Çağımızın Sorunu Ertelemeyi Ertelemeyin!

ID 89266670 © SlavkoSereda | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 89266670 © SlavkoSereda | Dreamstime.com

“Yarından tezi yok her gün 30 dakika yürüyüş yapacağım, haftaya tezimi yazmaya başlayacağım.” gibi kararlar alıp kendimize sözler veririz fakat genelde hepsini erteler hiçbirine de zamanında başlayamayız. Eğer böyle bir durumla çok sık karşılaşıyorsanız merak etmeyin yalnız değilsiniz, Çünkü bir erteleme problemi yaşıyorsunuzdur.

Erteleme problemi olan kişilerde niyet vardır; ancak hazırlık ve eylem durumuna geçmek zor olur. Bu kişiler, bir işi yapması gereken zamanda yapmadıkları için olumsuz duygular içinde olurlar ve genellikle de endişe duyarlar. Erteleme problemi belirtileri arasında, kişi iş sırasında sık sık mola veriyorsa, asıl işe değil de öncelikle kolay ve basit olanlara yöneliyorsa, bahaneler üretiyorsa bu problemi yaşıyor demektir.

Peki neden erteliyoruz? Bunun birinci sebebi mükemmeliyetçi kişilik yapısıdır. Böyle kişiler “ya hep ya hiç” mantığıyla hareketle, her şeyin dörtdörtlük olması için gereken koşulların hazır olmasını beklerler; ancak bir süre sonra motivasyonlarını kaybedip kendi kendilerini sabote ederler. Bir diğer etken de kendilerine yeterince inanmamalarıdır. Kendine inanmayan kişiler, hata yapmaktan korkarlar. Yaptıkları hata sonucunda aileleri ve çevreleri tarafından eleştiri alacakları korkusuyla bir şey üretemezler. Yeterince iyi değilim endişesi taşırlar. Bu durum kişinin yetiştirilme tarzından kaynaklanır. Eğer kişi aile baskısı altında kalmış, sürekli hataları yüzüne vurulmuş hiç takdir görmemişse ilerde böyle bir problem yaşamaları kaçınılmazdır.

Zaman yetersizliği, göreve dair inançsızlık hissi, gerçek dışı beklentiler, çalışma alışkanlıkları, reddedilme korkusu, beğenilmeme, eleştirilme korkusu gibi sebeplerde kişiyi engelleyen ve sabote eden nedenler arasındadır.

Erteleme davranışı içinde olan kişiler, işi yapacağına dair kendilerine sözler verir ancak işi yapmak yerine oyalanırlar ve  haklı çıkmak için de türlü bahaneler bulmaya çalışırlar. Oysa davranışlarımız, alışkanlıklarımızın oturması sonucu ortaya çıkar. Hatta bir şeye alışmak veya değiştirmek istiyorsak 21 gün kuralına göre 20 gün boyunca aynı hareketi tekrar ettiğimizde 21. gün bilincimiz bunu kabul ediyor ve istediğimiz eylem alışkanlık haline geliyor. Örneğin spor yapmak gibi. Her gün düzenli spor yapan biri, spor yapmadığı zaman bunun eksikliğini yaşıyor; çünkü o kişi bu eylemi alışkanlık haline getirmiş oluyor. Burada önemli olan, niyet etmek, karar vermek ve hemen harekete geçmektir. Karar mekanizması çalıştığı anda harekete geçmezsek kendimizi engellemiş oluyoruz.

Yapılan bir başka hata ise; alınan kararları uygulama sırasında yaşanılan zorluk veya karşılaşılan bir problemde kişinin çabuk vaz geçmesidir. Yaşadığınız ufak bir aksamanın motivasyonunuzu düşürüp sizi diyetten alı koymasına izin vermemeniz gerekiyor. Aldığınız bu karardan vaz geçmek yerine, ertesi gün daha fazla egzersiz yapıp veya az yiyip telafi etmek soruna daha akıllıca bir çözüm bulmak olacaktır. Böylece hedefe gittiğiniz yolda da pes etmenize gerek kalmamış olur.

Zorluklar hayatımızın bir parçasıdır. Hepimiz gündelik hayatımızda birçok problemlerle karşılaşıyoruz; ancak zaferlere giden yolda başarı kadar başarısızlığında var olduğunu bilmek ve kendimize inanmak çok önemlidir.

Zorluklar ne başladığımız işi yarım bırakmaya ne de başlamak için ertelemeye sebep olmalıdır. Kendimize zaman tanımalıyız hiçbir şeyi mükemmel yapmak zorunda değiliz. Zamana yayılarak yapılan her iş son dakika yapılan işten daha kalitelidir. Erteleme problemi ile baş etmenin birkaç yolu: Ertelediğiniz işleri önem sırasına koyun, erteleme nedenlerini belirleyin (Gerçekçi mi, mazeret mi ona dikkat edin) ertelemenize neden olan kaygılarınızla baş etmeye çalışın, olumsuz duygunuzu olumluya çevirmeye çalışın, istek ve motivasyonunuzu kaybetmeyin ve en önemlisi harekete geçin. Unutmayın başlamak bitirmenin yarısıdır!

Hiçbirimiz mükemmel olmak zorunda değiliz. Mükemmel olan Allah’ın zati sıfatlarıdır. Kusursuzluk sadece Allah’a mahsustur. Onun içindir ki bir işi yapmaya karar verdiysek kendimize inanıp elimizden geleni yapmak yeterli olacaktır. Bir şeyi yapmak hiç yapmamaktan daha iyidir. Kendimizi bu sebeplerden ertelemek yerine harekete geçmek en doğru karardır. Bugünün işini yarına bırakmak yerine zamanında yapmak başarıya giden yoldaki ilk adımdır.