Çocuklara sınır koymak neden önemli?

Çocuklar Contributor
çocuklara sınır koymak
Famveldman-Dreamstime.com

Bireyler arasındaki hakların öğrenilmesi için çocuklara sınır koymak gerekir. Bu sınır ne kadar erken yaşta öğretilirse çocukların yaşamında o kadar etkili olur. Yetişkin hale gelindiği zaman topluma, insan haklarına saygılı, olgun ve kurallara uyan bir kişi haline gelinir.

Neden sınırlanmaya ihtiyaç duyar?

Çocuklar dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren her şeyi yeni öğrenmeye başlar. Bu sebeple öğrenmeye başladıkları her konuda sınırlarının ne olduğunu bilmezler. Yanlış hareketlerde bulunmak, aşırı hareketlerde bulunmak gibi davranışlar sınırsız çocuklarda alışkanlık haline gelebilir.

Çocuklara konulan sınırlar, çevrelerinde gerçekleşen olayların daha anlaşılır olmasını sağlar. Ailesinin, arkadaşlarının ve çevresindekilerin kendisinden yapmasını istediği davranışların ne olduğunu anlar. Bu sayede yanlış hareketlerden uzak durarak güzel işleri yapmaya başlarlar.

Öğrenilen sınırlar çocukların gelişimine ve büyümesine olumlu katkılar sağlar. İnsan ilişkilerini sağlıklı şekilde kurmasına yardım eder. Ayrıca çocuğun kendisine ve çevresine karşı güven duygusu oluşmasına yardımcı olarak daha doğru karar verilmesini sağlar.

Gelişim çağındaki çocuklara sınır koymak neden önemli?

Yaşanılan dünya belirli kurallara ve sınırlara sahiptir. Kurallar ve sınırlar insanlar arasında saygılı bir iletişim kurulmasına, toplumda sağlıklı bir ortam oluşmasına yardım eder. Bu sebeple özellikle gelişim çağındaki çocuklara yavaş yavaş sınırların öğretilmesi gerekir.

Sınırlar sayesinde insanların sahip olduğu haklar ve özgürlükler daha belirgin hale gelir. Bu esnada çocuklara haram ve helal gibi kavramlar öğretilerek Allah’a karşı sınırları da gösterilebilir. Çocukların günahlardan kaçması aynı zamanda onların daha saygılı bireyler olmasını sağlar.

Çocukların yetenekleriyle becerileri kendileriyle beraber büyüme ve gelişme evrelerinden geçer. Sınırları öğrenen çocuklar bu yetenek ve becerilerle neler yapabileceğini gösterir. Alınan dersler ve öğütler sayesinde çocuklar neleri yapmaları, nelerden uzak durmaları gerektiğini daha kolay anlarlar.

Anne babaya öneriler

Ebeveynler çocuklara sınır koymak için çeşitli yollara başvurabilir. Bu yolların ortak amacı öğretmek olduğu için farklı ve etkili yöntemler kullanılmalıdır. Çocukların hareketlerine, sevdiği aktivitelere, zamanı nasıl geçirdiklerine göre farklı öğretme teknikleri kullanılabilir.

Sınır koyabilmek için yapılması gereken ilk konu net olmaktır. Çocuklar kendisine net şekilde öğretilmeye çalışılan konulardan kaçamazlar. Hoşuna gitmeyen davranışlar olsa bile çekingen davranarak o işi yerine getirmeye çalışırlar. Ancak bu esnada baskı kurmamak, çocukların psikolojisini olumsuz etkilememek önemlidir.

Çocuklarla konuşmak ve onları yapmaları gereken işlere ikna etmek önemlidir. İkna edilmemiş çocuklarda sınırlar kalıcı olmaz, sonraki zamanlarda tekrar yaptığı davranışlara dönüşür. Ancak sınırları kalıcı olan çocuklar öğrenir, hata yaptıklarını anlayarak aynı davranışları tekrarlamazlar.

Çocuklara sınırları hakkında mesaj verirken uygulamalı yöntemleri kullanmak daha kolaydır. Yaptıkları veya yapmadıkları işlere bağlı olarak farklı uyarılarda bulunabilir. Bu anlarda çocuklara değil, yaptıklarına ithamda bulunulması gerekir. Çocukların gururlarını zedelemeden, onların üstüne gitmeden öğretmeye çalışılmalıdır.

Anne ve baba olarak çocuklara örnek kişiler olunmalıdır. Onlara söylenen bir sınıra uyulmadığını gören çocuklar aynı işleri tekrar yapabilir. Bu durumda ikna edilmeleri zorlaşarak ebeveynleri zor duruma düşürebilir. Çocuklara öğretilmesi gereken durumları davranışlarla destekleyerek veya öğreten kişiyi örnek göstererek daha etkili olunması gerekir.

Kısaca, çocuklara öğretilen sınırlar onların hareketlerini nasıl yapmaları gerektiğini anlatır. Doğru ve yanlışı ayırt edebilme becerisi edinerek farklı bakış açılara sahip olunmasına yardımcı olur. Kişi, nesne, hayvan veya diğer canlılar arasındaki farklılıkları daha algılayabilir düzeye getirir. Ayrıca pek çok psikolojik rahatsızlığın önüne geçer.

YAZI: İPEK ATACAN