Ayet-El Kürsi ve Faziletlerine Bakış

ID 142638688 © Zehra Başak | Dreamstime.com
ID 142638688 © Zehra Başak | Dreamstime.com

Kur-an’ı Kerim’de Bakara Suresi’nin 255. Ayeti, Kur’an tahtının sultanı olarak nitelenen bir güzel duadır Ayet-el Kürsi. Hadislerde de faziletleri ilgili sayısız bilgi yer alır. Hepimizin aşina olduğu farz namazların ardından okunması, evden çıkarken okunması, gece yatarken okunması, önemli bir işe başlarken okunması, bir arzumuzun kabulünü dilerken okunması gibi günlük hayatımızda dünyevi istekler için şu veya bu sayıda tekrar edilmesi tavsiye edilen duadır. Anlam olarak peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından da yüceltildiğini gösteren hadisler vardır. Bunlardan en bilineni; “Kur-an’ın en faziletli ayeti Bakara suresindeki Ayet-el Kürsi’dir. Bu ayet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır.” (Tirmizi, Fedailü’l Kur-an)

Tüm Kur’an-ı Kerim için geçerli olan Ayet-el Kürsi için de geçerlidir. Yüce kitabımızı anlamını bilerek okumak, okuduğumuzdan fayda sağlamak için gerekli olandır. Yazımızın en sonunda mealini vereceğimiz Ayet-el Kürsi anlam açısından kişinin yaratıcısı olan Allah’ı nasıl bilmesi gerektiğini anlatan Kur-an’ı Kerim’in bir özeti gibidir. Zira Ayet-el Kürsi Allah’tan başka ilah olmadığını, O’nun her daim diri ve kaim olduğunu ilan ederek başlar. Biz onu okumaya niyet ettiğimizde sürekli var olan yüce Rabbimizden sanki bize bir ışık yolu açılır. Ayet-el Kürsi’ye başladığımızda yüce Rabbimizin varlığını, birliğini ve “Hayy” yani diri olduğunu, asla uyumadığını, gaflete düşmediğini, her an bir işte oluşta olduğunu, bilgi ve şefaat dahil olmak üzere her şeye hakim ve sahip olduğunu bildiğimize şahitlik ederiz. Sınırlı bir varlık olan insanın sınırsız olan yüce Rabbini,  kendi sınırlı aklı ve kelimeleri ile yüceltebilmesi, anlatabilmesi mümkün değildir.

Akıl ve kendi cümleleri ile asla tasavvur edip yüceltemeyeceği Rabbini yüceltmesi, Ayet-el Kürsi gibi ayetler ile insana bir nimet olarak sunulmuştur. Çünkü insan, yaşadıkları zorluklar karşısında fıtrat olarak kendi sınırlarının farkına varıp daima Rabbine sığınmak isteyecektir. İşte Ayet-el Kürsi bunun en güzel yollarından biridir. Birçok dua kitabında Ayet-el Kürsi ile ilgili kaç kez ne için okunabileceği gibi bilgiler yer alır. Fakat her duada olduğu gibi Ayet-el Kürsi okumada da samimiyet esastır. Ku-ran’ı Kerim’in bizlere öğrettiği dua adabı ile, hayırlı niyetler için, gönülden, yalvararak, boyun bükerek ve acizlik içinde okunacak bir Ayet-el Kürsi, belki de otomatiğe bağlanmış gibi okunacak yedi yüz tekrardan daha etkili olacaktır.

Ayet-el Kürsi’nin o muhteşem mesajına bakalım: “Allah’tan başka ilah yoktur. Hayy’dır O, sürekli diridir. Kayyum’dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O’na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O’nundur. O’nun huzurunda, bizzat O’nun izni olmadıkça, kim şefaat edebilir! O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da. İnsanlar O’nun bilgisinden bizzat kendisinin dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O’na hiç de zor gelmez. Aliyy’dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim’dir O, büyüklüğü sınırsızdır.” (Bakara Suresi, 255. Ayet)

Aslına bakarsanız Ayet-el Kürsi ve diğer Kur’an’dan duaların faziletleri konusunda, kul ile Allah arasına hiçbir şeyin, hiçbir kimsenin giremeyeceği gerçeği ve kurulacak bağın kişiye özel olduğu hissiyatını korumalıyız. Sayısal tekrarları kişinin tercihine bırakarak, dikte edilen sayılara takılmadan da, ihtiyaç duyduğumuz her anda okuyup, içten bir şekilde edeceğimiz dua ve niyazlarda ümit kesmeden devamlılık sağlamalıyız.

 

 

 

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!

İlgili makaleler
İnanç İpek Atacan 11-Ağu-2020 Kur’an’dan Sonra İslamiyet İçin İkinci Temel Kaynak Sünnet Kaç Çeşittir? İnanç İpek Atacan 09-Ağu-2020 İslam Literatüründe Karşılaşılan Yorum Farklılıklarının Temel Sebepleri
Görüş
Görüş 09-Ağu-2020
no-woman-photo-150x150
Ceren Yılmaz
Yazar

Fakirlik, öteden beri insanlığın ortak kaderi olmuş en temel problemlerden biridir. Tarihte yaşamış en eski milletlerden günümüze değin, toplumlar ‘zenginler ve yoksullar’ olarak iki ana katmana ayrılmıştır. Zenginler ve soylular sınıfı mevcut imkanlardan olabildiğince faydalanırken, yoksul kesim ise yokluklar içerisinde hayatlarını sürdürmeye mahkum edildiler.

Devamı Devamı
İnanç Şebnem Kırcı 08-Ağu-2020 İlk Kıblemiz Kudüs