Bu Zor Günlerde Duamızı Eksik Etmeyelim

dreamstime_s_131949739
Fotoğraf: @Chernetskaya-Dreamstime

Dua kulluğun özüdür. Kulun Allah’a yönelişinin adıdır. Yüce yaratıcıdan merhamet ve rahmet dilemektir. Dua kulun arzu ve isteklerinin yerine gelmesi, günahlarının af olması için Allah’a yönelmesidir. Allah bize merhamet edendir. Bizim acizliğimizi zayıflığımızı bilen Allah, ondan yardım istememiz için dua etmemizi ister.

Dua etmek Allah’ın varlığını kabul etmek demektir. Allah kullarının dua etmesini istemiştir. Bu kulun hayrınadır; çünkü dua eden kul Allah’a iman eden ve doğru yolda olandır. Dua Allah’ın kullarına emridir.

Dua etmeyi unutmak, Allah’ı unutmaktır. Allah’a iman etmeyi, dua etmeyi unutmak cenneti unutmakla aynıdır. Duayı terk etmek Allah’a kulluğu ibadeti terk etmek demektir.

“Rabb’iniz buyurdu ki: Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler; boyun bükmüş (hor ve hakir) kimseler olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mu’min Suresi, 60. Ayet )

Biz kullar hepimiz aciz varlıklar olarak yaratıldık. Biz dua ederek Allah’a aciziyetimizi bildiririz. Biz Allah’a muhtacız, ondan ihtiyaçlarımızı isteriz, ona ibadet ederiz. Allah’ın sonsuz kudret sahibi olduğunu bilip her şeyi ondan isteriz, onun için dua ederiz.

Dua etmeyen kul Allah’a iman etmiş olmaz, ona yüz çevirmiş demektir. Bu kibre girer. Allah kibirleneni sevmez. İman ve dua kulluğun görevidir. Allah’ın bize değer vermesi için dua etmeli, ondan af dilemeliyiz.

Dua etmek; davet etmek çağırmaktır. Dua eden kul; kulluk ettiği Allah’a ihtiyaçlarını karşılaması, isteklerinin yerine gelmesi için çağrıda bulunur.

Rabb’imizden değer görmek istiyorsak ona dua etmemiz gerekir. Dua ederken Allah’a gönülden içten dua etmemiz gerekir. Duaya icabet eden sadece Allah’tır. onun için Allah’tan başkasına dua ve kulluk etmemeliyiz. Allah rahmet kapısını açtığı kişilere dua kapısını da açmış demektir. Allah’ın en çok sevdiği dua afiyet dilenmesini istemektir.

“Ey güçlükleri kolaylaştıran Allah! Ey Rabb’imiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Bakara Suresi, 201. Ayet)

Dua etmenin fizyolojik açıdan olumlu etkileri de kaçınılmazdır. Dua eden kişinin stresi azalır azalan stres hormonu yerini yavaş nefes almaya bırakır, beyin faaliyet hızını düşürür ve kalp atış hızını yavaşlatır.

Dua eden kişi görünmeyen kaza ve belalardan kendisini korur. Onun için duaya sarılmalıyız ve Allah’tan başkasına dua etmemeli ondan başka kimseden medet ummamalıyız.

Nasıl dua etmeliyiz? Kul duasını sadece Allah’a etmeli, duasının kabul olacağına inanmalı ve sabırla beklemelidir. Sabır burada çok önemlidir çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi, 153. Ayet).

Dua etmenin yeri ve zamanı yoktur ancak kul dua etmeye başlamadan önce abdest alıp iki rekat namaz kılması hayırlıdır. Kul duasını kısık bir sesle etmeli, Peygambere salat ü selam getirmeli, besmele çekmeli, Allah’a hamd etmelidir. Dünyada ve ahirette afiyet, huzur ve iyilik istemelidir.

Bir hadiste “Biriniz dua ettiği zaman, Alla’a hamd ve övgü ile başlasın, sonra Peygamber’e salat etsin, sonra dilediği duayı yapsın.” buyrulmuştur. (Timizi, De’avat,66 Ebu Davud, salat,358)

Kul acizdir başı sıkıştığında Allah’a sığınır yardım ister. Duası kabul olunca da ibadeti azalır. Bu yanlış bir davranıştır. İman eden kul, ibadetine rahata çıkınca da devam etmelidir. Dua etmenin vakti yoktur ancak seher vaktinde, Cuma günü ve Kadir Gecesi’nde edilen duaların kabul olunacağı inancı yaygındır.

Allah herkesin kaderini önceden yazmıştır. Bunu Allah’tan başka, meleklerine bildirmediği sürece, kimse bilmez; ancak dua etmek kulu görünmeyen ve gelecek olan kazadan beladan uzaklaştırır. Ayrıca sadaka vermek de ömrünü uzatır. Burada değişen kader değil kazadır. Kader kul hakkında Allah’ın verdiği kararıdır. Kul dua ederek hakkında verilen karar yolunda uğrayacağı musibeti başından def eder. Bu, kulun duası karşısında Allah’ın ona verdiği ödüldür. Bu konuya şu şekilde açıklık getirebiliriz:

“İhtiyat ve dikkat etmek Allah’ın takdir ettiği şeye fayda vermez. Ancak dua, inen ve inmeyen musibetlere fayda verir. Bela iner, fakat onu dua karşılar ve kıyamete kadar ona karşı durur.” (et-Tergib ve’t-Terhib, II/481-482)

Tüm kainatın yaratıcısı olan Allah insanı üstün fakat aciz yaratmıştır. Bizim özümüze duayı koymuş acizliğimizi ona bu yolla iletmemizi istemiştir. Biz de yaşadığımız bu zor zamanları atlatmak için Allah’a yalvarıp yakaralım sabırla bu zor günlerin geçmesini bekleyelim. Tüm dünya ve insanlık için afiyet ve sağlık dileyelim.