Çocuğumuza Allah’ı Nasıl Anlatacağız?

quran-child-salamtoday
Ağaç yaşken eğilir. Çocuğumuza Allah sevgisi aşılayalım.

Arapça “dyn” olan kelime, anlam olarak inanç ve ibadet kuralları sistemidir. Kök anlamlarına gidildiğinde “borç” anlamı da verilmektedir.

Keşke diğer birçok konuda olduğu gibi din konusunda da büyümekte olan, soru ve sorgulamaları gittikçe artan çocuğumuza kelime anlamını söyleyip dindar bir kişi olmasını sağlayabilseydik. Bu tabii ki mümkün değil. Hayatının anlamı ve insan olma şanına yaraşır bir hayat yaşama kurallarını öğretme ve uygulatma işi elbette zor bir iş. Gelin görün ki her ebeveynin başlıca görevi. Önümüzde duran büyük bir sorumluluk.

Çocuk yetiştirmede belki de en kolayı onu rızkımız ölçüsünde yedirmek, içirmek, giydirmek. En zoru, onu hayata hazırlamak sosyal alanda nasıl bir kişi olacağını şekillendirmek. İnançlı, dindar dolayısı ile sorumluluk sahibi bir birey olması için ona dini inanç ve ibadet kurallarını öğretmek.

Her çocuğun doğduğu ortama göre şekillendiğini düşünürsek ebeveynin dindar yaşamı ilk başlarda çocuğu görsel ve işitsel olarak etkilemeye başlayacaktır. Anne ve babasının varsa kardeşlerinin günlük hayat içindeki söylemleri davranış kalıpları ne kadar dini öğeler içeriyorsa çocuk da aynı kalıpları taklit ile başlayacaktır. Örneğin namaz kılmayan bir annenin ileriki yaşlarında çocuğuna namaz kılmasını öğütlemesi hatta baskı yapması ne kadar anlamsız olurdu değil mi?

Diyelim ki çocuğumuz büyümeye başladı. Algılama düzeyinin gelişmeye başlaması ile birlikte her çocuğun ilk sorguladığı şey, kim tarafından yaratıldığıdır. “Allah” olan bu soruların devamı ebeveynlere oldukça zorlayıcı sorular denizinin kapısını aralar.

Burada önemli olan dindar bir yaşam süren ailenin bilinç düzeyidir. Kendilerini din ve çocukların bilişsel gelişim aşamalarını bilme konusunda geliştirdikleri ölçüde çocuk sorularına verecekleri cevaplar da o derecede tatmin ve ikna edici olacaktır. Allah inancının öğretilmeye başlanması ile o zamana kadar tek ihtiyacı yemek, giyinmek ve şefkat olan çocuğumuza bedensel ihtiyaçlarının yanı sıra ruhunun ihtiyaçlarının da olduğunu anlatmaya başlamak ilk adımdır. Bu aşamada çocuğumuza yaklaşımımız, sorularına onun düzeyinde yanıtlar bulmak olacaktır. Onun düşündüğü gibi düşünmeye çalışmak ve cevapları  çocuğun bilişsel düzeyine göre cevaplamak doğru bir yol olacaktır.

Ebeveynler tarafından en çok yapılan hatalardan biri Allah’ın çocuklara anlatılırken korku unsurunun yanlış aktarılmasıdır. Bu çok hassas bir konudur ve çocuğun tüm dini yaşamını etkileyecektir. Allah’tan korkmayı “Allah çarpar” “Allah baba bizi öldürür” “Allah seni yakar” gibi çocuk sorularına verilen dehşetli cevaplar sıkça rastladığımız cevaplardır. Kaldı ki yapılan araştırmalara göre çocukların dört-beş yaş civarı Allah hakkında fikir yürütmeye başladıkları düşünüldüğünde onun küçücük masum dünyasında bu cevapları duymak, çocukta şok etkisi yaratacaktır. Soyut düşünme yetisinden yoksun olduğu için muhtemelen insani vasıflarda tasavvur ettiği Allah tasavvuru kendisi için çok ürkütücü olacaktır.

Din eğitiminin ilk adımı olan Allah’ın varlığı ve yaratıcılığı konusundaki cevaplarımızda çocuğumuza Allah korkusu yerine Allah sevgisi aşılanmalıdır. Mesela çok sevdiği anne ve babasını kendisine bakması koruması için Allah’ın yarattığı, Allah’ın çok seven esirgeyen koruyan olduğu anlatılmadır.

Ayrıca bu aşamada çocuğumuzdan gelecek ve bizde tepki uyandırabilecek sorulara da hazırlıklı olmalı bu sorulara sade ve doğru cevaplar verilmeli. “Allah benimle oyun oynar mı? Arkadaşları var mı? Onu neden göremiyoruz?” gibi sınırlı algılama yapısındaki çocuk için bu sorular normaldir. Bu sorulara verilebilecek cevaplar ise ebeveynin bilgilenmesi ile ne kadar doğru ve çocuğu tatmin edici olur ise Allah’ı o kadar sevecek ve bu sevgi ile zamanla artacak dini sorumluluklarını severek isteyerek yerine getirecektir.