Bizi Çalışmak Kurtarır!

d-ng-nguy-n-qSONIvlBKXE-unsplash
Fotoğraf: Dang Nguyen-Unspalsh

Çalışmak, insanın doğası gereği hayatta kalabilmek için devam ettiği faaliyetlerin tamamını kapsar. İnsanın tarih sayfalarına ilk düştüğü zamana bakıldığında da kadın ve erkeğin farklı çalışma alanlarını paylaştığı görülüyor. Bu dönemlerde erkeğe avcılık, kadına ise tarım ve diğer ev işleri düşmüştür. İslam’da da hem dünya hem de ahiret nimetleri ancak çalışarak elde edilir. Bu bağlamda, Müslümanlar bu mutluluklardan her ikisine de ancak çalışarak ulaşabilir.

Çalışmak insana ne katar?

Türk toplumunun hem geleneklerinde hem de inançlarında çalışma konusuna önem verilir. Bu kapsamda, çalışma kavramı insan yaşamı boyunca devam eden bir rutindir. Beslenme, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar ancak çalışarak giderilebilir. Yani, hayatın temeli bu kavram üzerine kurulmuş durumdadır. Bizden önceki nesiller de çalışmanın önemini bazı atasözleri ile aktarmıştır. Çalışmanın insan için önemi aşağıda sıralanan atasözleri üzerinden de görülebilir:

“Emek olmadan, yemek olmaz.”

“Akan su yosun tutmaz.”

“İşleyen demir pas tutmaz.”

Çalışmanın maddiyat dışında da insana fiziksel ve psikolojik yardımda bulunduğu kabul edilir. Çalışmayan bir insanın zaman geçtikçe vücudunun hantallaştığı ve en basit işleri bile isteksizce yaptığı görülür. Oysa çalışan insanlarda bunun tam tersi bir durumla karşılaşılır. Bu kişiler hem bedenen hem de ruhen daha sağlıklı olurlar. Yaptıkları işler de daha enerjik ve verimli olurlar.

Dinimizde çalışmakla ilgili öğütler nelerdir?

İslamiyet’te tembellik ve başka kimselere yük olma kavramları bulunmaz. Bu bağlamda, her Müslüman’a çalışması ve helal yolla rızık kazanması emredilir. Bu bilinçte çalışan kişiler de “çalışkan” olarak nitelendirilir.

Allah’ın emirlerini tebliğ etmek ile görevlendirilen peygamberlerin de dünya hayatını çalışarak geçirdiği görülür. Hatta, hepsi kendi meslekleri ile anılırlar. Bu bağlamda; Hz. Adem çiftçilikle, Hz. Nuh marangozlukla, Hz. İbrahim dokumacılıkla ve Hz. Muhammed de tüccarlıkla ilgilenmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in farklı ayetlerinde çalışmakla ilgili hususlara değinilir. Kasas Suresi’nde “Allah’ın sana verdiğinden ahiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun.” ayetine yer verilir. Buradan anlaşılacağı üzere kişinin dünya geçimi için de çalışması, dua etmesi ve bunu diğer insanlarla paylaşması tembihlenir.

Müslümanlar’ın çalışması aynı zamanda bir ibadettir!

Evet, İslam inancında çalışmak da bir ibadet olarak kabul edilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus çalışmanın iyi niyetle yapılması ve emredilen diğer ibadetlerin aksatılmamasıdır. Taberani’den aktarıldığı üzere; bir genç erken saatte işine giderken, ashab-ı kiramdan bazıları bunu eleştirdiler. Olaya şahit olan Hz. Muhammed de “Öyle söylemeyin! Eğer bu kimse muhtaç olmamak, anne ve babasını ve aile fertlerini muhtaç etmemek için çalışıyorsa her adımı ibadettir.” buyurmuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere iyi niyetle çalışmak ve haramdan uzak durmak dinimizde ibadet olarak görülür.

Bereket ve rızkı veren Allah ise çalışmadan kara Kazanabilir miyiz?

İslamiyet, Allah’ın rızka kefil olduğu inancındadır. Hud Suresi’nde Allah’ın tüm kullarının rızkını verdiğine değinilmektedir. Hiç şüphesiz, Allah (CC) yarattığı tüm varlıkların ve onların rızkının sahibidir. Ancak, bu rızka çalışarak ve dua ederek ulaşmak da her Müslüman’ın görevidir.

Bu bağlamda, Kur’an-ı Kerim’de tüm iman edenlere helal yoldan çalışmasının ve kazanmasının emredildiği ayetler var. Bunun yanı sıra çalışmak, aynı zamanda tüm peygamberlerin de bir sünnetidir. Buna göre, Müslümanlar’ın da hem ayetlere hem de sünnetlere bakarak çalışması ve para kazanması gerekir. Böylece, çalışmadan boş duran kimsenin de zaman içerisinde bu boşluktan yanlış düşünce ve davranışlarda bulunmasının da önüne geçilir.