Çocuğa Allah korkusu nasıl öğretilmelidir?

Çocuklar Contributor
çocuğa Allah korkusu
Paulus Rusyanto-Dreamstime

Toplumdaki dindarlaşmayı sağlamak gayesiyle yapılan din eğitiminde çocuğa Allah korkusu öğretilmeden önce Allah sevgisi aşılanmalıdır. Din eğitimi faaliyetlerinde her koşulda Allah’ı tanıtmak öncelikli hedeftir. Çünkü dinin sahibi O’dur. Din anlayışının odağında Yüce Allah yer almaktadır. Bu sebeple çocuğun din eğitimine Allah’ı tanıtmakla başlanmalıdır. Çocuğun Allah’ı tanıma şekli onun din anlayışının temelini oluşturur.

Allah’ı tanıtmak niçin önemlidir?

Dinimizin değer ve gerekleri Allah anlayışına göre şekillenir, anlam kazanır. Örneğin bir kişinin namaz, oruç ve ibadet anlayışı, onun Allah anlayışıyla oluşur. Bu yüzden, Allah hakkında doğru bilgi sahibi olmak, sağlıklı bir din anlayışı kazanmak için ön koşuldur.

Ancak sonradan geliştirilen geleneksel din eğitiminde Allah’ı, tanıtma konusunda önemli yanlışlar olduğu göz ardı edilemez. Yüce Allah sevgi, rahmet, merhamet, bağışlama, koruma özelliklerinden ziyade; korkutan, azap eden, yakan, cezalandıran yönüyle öne çıkarılmaktadır. İnsanları ve toplumu dindarlaştırma konusunda, Allah sevgisinden daha çok Allah korkusunun daha etkili olacağı düşüncesi oluşmuştur.

Çocuğa Allah korkusu öğretilmeli midir?

Bu tutum, hem yetişkinler hem de çocukların eğitiminde tercih edilmiştir. Genel olarak eğitimde korkuyu temel alma anlayışı, kültürümüzde hakim olması yüzünden, din eğitimi uygulamalarında da rahatlıkla uygulanmıştır. Çocukların ve büyüklerin din eğitimi, korku eksenli olduğu için, bu kültürle büyüyen anne babalar da çocuklarına Allah’ı ve dini tanıtırken korku odaklı anlatma eğilimini göstermişlerdir.

Allah korkusu, yalnızca din eğitimi alanında değil; aynı zamanda bir disiplin ve başkaları üzerinde nüfuz sağlama aracı olarak da kullanılmaktadır. Zihinlere Allah korkusu aşılayarak insanların yanlış davranışlardan uzaklaşmasını sağlamakla birlikte, söz dinlemeyenler üzerinde nüfuz edinmek, onları kontrol altında tutabilmek de amaçlanmaktadır. Bireyleri disipline etme sürecinde, Allah korkusu çok önemli bir müeyyide olarak kullanılmıştır.

Ancak ne amaçla olursa olsun, Allah korkusu ekseninde bireylerin zihninde ve kalbinde Allah anlayışı yerleştirmek ya da onları dindarlaştırmaya çalışmak sağlıklı olmamaktadır. Korkmaya kilitlenmiş birey, Allah hakkında içtenlikli bir algılamaya sahip olamaz. Korku odağı haline getirilmiş Allah, gönülden yakınlık hissedilen bir Allah olmaktan uzaklaşır. Bireyle samimi bağları koparılır. Oysa sadece Allah’ın sevgisinin eksilmesinden korku duyulmalıdır. Aksi durumda bireyin, zoraki iman etme durumuna düşmesi söz konusu olmaktadır.

Özellikle de çocukların, korkulan ve katı bir disiplin aracı olarak gösterilen Allah’a inanması arzu edilirken, tam tersine inkara meyletmesine sebep olmaktadır. Çocuktaki en temel duygular sevgi, bağlanma ve güven duyma olduğuna göre Allah inancı da; Allah sevgisi, O’na güvenme ve bağlanma yönünde verilmelidir. Bu anlayıştaki bir eğitim çocuğun çok daha olumlu duygu ve değerlerle kişilik gelişimini sağlayacaktır.

Dindar nesil yetiştirilmesinde korkunun yeri nedir?

Çocukların dindar bir nesil olarak yetiştirilmesinde; Allah’ın seven, koruyan, hoş gören, af ve merhamet eden, cezadan çok ödüllendiren yüce bir varlık olarak tanıtılması oldukça önemlidir. Çocukları Allah korkusuyla disiplin altına almak bir süre için mümkün görünse bile kalıcı ve faydalı sonuçlar yaratmaktan uzaktır. Korkulması gereken esas şeyin, yapılan hatalar sonucunda Allah’ın sevgisinden mahrum kalmak olduğu vurgulanmalıdır.

Bu noktada günah ve sevap kavramlarına ışık tutulmalı, ahiret inancı bu yolla ortaya konmalıdır. Davranışların karşılığında ödül ve ceza sisteminin işlerliği çocuk açısından daha anlaşılabilir ve somut bir dindarlık anlayışı için etkili olacaktır. Yanlışlardan ve günahlardan sakınma hassasiyeti, çocuğa Allah korkusu ile değil O’nun sonsuz sevgi ve merhametinden mahrum olma endişesiyle kalıcı ve etkili hale gelebilir.