlık Özgüvensizlikten Kaynaklanır

ID 31810663 © Paop | Dreamstime.com
ID 31810663 © Paop | Dreamstime.com

Kıskançlık duygusu zaman zaman hissettiğimiz çoğunlukla da bizi huzursuz eden bir duygu. Kıskançlığın ya da aşırı kıskançlığın kimseye bir fayda sağlamadığı ve hayatımızı daha olumsuz bir yöne çektiği bir gerçek. Uzmanlar aşırı kıskançlığın bir özgüven eksikliği olduğunu söylüyorlar. Aşırı kıskançlık duygusuna sahip kişiler diğer kişilerin kendisinden üstün olduğu düşüncesine sahip oluyormuş.

Ülkemizde kadın erkek arasındaki kıskançlık da çoğunlukla doğal görülür hatta bir adım öteye de gidilerek çok sevmekle ilişkilendirilir. Çok sevdiğini iddia ederek partnerini çok kıskanan biri onu kısıtlamaya başlıyor hatta şiddet gösterebiliyor. Kişinin sevdiği, aşık olduğu kişiyi bir miktar kaybetme korkusu olması doğal karşılanıyor. Sevdiğimiz kişiye bağlanmamız doğal bir durumken, kaybetme korkusunun sahiplenme boyutunun sevmek ile alakalı olmadığı belirtiliyor.

Uzmanlar küçük kıskançlıkların ilişkilerde aşılabileceğini ama dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Peki neden kıskanıyoruz? Özellikle ilişkilerde mevcut kişiyi kaybetme korkusunun altında kendini yetersiz görme ya da yeterince iyi olduğunu düşünmeme duygusu yatıyor. Bu da karmaşık bir ruh halinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu tarz karmaşık ruh halleri kişinin çevresi kadar kendisine de iyi gelmiyor.

Kıskanç kişiler yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygularını aşırı sevilme ihtiyacı ile ortaya çıkarıyorlar. Bu durum da partnerlerini yoran bir durum haline geliyor. Sevdikleri kişiyi kimseyle paylaşamayacak hale geliyorlar.

Yaşadığı sağlıksız ruh hali le kişi güvensizlik duygusunun da esiri olarak partnerini takip etmeye varan davranışlar sergiler. Çok kontrolcü olur.  Tüm bunların sonucu olarak öfkesini de kontrol altına alamaz.

Bazen kıskançlıklar iş arkadaşlarına hatta aile bireylerine yöneltilebiliyor. Sahip olamadığımız şeylere başkalarının sahip olması kişiyi kıskançlığa sürükleyebiliyor. Burada da aynı özgüven eksikliği karşımıza çıkıyor.

İyi haber şu ki bu tarz özgüven eksikliği kaynaklı kıskançlıkların tedavisi mümkün. Tedavide kişiyi kıskançlık duygusuna iten sebepler tespit ediliyor.  Kişinin duygu ve düşüncelerini fark etmesi sağlanır. Olayları ayrı ele alarak bağımsız bir değerlendirme yapılarak mantık çerçevesinde incelenir. Değersizlik hissinin altında olan nedenlerin bulunması kişiyi çözüme   ulaştırır.

Kuran- Kerim’e baktığımızda kıskançlıkla ilgili ayetlere rastlıyoruz. “ Ehl-i kitaptan birçoğu, sizi imanınızdan vazgeçirip yeniden küfre döndürmeyi isterler. Onlar, Hz. Muhammed’in peygamberliği ile ilgili gerçeği apaçık gördükten sonra, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden böyle yaparlar.” (Bakara Suresi, 109. Ayet)

Burada insanların birbirine olan kıskaçlığı ele alınıyor ve onaylanmıyor. Eşlerle ilgili de önemli bir ayet karşımıza çıkıyor; “ Eğer bir kadın kocasının serkeşliğinden, geçimsizliğinden ve büsbütün kendisinden yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, o takdirde anlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Karşılıklı anlaşmak, elbette en iyi yoldur. Şu bir gerçek ki nefisler, bencil ve menfaatlerine düşkün olarak yaratılmışlardır. Bu bakımdan ey kocalar, siz eşlerinize güzel davranır ve onlara haksızlık etmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.” (Nisa Suresi, 128. Ayet)

İslamiyetin kadına verdiği önemi de bir kez daha bu ayetle görmüş oluyoruz. Bir de kıskançlık, haset ile gıpta karıştırılmamalı. Bir mümin, başkasına verilmiş olan bir nimetin benzerini kendisi için isterse ve kötü niyet ve temennilerde bulunmazsa, o kişi o zaman haset değil gıpta etmiş olur. Gıpta ederek iyilikte yarışmakta bir kötülük bulunmuyor. Fakat haset, her halükarda haramdır.

Kıskançlık için bu önemli sure unutulmamalı. “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!” Felak Suresi, 1. Ayet)