Bir insanın iradesi ve amelleri nasıl olmalı?

Felsefe 10 Oca 2021 Contributor
Ahlak
insanın iradesi
Jeremy Allouche-Unsplash

Yaratılan canlılar arasında en üstün olan varlık olunması insanın iradesi ve aklı sayesindedir. Aklı yerinde olan ve bir kusuru bulunmayan her birey dünya yaşamındaki davranışlarına göre amel kazanır. Bu ameller, kişinin içinde bulunduğu duruma, iyi niyetine, aklından asıl geçen düşünceye göre değişir. Ancak irade sahibi olan insanların tamamı amellerini şekillendirebilecek yeteneğe sahip olur.

Amellerdeki yansıması nasıldır?

İrade insanın istediğini yapabilme, olayları şekillendirebilme, bir amacı gerçekleştirebilme anlamlarına gelen bir sözcüktür. İnsanlar, diğer canlılardan farklı olarak istediğini yapabilme iradesine sahiptir. Bu sebeple dünya yaşamında yapılan tüm eylemler insanların sorumluluğundadır.

Allah, kullarını doğru yola çekmeleri için peygamberler ve kutsal kitaplar göndererek onlara önderlik etti. İradesini kullanarak iman eden kişiler olduğu gibi iman etmeyenler de bulunur. Bu durum, insanın istediğini seçebilme konusundaki özgürlüğünden kaynaklıdır.

İrade, işlenen amellere doğrudan etki ederek bu davranışların hesabının verilebilir olmasını sağlar.  Böylelikle ahiret yaşamında belirlenecek cennet ve cehennem mekanları arasında seçim yapmak yine kişinin iradesine bağlıdır. İradeyi Allah rızası için kullananlar mükafat kazanırken, kullanmayanları çeşitli zorluklar bekler.

Zorunlu ve ihtiyari fiiller biz kulları nasıl etkiler?

İnsan yaşamında zorunlu olan ve olmayan farklı eylemler bulunur. Bu eylemler kişinin iradesi dahilinde veya dışında gerçekleşebilir. Genel olarak ikiye ayrılan bu fiillere zorunlu ve ihtiyari fiiller denmektedir.

Zorunlu fiillerin bir diğer ismi ıztırarı fiillerdir. Bu fiiller kişinin iradesine bağlı olarak gerçekleşmediği için ahirette hesabı sorulmayacak davranışlardır. Örnek olarak vücutta bulunan sistemlerin çalışması, refleksler, yaşamak için nefes almak ve vermek birer zorunlu fiildir. Kişinin bu fiilleri durdurması genellikle ölümle sonuçlanır.

Vücudu kullanarak, düşünerek ve karar vererek yapılan işler irade gerektirir. Bu sebeple ihtiyari, diğer ismiyle iradeli, fiilleri oluşturur. Dünya yaşamında amel defterlerine yazılan ve ahirette hesabı verilecek olan davranışlar ihtiyaridir. Bu davranışlar tamamen kişinin sorumluluğunda yer alır.

Tevekkül etmenin etkisi nasıldır?

Tevekkül etmek, bir işi insanın iradesi ile yapabildiği kadar yapması, sonra Allah’ın takdirine bırakmasıdır. Ancak hiçbir uğraş sergilemeden Allah’ın takdirine bırakılan olaylarda tevekkül edilmiş sayılmaz. Öncelikle insanın çaba harcaması, yapılabilecek her işi yerine getirmesi gerekir.

Tevekkül eden kişiler çalışmadan bir sonuca ulaşamayacaklarını bilirler ve tembellik etmezler. İradelerini sonuna kadar kullanarak sorumluluklarını yerine getirirler. Bazı durumlar Allah’ın takdirine bağlı olarak gerçekleştiği için kişiler ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bekledikleri sonucu elde edemezler. Bu durum tevekkül ve kader arasında bir bağlantı sağlar.

Kader ve insanın iradesi arasındaki ilişki nasıldır?

İnsanın cüzi ve külli iradesi kaderi belirlemektedir. Allah, yaşanmış ve yaşanacak olan her olayı bilmekte olduğu için kaderi değiştirmek insanın elindedir. Ancak kişinin anne ve babasını seçmesi, doğacağı ırkı belirlemesi gibi etkenler insanın iradesinde değildir.

Kader; insanın aklını, iradesini, özgürlüğünü kullanarak belirlendiği için değiştirilmesi mümkündür. Ancak Allah’ın iradesi tüm insanların iradelerinin üstündedir. Bu sebeple kimse hangi hayatı yaşayacağını seçemez. Yalnızca Allah’ın kendisine uygun gördüğü yaşamda Allah’ın rızasını kazanmaya çalışarak verilen vakti değerlendirebilir.

Kısaca, insan iradesi belli bir yere kadardır ancak bu iradeyle yapılan işler amelleri etkilemektedir. İradesini iyiye kullanan kişiler salih ameller elde ederek ahiret yaşamına hazırlık yapmış olurlar. İradesini yanlış kullanan kişiler de dünya yaşamına aldanmış, Allah’ın rızasını kazanmayı önemsememiş olurlar.