Çocuğun korkularını yenmesi için öneriler

Çocuklar Contributor
küçük kız
Kadyn Pierce-Unsplash

Gelişim evrelerinde kendisinde korku oluşturan çocuğun korkularını yenmesi gerekir. Her yaş döneminde görülecek bu korkular genellikle çocuklara yabancı gelen durumlardan kaynaklanır. Ancak hissettiği duygular çocuğa rehberlik ederek çevresine uyum sağlamasına yardımcı olur. Tehlikelerden kaçmasını ve kendisine güven ortamı oluşturabilmesini sağlar.

Küçüklük dönemlerinde yaşanan korkuların sebebi nedir?

Varlıklara karşı hissedilen korkular çocukların kendilerini tehlikede hissetmesinden kaynaklanır. Kendini koruma ihtiyacı hissederek aslında varlığını tanımlayamadığı tehlikesiz durumlardan bile kaçma eğilimi gösterir. Bu durum en yoğun şekilde 3 – 11 yaş arasında gözlenir, çocuk büyüdükçe korkuları azalır. Travma haline gelmemesi ve fobi oluşturmaması için korkuların giderilmesi oldukça önemlidir.

Bebeklerde bile çeşitli korkular görülebilir. Örneğin henüz bir yaşını doldurmamış çocuklar ailesi dışındaki insanların kucağına gitmekten korkarlar. Kendilerine zarar verecekmiş, ailesi onu yalnız bırakacakmış gibi hissederler. Huzursuzluk çıkararak ağlamaları, anne ve babasının kucağına yeniden dönmek için hareket etmeleri genellikle korkudan kaynaklıdır.

Korku doğuştan gelen ve herkesin hissedebildiği bir duygudur ancak her çocuğun korkuları başkadır. Tam olarak tanımlanamayan ve çevrede varlığı kabullenilemeyen nesnelerden korkulabilir. Bunun yanında iğne yaptırmak, sıcak cisimlere dokunmak gibi acıdan kaynaklanan korkular da vardır.

Hayali süreçle ilgili konular özellikle 3 – 5 yaş grubu çocuklarda daha sık görülür. Canavarlar, zombiler, hayaletler var olmamalarına rağmen çocuklarda korku uyandırır. Ancak bu korkuların yenilmesi somut varlıklara karşı daha kolay şekilde gerçekleşir. Çeşitli hikayeler anlatarak, bu varlıkların resminin çizilmesi istenerek hissedilen duyguların hafifletilmesi mümkündür.

Eğer korkular ciddi boyuttaysa ve çocuğun tüm yaşamını etkileyecek güce sahipse uzmanlardan yardım alınmalıdır. Psikoterapi veya ilaç kullanımıyla görülen belirtiler azaltılarak çocukların sağlığına kavuşması mümkün hale gelir. Ancak korkular yalnızca bazı zamanlarda ortaya çıkıyorsa ebeveynler yardımıyla atlatılabilir.

Büyüyen çocuğun korkularını yenmesi nasıl gerçekleşir?

Hayatın belirli bölümlerinde korku uyandıran, stres yaratan durumlar olabilir. Çocuklar duygularını daha zor kontrol ettiği için ondan mantıklı davranışlar sergilemesi beklenmemelidir. Ancak aile içinde ve dışarıdaki insanların yardımıyla çocukların hissettiği korkuları hafifletmek mümkündür.

Tanımlamayan cisimlerle çocukların yalnız vakit geçirmesi gerekir. Eğer bunu yapamıyorsa yanlarında bulunan ebeveynler çocuklarını koruyacaklarının garantisini vermelidir. Böcekler, hayvanlar, su, karanlık gibi korku uyandıran konularda aslında onların ne kadar zararsız olduğu gösterilmelidir.

Eğer korkunun oluşmasına neden olan başka bir durum varsa onun çözülmesi gerekir. Daha önce yaşanan herhangi bir travmadan sonra meydana gelen korkular, aynı olayın benzeriyle yok edilebilir. Böylelikle aslında korkunun yersiz olduğu, yaşananların yalnızca tek seferlik olduğu kabul ettirilebilir.

Çok ürkek çocuklara nasıl davranılmalı?

Bir çocuğun hissettiği korkuları dinlemek, onlara yardımcı olabilmek adına atılması gereken ilk adımdır. Ciddiye alınmayan durumlarda çocuğun korkularını yenmesi daha zor hale gelir. Onun korktuğu durumları öncelikle bilgi vererek, doğrusunu öğreterek ve korkulacak bir şey olmadığını göstermek gerekir.

Korkuların kaynağına inmek, bunun karşısında önlemler almak çocukları rahatlatır. Örneğin karanlıktan korkan çocuklar için gece lambaları, canavarlardan korkanlar için çeşitli oyuncaklar kullanılabilir. Ebeveynlerinin verdiği güveni hisseden çocukların korkuları gün geçtikçe azalacaktır. Ancak bir anda korkularının son bulmasını beklemek yerine onlara zaman tanımak önemlidir.

Aile içinde farklı zamanlarda örnekler anlatılması gerekir. Çocukken korkulan konulardan bahsederek korkuların nasıl yenildiğinin örnekleri verilebilir. Beraber mücadele edildiği sürece her durumun üstesinden gelinebileceği gösterilmelidir. Rol model olan aileler bu süreçte çocuklarını yalnız bırakmak yerine onlarla daha çok ilgilenmelidir.