Boşanmanın Esasları

ID 69258735 © Aqnus Febriyant | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 69258735 © Aqnus Febriyant | Dreamstime.com

İnsanlığa hem bireysel hem toplumsal alanlarda huzuru ve düzeni sağlayıcı kurallar ve öneriler sunan Kur-an’ı Kerim evlilik ve boşanma konusuna da olması gerekenler ışığında yer vermiştir.

Aile kavramının kutsal olduğu İslam dininde evlilik kurumunun gerekliliğinin temel amacı huzurlu ve mutlu aile hayatı içinde iyi bir neslin yetiştirilmesi içindir. Bunun mümkün olması birbirini seven saygı duyan eşlerin anlaşarak kurduğu bu bağ ile evlilik kurumunun oluşturulmasına bağlıdır. Kur-an’ı Kerim’de evlilik bağı için getirilen kurallara genel olarak bakıldığında her iki tarafa da çeşitli sorumluluklar yükleyen, yerine getirilmediği hallerde yaptırımları olan bir ciddi bir kurum olduğu görülür.

Talak ise nikah ile kurulan bu evlilik bağının çözülmesidir. Temellerinin sevgi saygı ve hoşgörüye dayalı olan evlilik kurumunun artık bu değerleri taşımadığına taraflarca karar verilmesi ve bu akdin ortadan kaldırılmasıdır. İslam dini eşler arasındaki bu bağı zedeleyen ve yok olmasına sebep olan, artık huzurla bir arada yaşanacak şartların kalmaması halinde evlilik kurumunu sonlandırılma hakkını vermiştir.

İslam hukukunda boşanma, nikah akdi yerine getirilirken verilen sözlerin yerine getirilmesi şartı ile mümkün olur. En bilinen şartlar erkeğin kadından boşanması halinde vermesi gereken mehir sözü ve kadınlara emredilen “iddet süresi”nin beklenmesidir. Erkek boşanmak istediği eşine söz verdiği mehri vermek zorundadır. Eğer boşanmak isteyen kadın ise mehir hakkından vazgeçecektir. Mehir bu anlamda her iki tarafı da bağlayıcı bir kuraldır.

Toplum düzeninin olmazsa olmazı evlilik kurumu taraflarca güzel niyetlerle sevgi ve saygı ile kurulur. Fakat hepsinin sürekliliği maalesef mümkün olmamaktadır. Bireysel huzurun, maddi manevi dayanışmanın sürekliliği için belki de eşlerin başka evlilikleri ile mümkün olacaktır. İslam dini toplumdaki evlilik düzenin süreklilik hali için bitişleri yeni başlangıçları mümkün kılar.

İslam hukuku açısından şekil şartlarında aynı medeni kanundaki gibi bir hakemlik gereklidir. Fakat günümüzdeki boşanmalarda gerekli şartlar oluştuğunda ve bu şartların gerekleri yerine getirildiğinde boşanma hakkını taraflara vermiş olan İslam hukukunun aksine medeni kanun bu kararı vermiş kişileri boşamama hakkını elinde tutar. Yani medeni kanun eşlerin evlilik kararını kendi iradeleri ile almalarını kabul etmekte fakat iş boşanmaya geldiğinde tarafların iradesini reddeden bir tutum gösterebilir. Artık yürümediği için hakim karşısına gelmiş eşlerin ızdırabını devlet eliyle sürdürmelerine hükmetmektir. Yıllarca sürüncemede kalan ve kişilerin yeni evlilikler kurmalarına engel bir sorun olarak görülebilir çoğu zaman.

Boşanmada en bilinen kurallardan olan ve kadına beklemesi için emredilen iddet süresidir. İddet beklemenin nedenleri çok genel hatları ile düşünüldüğünde ne kadar önemli olduğu görülür. İlk bakışta kişi haklarına girmemek, soyun sağlıklı devamı için getirilmiş bir kuraldır. Ola ki boşanma arifesinde olan kadının boşanmak istediği eşinden gebe olmasına karşın alınmış bir önlemdir. Hamileliğin kasıtlı gizlenmesi ya da bilinmemesi gibi durumlarda boşanılan eşin babalık hakkını korumak ile birlikte belki de boşanmanın hemen akabinde olabilecek bir evlilikte yeni eşin olmaması gereken bir sorumluluk altına sokulmasını dahası soyun devamının kimden olduğu gerçeğinin saklanmaması için alınmış mucizevi bir yaptırımdır. Kur-an’ı Kerim’de hamileliği saklanmasını haram olarak bildiren ayet şöyle verilmiştir :

“Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ‘ay hali ve temizlenme süresi’ beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Azizdir. Hakimdir.” (Bakara Suresi, 228. Ayet)

Huzurlu bireyler, huzurlu aileler ve huzurlu bir toplum için en büyük referans olan İslam dini Kur’aı Kerim, her zaman ailenin ve insanların huzurunu esas alır. Boşanma konusunda da görüldüğü üzere Kur’an-ı Kerim yine yüce Allah’ın yolunda birlik ve beraberlik için en uygun kuralları belirlemiştir.