Aşırı tüketim çılgınlığı kuldan neler götürür?

Ekonomi 01 Oca 2021 Contributor
Görüş
tüketim çılgınlığı
Cammeraydave-Dreamstime.com

Tüketim insanın yaşamına devam edebilmesi için zaruri bir ihtiyaçtır, ancak bunda sınırı aşmak aşırı tüketim çılgınlığı olarak nitelendirilir. Günümüz dünyasında üretimi yapılan mallara ve alışverişe olan kolay ulaşıma bağlı olarak tüketim gittikçe artan bir hal almıştır. İnsanları bu tüketime yönelten bazı faktörler olduğu gibi, aşırı tüketimin farklı zararları da vardır.

Aşırı tüketim çılgınlığı psikolojik sebepleri neler?

İnsanın var olduğu her dönemde tüketime ihtiyaç duyulmuştur. Ancak modern dönemlerin bir getirisi olarak sıradan ürünler bile farklı ışık ve renk oyunları sayesinde daha cazibeli bir hale bürünmüştür. Bu göz boyama dokunuşları sayesinde de insanlar normal ürünleri daha şık ya da kaliteli olarak görmeye başlamıştır. Bu da aşırı tüketim çılgınlığı altında yatan temel sebeplerin başında kabul edilir. Ancak kişiyi tüketime iten başka nedenler saymak da mümkündür.

Aşırı tüketimi insan psikolojisinde destekleyen bir neden de doyumsuzluk hissiyatıdır. Reklam panolarında, televizyonlarda ve sosyal mecralarda yer edinen tanıtımlarla insan tüketebileceği her şeyi elde etmek için çalışır bir hal almıştır. Tanınan başka kimselerle yarışmak ve üstünlük göstermek de yine bu tüketimi tetikleyen bir faktördür. Oysa fazla tüketim yapmak dinimizce hoş karşılanmayan ve uzun vadede zararları olan bir kavramdır.

İslam’da israfa nasıl bakılır?

Dinimizde israf hem hareketlerde hem de tüketimde aşırıya kaçmak şeklinde tabir edilir. Buna göre, Müslümanlar Kur’an ayetleri ve hadislerde israfa kaçmamaları yönünde uyarılır. Söz konusu ayeti kerimelerden birinde şöyle buyrulur:

“Çardaklı ve çardaksız bağları, değişik ürünleriyle hurmaları, ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimlerde zeytin ve narları meydana getiren O’dur. Her biri ürün verdiğinde ürününden yiyin; hasat günü de hakkını verin; fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (En’am Suresi, 141. Ayet)

İslam inancında, inanlar için haram ve helalle doğru ve yanlış ayrımı yapılır. Bu bakımdan Müslümanlara verilen yasak ve emirlerin temelinde kişi ve sosyal hayatı korumak vardır. Bu bakımdan tüketimde aşırılığa kaçmanın ve israf etmenin sayısız zararı bulunur.

Fazla tüketim yapmanın zararları neler?

Aşırı tüketim yapmanın kişi ve toplumsal bazda farklı zararları vardır. Buna göre tüketimde kontrolü kaybeden bir birey; gösterişe düşmüş, duyarsızlaşmış ve maddi imkanlarını zorlamış sayılabilir. Aşırı tüketimi hayat tarzı olarak benimseyenler gösteriş yaparak bazı kötü hasletlerin oluşmasına sebep olabilir. Bunun sonucunda da çevrede kıskançlık ve haset hissedilmesine neden olur.

Tüketimin kontrolden çıkması insanların taşıyamayacakları borçlara girmesine ya da bağımlı olarak nitelendirilmesine sebep olabilir. Çünkü tüketim, önü alınmadığı takdirde bağımlılık olarak ortaya çıkar. Kişi bundan sonra, ihtiyacı olup olmadığına bakmadan tüketmeye başlar. Bunun sonucunda büyük bir borç batağına düşmek de vardır.

Aşırı tüketimin insana olduğu kadar çevreye ve yaşadığımız dünyaya da bazı etkileri vardır. Buna göre, sanayi çalışmaları su ve çevre kirliliğine neden olurken; bazı mallar da dünyanın doğal özelliklerini değiştirmektedir. Sera etkisi ve ozon tabakasındaki delinmenin sebebi de budur.

Sonuç olarak, günümüz dünyasında temel ihtiyaçların giderilmesi bile rekabetçi bir hal almaya başlamıştır. İnsanlar benliklerini tükettikleriyle ortaya koymaya çalışmaktadır. Oysa tüketimde kontrolü kaybetmek hem bireysel hem de çevresel bazda oldukça zararlıdır. Dünyanın geleceğini korumak ve çocuklarımıza yaşanılabilir bir çevre bırakmak açısından buna bir son vermemiz gerekir. Aksi takdirde gelecekte insanları çok sayıda küresel afet bekleyecektir.

YAZI: İPEK ATACAN