Bireyesel Olmak İyi (midir?)

dreamstime_xs_141617308
Fotoğraf: © Skypixel | Dreamstime.com

Son yıllarda Batı’da yaygınlaşan bireysellik kavramı ve Türk toplumunun bireyselliğe bakış açısını birlikte inceleyelim. İnsanın varoluş sonrası nasıl bir gelişim gösterdiği, akademik düzeyde araştırılan bir konudur. Bu konuda Batılı yaklaşım insanın başta ilkel bir canlı olduğu ve gitgide medenileştiği yönündedir. Bu medenileşmenin geldiği son nokta da Batı’nın bireysellik anlayışıdır.

Kültür, bir toplumun; ahlak, inanç, bilgi, örf ve adetlerden elde ettiği birikimlerin tümüdür. Bu birikimler toplum bilincini oluşturduğu gibi bireyin gelişimine de yön veren bir olgudur. Bu sebeple de bireyselliğe farklı toplumlarda değişik bakış anlayışlarıyla yaklaşılır. Batılı toplumların ve Türk toplumunun da bu kavrama yaklaşımı oldukça farklıdır.

Batı’nın bireysellik anlayışı bizden farklıdır. Uygarlıklar, kabul ettikleri insan tiplemesini nesiller boyunca aktarırlar. Bu bağlamda insan, sosyal bir varlıktır ve gereksinimlerini giderebilmek için toplum düzenine ihtiyaç duyar. Bireysellik, bu toplum düzenine dahil olduktan sonra olaya kişi bazında yaklaşmaktır. Buna göre Batılı ülkelerin çoğunda “benci” denebilecek bireysel bir yaklaşım sergilendiği dikkat çeker. Bu topluluklarda dayanışmacı tavır limit seviyededir, toplumdaki her bir birey de yaşamına kendi imkanları çerçevesinde devam eder.

Yapılan sosyolojik araştırmaların bir kısmı Batılı medeniyetlerde topluma yabancılaşmış birey sayısının arttığını gösteriyor. Reşit sayılan çocukların aile evinden uzaklaştırılması ve kendi yaşamını yönetmesine sınırsız imkan verilmesi de bu bireysellik anlayışının bir örneğidir.

Türk toplumunun bireyselliğe yaklaşımı nasıl? Toplum bilinci ve insan arası ilişkilerin dünya genelinde dini inançlardan etkilendiği görülür. Bu bağlamda Türk toplumunun hem dini inancı hem de örf ve adetleri ben merkezcilik yerine “bizci” bir anlayışı savunur. Bu anlayış çerçevesinde kişi kendi hayatına devam ederken, çevresindekiler üzerinden de elini çekmez. Yani toplumda; dayanışma, paylaşım ve yardımlaşma davranışları ön plandadır.

Türk toplumunun bireysellik kavramına bakış açısı yalnızca toplum değil aynı zamanda aile bazındadır. Batılı davranışın aksi bir şekilde aile fertleri yetişkin olsa bile çoğu zaman bireysel bir yaşam tarzını benimsemez. Yapılan tüm davranış ve seçimlerde aile birliğine önem verilir ve buna göre hareket edilir.

İslam inancı ve bireyselliğe bakış açısı ne yönde? Birey olma duygusu tüm insanların fıtratında var olan bir hissiyattır. Bu hissiyat, bireyin benzerlerinden ayrılmasını kolaylaştırır. İslam bireysellik konusunda orta yol olma özelliği taşır. Bu bağlamda kişi inançlarında bireyselken, toplum içerisinde sosyaldir. Ancak birey olmanın farkında olmak ile bireysel davranış biçimini benimsemek arasında oldukça kesin bir çizgi vardır. Dinimiz, insanların kişilik haklarına önem verir ve tercih yapma konusunda da onu tamamen özgür bırakır. Bu bağlamda, kişi yaptığı davranış ve tercihlerinin neticesinde Allah’ın huzurunda hesaba çekilecektir.

Bireyselliğin iki uç noktası nedir? Bireysellik aşırıya kaçtığında kölelik ve ilahlaşma sıfatlarının ortaya çıktığı görülür. Bir kimseye tercih hakkı sunmamak, başka birinin iradesi doğrultusunda hareket etmeye zorlamak ve haklarını savunmasına imkan vermemek; bireyselliğin bir ucudur. Bu kavramın diğer ucu ise kişinin toplum ve aile başta olmak üzere kimseye karşı sorumluluk hissetmemesidir. Bireyselleşmenin bu kısmını belirleyen kişilerde şu tür davranış biçimleri gözlenir: Ahlaki değerleri önemsememek ve gerektiğinde bunları çiğnemek. Her yönden benzersiz bir insan olarak hissetmek ve diğerlerini küçümsemek. Canının her istediğini düşünmeden ve kimseye danışmadan yapmak. Nefsin tüm arzularına boyun eğmek ve onların peşinden gitmek. Türk toplumu, ahlaki değerlerine ve aile yapısına saygı duyan bir özelliktedir. Bu sebeple de toplumun yapı taşı olan aile fertlerinden herhangi birisinin tamamen bireysel davranması mümkün değildir. Ancak bu, bireylerin birbirine bağımlı yaşadığı anlamına da gelmez. Toplumda bilinciyle, birey olmak ve bireysel davranmak arasındaki orta yol bulunur.