Büyük Günahlar Allah Yolundan Uzaklaştırır

kdwk-leung-InFd1nPqj1Y-unsplash (1)
Fotoğraf: Kdwk Leung-Unsplash

Allah’ın emirlerini yerine getirmeme ve yasakladığı şeyleri yapma şeklinde” tarif edilen günah, aynı zamanda insanı Allah’ın yolundan uzaklaştıran bir başkaldırıdır. Kur’an-ı Kerim, günahları, büyük ve küçük olmak üzere iki kısma ayırır. Ancak büyük ve küçük günahların nelerden ibaret olduğu hakkında fazla bilgi vermez. Gerçek bir mümin, büyük küçük bütün günahlardan sakınmaya çalışır. Ama sorumluluğu ve sonuçları daha ağır olduğundan özellikle büyük günahlara yaklaşmamalıdır. Yüce Allah şöyle buyuruyor; “Size yasak edilen büyük günahlardan sakınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.” (Nisa, 31. Ayet).

Kebire olarak ifade edilen büyük günahlar; yanlış ve bozuk inançlar, imandan ve dinden çıkma, bireysel ve toplumsal huzursuzluğa, bozgunculuğa, sapmaya ve çürümeye sebep olan, hakkında tehdit edici ayet veya hadis bulunan, işleyenin dünyada ve ahirette ceza görmesine yol açan dini, bireysel ve toplumsal büyük suçlar ve davranışlardır.

Günah işleyenler, günahkar mümin olmaları nedeniyle kusurlarından kurtulmaları için samimi çaba göstermeleri gerekir. Bunun da başlangıcı pişman olup şirk ve küfür derecesindeki büyük günahlardan imana dönmek, diğer büyük günahlardan ise tövbe istiğfar edip yeniden günah işlememektir. “De ki: Ey kendileri aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Doğrusu Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.” (Zümer Suresi, 53. Ayet)

Hz. Peygamber, “İnsanı mahveden yedi günahtan kaçının’’ diyerek müminleri uyardığında,  Ey Allah’ın elçisi, bu yedi günah nedir? diye sorulmuş ve Peygamberimiz, “Allah’a ortak koşmak, sihir, büyü yapmak, Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı bir kimseyi haksız yere öldürmek, yetim malı yemek, faiz yemek, düşmana hücum anında savaştan kaçmak, namuslu, kendi halinde mümin kadınlara zina iftirası yapmaktır’’ (Buhari)  buyurmuştur. Bir günahı işleyen kimsenin Cehennem’de azap edileceği Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerde bildirilmişse o günahın, büyük günah olduğu kabul edilmektedir. Kur’an’da “şunlar büyük günahlardır” diye belirtilmemiş olsa da yasaklanan hususlar bildirilmiştir. Bu nedenle İslam alimleri büyük günahların neler olduğu ve sayısı konusunda farklı görüşler bildirmişlerdir.

Herkes işlediği günahın cezasını kendi çeker, başkasının günahından sorumlu olmaz. “Kim hidayet yolunu seçerse bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur. Kim de doğruluktan nitekim Kur’an’dan saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez.” (İsra Suresi, 15. Ayet) buyurulmuştur. İnsanı günah işlemeye yönelten nefistir. Nefis, insanda bulunan kötülüklerin kaynağıdır. İnsan nefsi kötü olan tarafa meyleder. Bütün gücü ile kötülüğü telkin eder. Kur’an’da, “Muhakkak nefis, aşırı şekilde kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53. Ayet) şeklinde bildirilmiştir. Oysa Yüce Allah, insana iyiyi ve kötüyü ayırt edecek akıl vermiştir. İnsan, kendisini diğer varlıklara üstün kılan akıl sayesinde nefsinin aşırı derecedeki isteklerini dengeler ve zararına olan şeylerden korunur.

Peygamberlerden başka hiç kimse masum yani günah işlemekten korunmuş değildir. Peygamberlerin en başta gelen sıfatlarından birisi ‘İsmet’tir. Yani onlar günah işlemekten korunmuşlardır. Peygamberlerin dışında bu sıfat kimsede bulunmaz. Peygamberimiz (SAV), “Ademoğlunun hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise tövbe edenlerdir.’’ (Tirmizi) buyuruyor. Büyük de olsa günah işleyen kimse dinden çıkmaz, günahkar olur. Kalbinde inancı olduğu halde ibadet görevlerini ihmal eden, şirk, nifak ve küfür dışındaki günahları işleyen kimse, işlediği günahı helal saymıyorsa bu kimse mümindir, ama günahkardır.

Elbette yükümlü olduğu ibadetleri yapmadığı ve büyük günah işlediği için cezayı hak etmiştir. Allah dilerse onu bağışlar, dilerse günahı oranında cezalandırır. Şüphesiz beşer şaşar. Hepimiz elbette ya nefsimize uyup, ya dünya nimetlerine kendimizi gereğinden fazla kaptırıp, öfkemize, hırsımıza yenilip günaha teslim olabiliriz. Ama asla Yüce Rabbimizin merhametinden ümit kesmeden tövbeye yönelmeli, kalplerimizi mühürlemesinden yine ona sığınmalıyız.