Batıl İnanç Kula Külfettir

hulki-okan-tabak-GZI6ZtXpx14-unsplash
Fotoğraf: Hulki Okan Tabak-Unsplash

Batıl inanç mantıksal bir temele dayanmayan inanç ve davranışlara denir. Hiçbir ilme ve bilime dayanmayan bu inançlar insanların olmasını istedikleri şeyin oldurmak için bir sebep veya başlarına gelecek bir olaydan korktukları için ondan korunmak amacıyla yarattıkları davranışlardır. Hurafeler ve batıl inançlar gerçekçi olmadıkları için dinler tarafından kabul edilmez.

Dinlerin oluşumundan önce toplulukların bir şeye inanma ihtiyacı, onları değişik inanç sistemlerine sürüklemiştir. Temelini doğanın veya doğadaki varlıların oluşturduğu bu inanç sistemlerinde, insanlara bir düşünceyi veya davranışı kabul ettirmek için güçlü bir güdü olan korkuyu kullanmışlardır.

Korkutma yöntemiyle insanlara bir davranışı veya düşünceyi kabul ettirme yöntemi ya da insanların beklentilerini bir olaya veya nesneye bağlamaları batıl inançların, hurafelerin temelini atmıştır. Dinlerin ortaya çıkmasıyla halk arasında zamanla kemikleşen bu düşünce yapısı varlığını sürdürdüğü için dinlere de karışmış günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

Bazı batıl inançların uğur getireceğine bazılarının da uğursuzluk getirileceğine inancı, davranışlara ona göre yön vermiştir. En çok bilinen batıl inançlar arasında merdiven altından geçmek, kara kedi görmek, elden ele sabun, makas verilmek, 13 rakamı, ayna kırılması gibi negatif etkilerinin olduğuna inanılan inançlar olarak örnekleyebiliriz. Bunun yanı sıra yapılması veya inanılması halinde uğur geleceğine ve korunma sağlayacağına inanılan inançlar da vardır. Nazardan korunmak için nazar boncuğu takmak, kötü şeyleri uzaklaştırmak için tahtaya vurmak, iyi şans için at nalı taşımak, yıldız kayarken dilek tutmak veya nadir görülen dört yapraklı yoncanın bulana şans getireceğini inanmak gibi…

Her dinde karşımıza çıkan bu batıl inançlara İslamiyet’in bakış açısı nedir? Hurafeler var mıdır?

İslam dininde batıl inanç yani hurafelere yer yoktur. İslam dininin emir ve yasakları açık açık Kur’an-ı Kerim’de bize belirtilmiştir; ancak dinin esas ve kurallarına rağmen ,iki bayram arası nikah kıymak, kurşun döktürmek, muska yaptırmak, türbe yatırlara adaklar adayıp mum yakmak, dilek ağacı yapıp çaput bağlamak gibi çok yaygın kullanılan hurafelere inançlar devam etmektedir. Bütün bunların hepsi dini iyi bilmemek, cehalet ve bilgisizliğin sonucudur. Hurafelerin hiçbir ilim veya bilimle ilgisi yoktur. Bütün bunlar tamamen toplumlardaki bireylerin başına gelecek olan olumsuz olaylardan korkmasından veya olmasını istediği şeylere sebep yaratmasından ortaya çıkmıştır.

“Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez.” (Müslim) Hadisinde de olduğu gibi dinimizde hurafeler, net bir dille reddedilmiştir.

Nazar ve nazar boncuğu hurafe midir? Nazar var mıdır?

Nazar yani göz değmesi bizim dinimizde vardır ve haktır. Nazar beğenilen şeye imrenerek veya kıskanarak bakılması sonucunda ortaya çıkan gözün enerji vermesiyle kişiyi etkilemesidir. Nazar en çok çocuklara ve kadınlara değer. Nazar hasta edebilir hatta öldürebilir. Nazar ile ilgili birçok hadis mevcuttur:

“Nazar haktır.” (Müslim)

“Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.” (İbn-i Adiy)

“İnsanların yarısı nazardan ölür.” (Taberani)

Nazarın varlığı hadislerde geçtiği halde nazar boncuğu takarak nazardan korunmak tamamen hurafedir. Nazarın mavi gözlü kişiler tarafından değeceği inancı mavi boncuğun takılmasına ve onu koruyucu gücü mavi gözden gelecek tehlikenin birbirini çektiği inancına dayanır. Oysa bu tamamen batıl bir inançtır.  Dinimizde nazar değmemesi için kişiye “Maşallah” denmesi ve Kur’an’da geçen nazar surelerinin okunması doğru yöntemdir.

Hadis-i şerifte şöyle denmiştir; “Hoşa giden bir şeyi görünce, ‘Maşaallah la kuvvete illa billah’ denirse o şeye nazar değemez.” (Beyheki, İbni Sünni)

Hurafe ve batıl inançların dinin asıl unsuruymuş gibi gösterilmesi, dinin gerçek kurallarına göre yaşanmamasına sebebiyet verdiği için problemler oluşturur. Bu sorunları yaşamamak için araştırmak, okumak, bilgi sahibi olmak gerekir.