Bir Kimsenin Dostluğundan Nasıl Emin Olunur?

kimson-doan-AZMmUy2qL6A-unsplash
Fotoğrf: Kimson Doan-Unsplash

Seven ve yar anlamları taşıyan dostluk kelimesinin İslami kaynaklarda sık sık yer aldığı görülür. Bu bağlamda, dinimiz açısından dostluk kurmanın gerekçesi Allah sevgisidir. Bu sebeple de insanlara diğer kimselerle bağ kurarken İslam dışı bir işe yönelmemeli tembih edilir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde ele alınan dostluk kavramı… Kur’an-ı Kerim içerisinde dostluk terimi farklı yerlerde geçer. Bu kapsamda dostluğun insanlar arasında olduğu gibi, kul ile Allah arasında olduğuna da değinilir. İlgili ayetlerde dostluğun nasıl olması gerektiğine aşağıda sıralandığı şekilde yer verilir.

“Allah, düşmanlarınızı daha iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah kafidir.” (Nisa Suresi, 45. Ayet)

“İman edip de hicret edenler, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler ve onları bağırlarına basıp yardım edenler birbirlerinin yar ve yakınlarıdır.” (Enfal Suresi, 72. Ayet)

“Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.” (Yunus Suresi, 62. Ayet)

Kur’an-ı Kerim’de dostluk terimi Allah ile dost olmakla ele alındığı gibi, şeytan ile dostluk yapılması şeklinde de anlatılır. Bu bağlamda, dünya yaşamına dalıp Allah için savaşmayı bırakanlar şeytan ile dostluk yapmış sayılır. Ardından da bu davranıştan uzak durmaları gerektiği tembih edilir. O’nun rızasını almak isteyenlerin batıl için değil, ahiret için çalışması gerekir.

Gerçek bir dostluğun işaretleri nelerdir? İnsanlar arasında kurulan muhabbetin gerçek olduğunu gösteren bir takım özellikler vardır. Bu bağlamda, gerçek dostlar birbirlerinin iyi anında da kötü anında da yan yana olurlar. Herhangi bir zorlukla karşılaşıldığında da ellerinden gelen desteği verirler. Mevlana, bu konuya şöyle değinir: “Bir dosta, dostun cefası nasıl ağır gelir?” (Mesnevi) Buradan anlaşılacağı üzere, nimet de zorluk da Allah’tandır. İçlerinde gerçekten muhabbet besleyenler için de dostunun sıkıntısı, kendine yük olmaz.

İslami literatür incelendiğinde, dostluk ile birlikte din kardeşliğine değinildiği görülür. Dinimizde din kardeşlerinin birbiri üzerinde hak ve sorumlulukları vardır. Bu haklar ve sorumluluklar gerçek bir dostluk kurulduğunda da geçerli olur. Bu bağlamda gerçek dostlar arasında derin bir gönül bağı vardır ve her iki taraf da bazı ahlaki değerlere göre hareket ederler. Bu ahlaki değerlerin başında ziyaret etme davranışı vardır. Gerçek dostlar arasında Allah’ın razı olacağı işler için karşılıklı olarak yapılan görüşmeler vardır. Hasta ziyaretleri de bu kapsamda ele alınan bir değer biçimidir. Bunun dışında; af dileme, bağışlama, hediyeleşme ve taziyede bulunma da gerçek muhabbet için gerekli olan diğer şartlardır.

Peygamber Efendimiz dostluk kurmakla ilgili ne öğütler? Dinimiz, insanların kendilerine dost seçerken bunların salih insanlar olup olmadığına dikkat etmesini öğütler. Bu konuyu Peygamber Efendimiz de şu şekilde dile getirir: “Allah, salih kullarını dost edinir. Her kim, insanların kızması pahasına Allah’ı dost edinmekle onu razı ederse Allah o kimseyi insanların nazarında yüceltir. Kim de Allah’ın gazabına rağmen insanları razı ederse, artık onu Allah’ın azabından hiçbir şekilde kurtarmak mümkün olamaz.” (Tirmizi) Buradan anlaşılacağı üzere önemli olan Allah’ın rızasına kavuşacak işler yapmaktır. Bunun için de insanın dostlarını Allah yolunda olanlar arasından seçmesi gerekir.

Peygamber Efendimiz diğer hadislerinde de iyi ve kötü dost edinmeye değinir. Kendisi kötü arkadaşları demirci körüğüne (Buhari), iyi arkadaşları da güzel koku satanlara (Müslim) benzetir. Buradan yola çıkarak kişinin arkadaşının iyi ve kötü olmasının, doğrudan kendisini de etkilediği ortaya çıkar.