Çocuğun Yaşadığı Toplumun Ahlaki Değerleri Arasındaki İlişki

66994843 © Studio Grand Web | Dreamstime.com
66994843 © Studio Grand Web | Dreamstime.com

İnsan, beraber yaşadığı toplum içinde ne şekilde davranması ve hangi kurallara uyması gerektiğini çevresinde bulunan yetişkinlerden öğrenir. Sonraki aşamada da öğrendiği değerleri kendi nesline aktarır. Bu bakımdan kişinin yaşadığı toplumdaki ahlaki değerler çocukluk döneminden itibaren kişiliğin gelişmesinde etkili olur.

Aile, çocuğun hem dini hem de ahlaki değerleri kazanması yolunda oldukça önemli bir faktördür. Bu konuya ilişkin vurgulamaların Kur’an-ı Kerim içerisinde ve bazı hadislerde sıkça yapıldığı görülür. Çocuğun kişisel gelişimi üzerinde aile kadar etkili olan bir faktör daha vardır. Bu da yaşanan toplumun değer yargılarıdır.

Ahlaki değerler ve toplum: Ahlaki değer, bir toplumun uzun yıllardır biriktirmiş olduğu maddi ve manevi değerlerin bütünüdür. Aile içerisindeki dini ve ahlaki değerler, toplumda yer alan bu kurallar çerçevesinde oluşur ve ebeveynlerden çocuklara aktarılır. Dini ve ahlaki değerlerini ilk etapta ailesinden alan çocuk, bunu uygulamaya toplum içerisinde devam eder.

Çocuk; sevgi, saygı, hoşgörü, dürüstlük gibi temel duyguları çekirdek aile içerisinde hissetmeye başlar. Hissedilen bu duygular sonrasında topluma yayılır ve insan ilişkilerinin temelini oluşturmaya başlar.

Gazali’ye göre çevresel faktörler; bilgi, beceri ve kişilik kazanmada oldukça önemlidir. Kendisine göre başlangıçta taklit etme eğiliminde olan çocuk, sonrasında bunu alışkanlık haline getirir. (Gazali)

Toplumdan çocuğa geçen değer çeşitleri nelerdir? Ailenin, mensup olduğu toplumdan kazandığı ve çocuğuna aktarmakla yükümlü olduğu pek çok değer vardır. Milli değerler, ahlaki değerler ve dini değerler bunların başında gelir.

Peygamber Efendimiz dini değerlerin küçük yaşlarda öğretilmesi gerektiğine sık sık vurgu yapmış ve “Kim Kur’an-ı küçük yaşlarda öğrenirse Kur’an onun etine ve kanına işler.” (Ali el-Müttaki), “İlk söz olarak çocuklarınıza güzel bir şekilde ‘La ilahe illallah’ demeyi öğretiniz.” (Beyhaki) buyurmuştur.

Buradan da anlaşılacağı üzere, çocuklar aileleri tarafından aktarılan değerleri küçük yaşlarda daha kolay kavrar ve alışkanlık haline getirebilirler. İlerleyen yaşlarda herhangi bir alışkanlık kazanmak daha zor olduğundan, küçük yaşlarda çocuğa değer eğitimi verilmesi son derece önemli bir konudur.

Ahlaki değer eğitimi verilmesi gerekirken yapılması gerekenler: Çocuğa ahlaki değer eğitimi verilirken ebeveyn veya öğretmenlerin amacı değerleri ezberletmek değil, bu davranış şekillerinin sebebini anlatmak olmalıdır. Bu sayede çocuklar temel değerleri anlayabilir ve içselleştirebilirler. Ahlaki ve dini değerlerin aktarılması durumunda çocuğun bulunduğu yaş ve olgunluk da mutlaka göz önüne alınmalıdır.

Değer eğitiminin temelinde çocuğun bulunduğu toplumu fark etmesi ve kabullenmesi vardır. Bu zamanlarda çocuk kendi dışında kalan çevreyi benimser ve diğer insanlarla eşit haklara sahip olduğunu anlar. Sonrasında da kendisine verilen çeşitli sorumluluklar ile öğrendiği davranış biçimlerini somut bir şekilde uygulamaya başlar.

Değer eğitiminde çocuğun hangi davranış biçimlerinin kişiyi değerli kıldığını, hangilerinin de değersizleştirdiğini açık bir biçimde hissetmesi gerekir. Bu nokta anne ve babaların çocuğu bencil bir düşünce tarzı yerine daha paylaşımcı bir noktaya yöneltmesi gerekir.

Toplumsal değerlerin çocuğa aktarılmasında en doğru zaman: Akademik düzeyde yapılan birçok çalışmanın ortak sonucu çocuğun kişisel gelişiminde okul öncesi döneme dikkat çeker. Buna göre okul öncesi dönemde çocuğa verilen eğitim ya da ihmaller çocuğun yetişkinlik döneminde doğrudan etkilidir.

Niteliği yetişkin bir bireyinkinden farklı olsa bile değer eğitimi çocuğun yaşadığı toplumu anlamasına ve benimsemesine destek olur. Çocuk, bu yaşlarda kendisi dışında kalan canlılara saygı duymayı öğrenir. Bu bakımdan okul öncesi dönem çocuğu kişilik gelişimi için oldukça kritiktir.