Bir mümin için iftiraya karşı savunma yolları nelerdir?

Erkek 27 Nis 2021 İpek Atacan
yaşlı adam
Brett Critchley-Dreamstime

Bir kimsenin haklı olduğu her konuda olduğu gibi iftiraya karşı savunma yapması gerekir. Ancak bu savunmanın haksız yollarla gelişmemesi için kanunların ve Kur’an-ı Kerim’in önderliğinde yapılmalıdır. İftirada bulunan kimse, iftiraya uğrayan kişi tarafından affedilene kadar cennete giremez. Bu sebeple helallik ve yalan konularında suçlu olan kimseler mutlaka helallik almalıdır.

İftiraya uğrayan kimseler neler yapmalı?

Aslında doğru olmayan bilgiler nedeniyle zan altında kalmak insanlara öfkeli ve üzgün hissettirebilir. Ancak bu duyguları kontrol altında tutarak atılan iftiraların temizlenmesi gerekir. Bu nedenle bir kimse iftiraya uğradığı zaman öncelikle kendini sözle, ardından kanıtla savunmalıdır. Karşısında bulunan kimseleri o işi gerçekleştirmediği konusunda ikna edici olmalıdır.

Kişiye atılan iftiradan kurtulmanın en önemli noktası kanıtlar sunmaktır. Özellikle en az iki kişinin şahit olması bir kimsenin aklanmasına yardımcı olur. Video ve fotoğraf kayıtları, mesajlar, konum bilgileri de bir kimsenin üzerindeki iftirayı kaldırması için yardımcı olur.

Atılan iftiranın büyüklüğüne bağlı olarak kanunlardan yararlanılabilir. Bu nedenle savcılığa şikayette bulunmak, gerekli davaların açılmasını sağlamak karşıdaki kişiyi cezalandırmak için gidilmesi gereken yöntemdir. Bireysel olarak intikam almaya çalışmak, iftiraya uğrayan taraf bile olunsa kişiyi suçlu hale getirir.

Allah’a havale etmek ve onun yardımını isteyecek olgunluğa ulaşmış olmak gerekir. Ancak bir kimse haksızlığa uğradığı vakitlerde beddua etmekten uzak durmalıdır. Yapılan yanlışları affetmek kişinin iman mertebesini yükseltecek işlerin arasında bulunur. Husumeti sürdürmek, kişi pişman olduğu halde onu affetmemek müminler arasındaki barışı bozar.

Kanunlara göre iftiraya karşı savunma yolları nelerdir?

Bir kimse iftiraya uğradığı zaman Türk Ceza Kanunları göz önünde bulundurularak dava açma hakkına sahiptir. Bu davalar asliye ceza mahkemeleri tarafından görülmektedir. Avukatlardan yardım alınarak iftira atan kişi hakkında suç duyurusunda bulunulur. Ardından görülecek davada tazminat istenme hakkı bulunur.

İftiranın boyutuna bağlı olarak iftira atan kişi hakkında hapis cezası verilebilir. Bu cezaların süresi bir yıldan başlayarak dört yıla kadar uzar. Nitelikli, yani planlanmış, iftirada bu süre daha fazla artabilir. Ancak genellikle avukatların aracılığıyla bu tür mahkemeler uzlaşmayla sonuçlanır.

Bireylerin iftiraya karşı savunma yolları öncelikle kanunlara göre olmalıdır. Bu sebeple tek başına davranmak yerine yetkili kişilerden yardım almak daha doğru olur. İftiraların boyutlarına göre verilecek olan cezalar, kişinin kendi başına vermek istediği cezalardan daha etkili olur. Gerçeklerin en doğru şekilde ortaya çıkması sağlanır.

İslamiyet’te bu kişilerin sonu nasıldır?

Allah, insanlara yalanı ve iftirayı haram kılarak fitnelerden uzak durmayı emreder. Bir kimseyi üzecek, kalp kıracak işler kul hakkına sebebiyet verdiği için affetmek Allah’a mahsus olmaz. Öncelikle yanlış yapılan kişinin hatayı affetmesi, o kimseye hakkını helal etmesi gerekir. Ardından yapılan iftira ve söylenen yalanlardan dolayı tövbe edilmelidir.

Kul hakkı olarak kabul edilen iftira, bir kimsenin amelleri ne olursa olsun cennete girmesine engel olur. Eğer iftiranın atıldığı kişi razı gelirse o kimse cehennemden çıkarak cennete gidebilir. Bu sebeple müminler yalan ve iftira atmaktan uzak durmalı, haram işlere bulaşmamalıdır.

Günaha bulaşan her kimse dünya ve ahirette işlediği günahların bedelini öder. Yaşamlarında farklı zorluklarla karşılaşarak Allah yolunda ilerleyene kadar sıkıntılardan kurtulamaz. Diğer insanlara zarar verdiği ve Allah’ın emirlerine karşı geldiği için imanında zayıflama görülür. Böylelikle şeytanın vesveselerine yenik düşer bir hale gelir.