Ayna Kavramı Üzerine…

ID 18281371 © Jinfeng Zhang | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 18281371 © Jinfeng Zhang | Dreamstime.com

İslami bakış açısına göre ayna, Allah’ın tecellisine sembol olarak kullanılmıştır. Allah’ın güzelliğini yansıtan alem, yüce Allah’ın kendi güzelliğinin yansımasıdır. İnsan da Allah’ın tüm güzel sıfatlarından oluşan varlıklardır. İnsan bu alemde, Allah’ın güzelliğini anlamak için onun bir yansıması olan madde alemine bakar.

Tasavvufta ayna, Allah’ın göstergesi olan insanın sembolüdür. Ayna gerek İslam edebiyatında gerekse de Divan edebiyatında çok kullanılan bir semboldür. Divan edebiyatında sevgilinin yüzünü ve gerdanıı tasvir etmek için aynanın parlaklığından ve aydınlık özelliğinden faydalanılır. Tasavvuf da ise ayna, ruhun yansımasıdır. Fiziki özelliklerin geri planda tutulduğu sevgilinin göründüğü kendini gösterdiği kalbinin yansımasıdır.

Allah’ın mazhar olduğu yer tüm alemdir, insandır, mümindir, fakirin gönlüdür, mazlumun kalbidir, Allah kendini bu vasıta ile gösterir her şey onun varlığının aynadaki bir tecellisi gibidir. “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim, mahlukatı maritime.” (Tirmizi) hadisinde de anlatıldığı gibi gayb olan Allah, görünmek için ebedi alemi yarattı ve daha sonra da Adem’i yarattı ki kendisinin yüceliğini büyüklüğünü görsün ve ona kulluk etsin diye. Bu, gayb olan Allah’ın büyüklüğünün yansımasıdır. Nasıl ki insan kendi güzelliğini görmek için aynaya bakıyorsa Allah da kendi güzelliğini görmek ve göstermek için tıpkı aynaya bakar gibi bu alemi yaratmıştır.

Alem, Allah’ın kendisini gösterdiği aynadır. İnsan, gayb olan yaratıcısını göremese de dünya alemine ve yarattıklarına bakarak yüce Allah’ın tecellisini görür ve onun güzelliğini anlar. İnsan, insanın aynasıdır! Ayna sembolü bilen ile bilinenin birliğini simgeler. Yani kendimizle konuşmamız gibi dinleyen de konuşan yine bizizdir. Ayna ve aynaya bakan da aynı kişi yani kendimizdir. Hani büyüklerimiz der ya; “Herkesi kendin gibi bilme.” diye işte iyi düşünen bir akıl ve güzel gören bir kalp ile karşısındakine bakan kişi onun kusurlarını göremez çünkü kendi kalbinin güzelliği ile bakmıştır. Kendisini yansıtmıştır.

Bir rivayete göre birgün Peygamber Efendimiz arkadaşlarıyla otururken Ebu Leheb meclise girer ve Efendimiz’e ”Ya Muhammed (S.A.V), birçok yerleri gezdim, senden daha çirkinine rastlamadım” der. ”Doğru söylüyorsun ya Ebu Leheb” der Peygamber Efendimiz. Biraz sonra Hz. Ali içeri girer ve tevafuk bu ya, o da: ”Ya Muhammed (S.A.V), bu dünyada senden güzelini göremedim” der. ”Doğrusun ya Ali” der Resulullah. Bunun üzerine söz alan meclisteki bir sahabe: ”Ya Resulullah, biraz önce Ebu Leheb geldi ‘Ne kadar çirkinsin’ dedi, ona da ‘Doğrusun’ dediniz. ”Hikmeti nedir” diye sorunca, Efendimiz şöyle cevap verir: ”İnsan insanın aynasıdır. Kişi kendisi nasılsa, karşısında ki insanı da öyle görür.”

İnsanın insana tavrı aslından kişinin kendi düşüncesinin ve tavrının yansımasıdır. İnsanın insana yansıması kişinin kendi tezahürünü görmesidir. “Aynaya bak gör halini” sözü de bunu destekler niteliktedir. Peygamber Efendimiz’i “kötü” olarak gören kişi aslında onun kalbinin bir yansımasıdır, yoksa Allah’ın bu yüce ve sevgili kulunun kötü olması mümkün değildir.

İnsan nasılsa aslında kişiyi ve dünyayı da öyle görüyor. Herkesin bu hayata bakış açısı farklıdır. Birini yargılamak aslında kişinin dünyaya ne gözle baktığına bağlıdır. Dünyayı nasılsak öyle görürüz. Kendimizi değerlendirmenin yolu karşımızdakine davranışlarımız sonucunda yarattığımız etkiye bağlıdır. Biz iyi olursak ve iyi bakarsak yansıması da öyle olur. Güzel konuşursak güzel cevap alır, güler yüzle bakarsak gülen yüz görür, iyilik edersek iyilik görürüz. Biz nasılsak aslına insanda öyledir. Onun içindir insan çevresini kurarken bile kendine mizaç olarak yakın karakterdeki kişileri sever, onlarla sosyal hayatın birer parçası olurlar. Hani yeni tanıdığımız birine deriz ya: “Sanki seni yıllardır tanıyorum, görür görmez sana kanım ısındı.” diye. İşte bu aslında bizizdir. Karşımızdaki kişi sandığımız aslında bizim yüreğimizdir. Kendi kalbimizin nuru yansıyordur o kişide.