Bağırmadan Çocuk Büyütmek için Öneriler

Muslim mother and son
ID 19407907 © Zurijeta | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim içerisinde “sabi” olarak geçen çocuklar, ergenlik çağına ulaşmamış ve henüz yetişkin sayılmayan bireylerdir. Bu bakımdan savunmasız olarak kabul edilen evlat, aileye emanet edilmiş ve ondan sorumlu kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de bu konu hakkında şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.” (Tahrim Suresi, 6. Ayet)

İlgili ayeti kerimeden anlaşılacağı üzere evlatları cehennem azabından korumak aileye düşen bir vazifedir. Bu bağlamda hem fiziksel hem de psikolojik açıdan sağlıklı bireyler yetiştirmek oldukça önemlidir. Bir çocuğun psikolojinin sağlıklı olup olmadığı ise basit birkaç gözlem ile anlaşılabilir.

Psikolojisi bozuk olan bir çocuk ne tür tepkiler verir? Çocuklardaki psikolojik rahatsızlıkların en büyük belirtileri huzursuzluk hali ve ağlama krizleridir. Bu belirtilerin yanı sıra çocukta çevreye karşı ilgisizlik, okula gitmekten kaçınma ve arkadaşları ile olan iletişimde de aksamalar görülebilir. Bazı zamanlarda durum ciddileşerek depresyona dönüşebilir.

Çocuk depresyonu ile birlikte görülen sorunlar ise şu şekilde sıralanabilir: dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu, öğrenmede güçlük çekme, özellikle anne, baba ve öğretmene karşı gelme, aşırı uyku isteği. Çocukta aniden ortaya çıkan bu belirtiler biraz dikkat ile anne ve babalar tarafından kolaylıkla fark edilebilir. Erken dönemde önlem alınmayan bu problemler, ileri yaşlarda sosyal ve ahlaki bakımdan sorunlu bireyler yetişmesine sebep olabilir.

Çocukluk depresyonuna yol açan davranış biçimleri nelerdir? Çocukların psikolojileri, yetişkinlere kıyasla çevresel faktörlerden daha fazla etkilenir. Çocuk için zamanın büyük bir bölümünün geçtiği aile ortamı ise bu faktörlerin başında yer alır. Çatışmalı aile ortamı, yeni bir kardeşin doğması ya da anne babanın boşanması; çocuk psikolojini negatif yönde etkileyen nedenler arasında yer alır. Buradan da anlaşılacağı üzere aslında anne ve babalar çocukların psikolojileri üzerinde göz ardı edilemeyecek ölçüde bir etkiye sahiptir.

Peygamber Efendimiz, huzurlu bir yuva ortamının oluşturulması için anne ve babalara nasıl davranmaları gerektiğini öğütler. Bu öğütler hem eşlerin birbirlerine karşı davranış biçimlerini hem de çocuklara karşı olan davranışları kapsar. Kardeşler arasında adaletli davranılması da bu davranışların en önemlisidir.

Hz. Muhammed, konuyla ilgili hadislerinde şöyle buyurur: “Allah, öpücüğe varıncaya kadar her hususta, çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever.” (el-Camiıs Sağir), “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan babaya Allah rahmetini bol kılsın.” (el-Camius Sağir)

Bağıran anne baba olmaktan kaçınmanın önemi: Ses tonu ve hitabet biçimi insanlar arasındaki iletişimin temelini oluşturur. Bu bağlamda, ebeveynlerin sürekli tartışma içinde olduğu ve seslerin yükseldiği bir ortamda sağlıklı çocuklar yetiştirmek mümkün olmaz.

Peygamber Efendimiz, bir hadisinde “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız!” (Hakim) buyurur. Buradan da anlaşılacağı üzere tatlı dilli ve uysal olmak eşler arasında çıkabilecek sorunların önüne geçer. Böylece çocuklar da anne ve babalarının negatif davranışlarından etkilenmemiş olur.

Çocuğa ses yükseltilen bir durumda, ebeveyn haksız olduğunu düşünüyorsa, mutlaka çocuktan özür dilemelidir. Özür dilemek, çocuğun kendisine model olarak alabileceği bir davranış biçimidir. Bu bağlamda, olay sonrasında yumuşak bir yaklaşımla çocuktan özür dilenebilir ve herkesin hata yapabileceği konusunda ufak bir konuşma yapılabilir. Bu tarz yaklaşımlar ileride bir hata yaptığında çocuğun da bunu kabul etmesine destek olur.