Çocuklara paylaşma alışkanlığı öğretme yolları

Çocuklar Contributor
paylaşma
Isabel-Lenis-Unsplash

İnsan sosyal bir varlıktır ve bunun doğal bir sonucu olarak da paylaşma kavramı bir zorunluluk haline gelmektedir. İslam inancı da yardım, dayanışma ve paylaşım üzerine kurulmuştur. Dinimizin bir gerekliliği olarak hem varlıkta hem de darlıkta paylaşmaya özen gösterilmesi gerekir.

Paylaşma duygusu nedir?

Paylaşım duygusu, kişinin elinde olan herhangi bir unsuru bir başkasına vermesi veya ortaklaşa kullanması becerisidir. Bebekler anne karnındayken bazı yetenekler geliştirirler. Ancak paylaşma duygusu doğuştan gelmez, dolayısıyla sonradan öğretilmesi gerekir.

2 yaşından sonra çocuk öğrenme ve gelişme bakımından yoğun bir sürece girer. Bazı sendromların da yaşandığı bu dönemde; anne ve babayla çatışma ya da hiçbir şeyi paylaşmak istememe gibi durumlar görülebilir. Bu noktada anne ve babaya düşen başlıca görev doğru yollarla çocuğa paylaşmanın güzelliğini öğretebilmektedir.

Çocuklara bu kavramı öğretmenin yolları nelerdir?

Çocuklara verilen her eğitimde olduğu gibi, paylaşımın temelleri de doğru iletişimle atılır. Buna göre, çocuklara paylaşım konusunda öncelikle fikirleri sorulmalıdır. Yetişkinlere benzer şekilde çocukların da favori bazı eşyaları vardır. Bu eşyaları paylaşmak konusunda istekli olmamalarıysa oldukça doğaldır. Ancak paylaştıkları kadarı için onlara teşekkür etmeyi ve farklı şekillerde övmeyi deneyebilirsiniz.

Paylaşmak, kalıcı değil geçici bir eylemdir. Çocuklar paylaştıkları eşyaların onlardan tamamen gittiğini düşündükleri için olumsuz cevaplar verirler. Oysa, bunun geçici bir eylem olduğunu anlatmak işe yarayan bir yöntemdir.

Paylaşmak terimini yakın anlamlı terimlerle değiştirmek, çocuğun algısını değiştirmeye yardımcı olabilir. Bu noktada, “sırayla oynamak” teriminden yardım alabilirsiniz. Çünkü çocuklar anlamını somutlaştıramadıkları eylemlerden kaçınırlar. Farklı terminolojilerden yararlanmak, onun aklındaki olumsuz çağrışımları silebilir.

Çocukların paylaşmanın karşılıklı bir eylem olduğunun farkına varması gerekir. Kendisi oyuncaklarını paylaşmayan ancak başkalarının oyuncaklarıyla oynamak isteyen çocuklar için farklı yollar vardır. Bunların başında eşyalara el koyma gelir. Buna göre, çocuğunuz arkadaşıyla paylaşmayı öğrenene kadar oyuncakların bir kısmına ya da tamamına el koyabilirsiniz.

Ne şekilde olursa olsun paylaşmayı öğretirken, mutlaka konuşmalardan yardım alınması gerekir. Paylaşmanın neden önemli olduğu çocuğa, anlayabileceği kelimelerle anlatılmalıdır. Anne ve baba arasındaki ufak paylaşımlarla bu konuşmaya örnekler verilmesi mümkündür. Bunun için paylaştıkça arkadaşların ve sevginin de artacağını gösterebilirsiniz.

Bu konuyla alakalı ibadetler nelerdir?

İslam inancını benimseyen her bireyin yapmakta yükümlü olduğu ibadetler vardır. Bu ibadetlerin bir kısmı bedenle bir kısmı da malla yapılır. Mal ile yapılan ibadetlerin büyük bir çoğunluğu toplumdaki paylaşım ve yardımlaşmayı artırmaya yöneliktir. Sadaka, zekat ve kurban; bu ibadetlere verilebilecek örneklerdir.

Sadaka kişinin maddiyatını ve maneviyatı paylaşabileceği bir ibadettir. Bu bakımdan gülümsemenin dahi ibadet olarak kabul edildiğine işaret edilen hadislerle karşılaşmak mümkündür. Zekat ve kurban payları da yine toplumdaki dayanışma ve paylaşmanın birer göstergesidir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde Müslümanlara cimrilik yapmamaları ve Allah yolunda harcama yapmaları sık sık vurgulanır. Söz konusu ayetlerden birinde şöyle buyrulur:

“Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, ancak insanlara gösteriş olmak üzere sarfederler. Şeytan kime arkadaş olursa o, arkadaşların en kötüsüne düşmüştür.” (Nisa Suresi, 38. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere mal da mülk de Allah tarafından verilen nimetlerdir. Bu bakımdan, bunlardan bir kısmının yardıma muhtaç kimselere harcanması gerekir. Çocukların da bu zihniyetle büyütülmesi son derece önemlidir.

YAZI: İPEK ATACAN