Görüş 28-May-2020

“Ben Yapamadım Çocuğum Yapsın”

Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Çocuk yetiştirmek ne meşakkatli ne zor ne çetrefilli bir yoldur. Çocuğumuzun tüm hayatını etkileyecek birçok davranış kalıbını bilgiyi öğrendiği aile ocağımızda onları pişirerek hayata hazırlamak bu hayatta aldığımız en büyük sorumluluk belki de. Tabii ki bu söylediklerimiz olaya bu göz ve hassasiyetle bakan ebeveynler için geçerli. Vatana millete hayırlı, çalışkan, dürüst çocuklar yetiştirmek çoğumuzun hayali.

Fakat gelin görün ki çocuğumuzu yetiştirirken yanlışlar yapmıyor değiliz. Ve çocuğu olan yakın çevremizden ya da belki kendimizin de sık sık tekrarladığı şu cümle özenle üzerine titrediğimiz çocuğumuzun geleceği açısından sanırım biraz riskli öğeler içeriyor: “Ben yapamadım çocuğum yapsın.”

Değişen koşullar içinde her birimizin büyüdüğü şartlar ve ortamların çeşitliliği malumumuz. Genelde ise yokluk içinde ya da zor şartlarda büyümüş olanlarımızın kurduğu dahası uygulamaya geçirdiği bu ben yapamadım çocuğum yapsın davranışı çocuklarımıza anlık mutluluklar yaşatmaktan öteye gitmemekte. Günümüzde sosyal medya sayesinde görünür hale gelen özel hayalarda bu çerçevede çocuğa sunulan sınırsız maddi ya da manevi imkanlar öylesine akıl almaz boyutlarda olabiliyor ki yetişkin bir insana sunulsa gerçekten dengesini bozabilecek türden. Hele hele çocuğa sunulduğunda gerisini siz düşünün. İhtiyaçlarının asgari düzeyde karşılandığı bir çocuk ile bu ihtiyaçların sınırsızca önüne serileceği bir çocuğun hem anı hem ileride ki yaşamı bir olabilir mi? Bence kesinlikle hayır. Zorunlu ihtiyaç listemizde yemek yemek, giyinmek, oyun oynamak, eğitim almayı sayabiliriz. Bunların yokluğu ya da azlığı tabi ki insan hayatını olumsuz yönde etkileyen öğelerdir. Bu ihtiyaçların asgari düzeyde karşılanması gerekirken çocuklarına kendi çocukluğunda alınmayan oyuncakları gördüğü her oyuncağı almak olarak algılayan, istediğini istediği zaman yemesine izin veren, beğenmezse onu atıp yerine hemen başka yiyecekler sunan ebeveynlerin sayısı hiç de azımsanacak kadar değil. Hatta bu maddi ve zorunlu ihtiyaçların yanına zorunlu olmayan birçok durumu da ekleyen ebeveynler mevcut. Bunların en çok rastlananı da çocuklarına, ben giyemedim o giysin mantığı ile ya çok pahalı ve fazla sayıda ya da kendi aile örfüne uymayacak şekilde açık saçık giyinme serbestliği tanımasıdır.

Bu cümleyi kendine şiar edinen ve çocuğuna bu şekilde davranan ailelerin ise aynı çocuğun ergenlik ve sonrasında ise “Hiçbir şeyle mutlu olmuyor, hep daha fazlasını istiyor.” cümleleri kurduğu,  bu durum düzelsin diye psikologların kapılarını aşındırdığını görmekteyiz.

Yol yakınken bu davranış biçimi maddi durumunuz ne kadar iyi olursa olsun terk edilmeli çocuğunuza ihtiyacı olmayan şeyi almayacağınızı daha küçücük yaşta öğretmelisiniz diyor uzmanlar. İkinci bir ayakkabı alınabilmesi için var olanın ya küçülmesi ya da ya da gerçekten çok eskimiş olması gerektiği gibi mesela. Ya da oyuncak almanın bile bir kurala bağlı olması mesela sadece doğum gününde ya da yeni yıl hediyesi olarak bunlara sahip olabileceği. Dahası anlamaya başladığı dönemlerden itibaren para biriktirme alışkanlığının kazandırılarak parasını neye ve nasıl harcayabileceğinin öğretilmesi.

İstediği ayakkabıyı ya da oyuncağı heyecanla bekleyen ve o ayakkabıya kavuştuğunda dışarı giymeye kıyamayan her gün silen çocuklar ne mutlu çocuklardır oysa. Kıymet bilen bir amacına ulaşmak için çalışması beklemesi gerektiğini bilen çocuklar yetiştirdiğimizi görmek bizi de duygulandırmayacak mıdır. Ama bize bu duyguyu yaşatacak çocuklara kendi heva ve heveslerimize uyarak yaşatacağımız anlık mutluluklar ile bu mümkün olmayacaktır. Ebeveynler belki iyi niyetlerle yaptıkları sınırsızlıklara çocuklarını alıştırdıkları ölçüde ileride mutsuz çabasız başarısız çocuklar göreceklerdir. Anne baba olmak zor meşakkatli ve sabırla yürünülmesi gereken bir yoldur.

 

 

 

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!

İlgili makaleler
Görüş
Görüş 19-Haz-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Eski Ahit’te Kral Davut’un krallığının merkezi olarak Kudüs şehri için “Siyon” ismi kullanılmıştır. Fakat zaman geçtikçe bu isim tüm İsrail topraklarına verilen isim olmuştur. İşte Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurma hedefini gerçekleştirmek üzere oluşturulan siyasi hareketin adı “Siyonizm” buradan gelmektedir.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 17-Haz-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Arapların 711-1492 yılları arasında hüküm sürdükleri İber Yarımadası’nda bulunan bölgelerin genel adıdır Endülüs. Dile kolay, 781 senelik bir hakimiyettir bu. Abbasilerin Emevi hakimiyetine son vermesinden sonra Emevi sülalesinden Hişam’ın torunu I. Abdurrahman’nın İspanya’ya giderek Endülüs Emevi Devletini kurması ile başlamıştır. Ve bu devletin merkezi Kurtuba’dır.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 16-Haz-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Allah katında din İslam’dır! Ancak zamanla medeniyetlerin çeşitliliği, yorum farklılıkları ve en önemlisi din alanında hakimiyet kurma istekleri bugün andığımız kitabi dinlerin ayrışmasına sebebiyet vermiştir. İlk vahiy zamanlarında tüm dinlerin mesajı aynı olup Hristiyanlık, Yahudilik gibi dinler günümüze kadar maalesef bağlıları tarafından tahribata uğramış ve ana hedeften şaşırtılmıştır.

Devamı Devamı
Görüş
Görüş 04-Haz-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Pozitif düşün, düşünce gücü ile başarı, yeter ki iste, sen değiş dünya değişsin... Sayısız başlıkta sayısız yayının olduğu kişisel gelişim kitapları hepimizin aşina olduğu belki birkaç tane alıp okuduğu kitaplar...

Devamı Devamı