Reca: Tasavvuf Terimi Anlamı Nedir?

Photo 178116210 © Sarbinaz Mustafina - Dreamstime.com

Tasavvuf terimi anlamı olarak reca sözcüğü çok derin bir felsefe sahiptir. Müslümanlar her işlerinde Allah’a sığınmalıdır. Yapılan kötü işlerin ardından tövbe etmeli ve günahları için af dilemelidir. Duaların, tövbelerin, isteklerin kabul olmayacağını düşünerek umutsuzluğa kapılmamalıdır.

Tasavvuf terimi anlamı olarak reca ne demektir?

Reca, sözlükte ümit etmek, beklentili olmak, istemek anlamlarına gelir. Tasavvufta ise Allah’tan ümidi kesmemek, ona sırt çevirmemek anlamlarına gelir. İnsanın ahiret hayatını güzel geçirebilmesi için dünya hayatında yapması gereken birtakım davranışlar vardır. Bu davranışlar Allah’a kulluk etmek için salih amel işlemek ve Allah’tan ümidi kesmemektir.

Peygamberler de reca içinde olmuşlardır. Ahiretleri hakkında kesin bilgi verilse bile dünya hayatlarında hiçbir zaman Allah’tan ümit kesmemişlerdir. Kendi topluluklarına bu davranışlarıyla daimi birer örnek olmuşlardır.

Allah’tan ümit kesmek kula neler kaybettirir?

İslam inancına göre hoş değildir. Her ibadet eden kimse cennetlik olmadığı gibi, her günahkar kimse de cehennemlik değildir. Yapılan ibadetlerin tümünde niyetlere bakılır. Allah’a gönülden inanılarak edilen ibadetler Allah’ın rızasını kazandırır ve kişileri cehennemden korur.

Havf ve reca nedir? Havf ve reca, denge içinde bulunan iki duygudur. Bu iki terim birbirinden bağımsız düşünüldüğünde yarım olur. Havf, Allah’tan korkmak anlamına gelir. Reca ise Allah’tan ümit kesmemek anlamındadır. Allah’tan korkmak ama Allah’tan ümit kesmemek gerekir.

Allah katındaki durumu merak ederek endişelenmek, ahiret hayatı için merak ve kaygı içinde olmak havf durumudur. Allah’tan ümit kesmeyerek ahiret hayatı için güzel düşünmek, Allah’ın affına sahip olacağını bilmek de reca durumudur.

Reca duygusunun çokluğu insana zarar verir. Allah’ın affına sığınarak her kötü işe girmek ve sonunda Allah’ın kişiyi affedeceğini düşünmek, bu kimseleri yanlış yollara sürükler.  Allah’tan korkarak kötü işlere daha az girmeye sebep olur. Böylece bu kişiler recaya kapılmazlar.

Havf ve reca ile ilgili, Kur’an-ı Kerim’de şöyle der:

“Bu insanların yalvardıkları o varlıkların Allah’a en yakın olanları bile rablerine daha yakın olabilmek için vesile ararlar; O’nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.” (İsra, 7/57)

Reca ile ilgili hadis ve ayetler nelerdir? Bu özel terimle ilgili pek çok ayet ve hadis bulunur. Allah’tan ümit kesmemek gerektiği, Allah’ın affediciliği, Allah’ın yüceliği bu hadis ve ayetlerde anlatılmıştır. Rabbimizden ümidini kesen kimseler İslam’dan uzaklaşarak daha kötü bir hayata sahip olurlar.

Bu konuyla ilgili Hz. Yusuf’un hayatı örnek verilir. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şu şekilde anlatılmıştır:

“Ey oğullarım! Gidin de Yusuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!” ayeti ile anlatılmıştır. (Yusuf, 12/87)

Havf ve reca arasında dengede olmak gerekir

Birini daha fazla tutmak dengenin bozulmasına, dengenin bozulması ise insanın hem dünya hem de ahiret hayatına zarar verir. Hz. Muhammed havf ve reca ile ilgili, “Havf ve reca (korku ile ümit) arasında bulunan mümin, umduğuna kavuşur, korktuğundan emin olur.” buyurmuştur. (Tirmizi)

Allah’ın merhameti çok yücedir. Dünya hayatında bulunan her şeyden daha üstündür. Bu sebeple Allah’tan ümit kesmeden dua etmek, tövbe etmek ve ibadet etmek gerekir. Hadis-i şerifte “Allah-u Teala’nın mümine olan merhameti, her annenin çocuğuna olan merhametinden daha üstündür.” buyrulur. (Buhari)

Yapılan her amelde Allah’ı ve kişinin geçireceği ahiret hayatını düşünmesi gerekir. Kötü amellerde bulunan kişiler bulundukları yoldan dönmeli, Allah’tan af dilemelidir. Allah’tan af dilemek ve dualarına karşılık vereceğini bilmek recadır. Müslümanlar recadan uzaklaşmamalı, recaya da kapılmamalıdır. Kurulacak olan denge, iyi bir Müslüman olabilmek için önemlidir.