SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Çocuklarda inat dönemi nedir?

Çocuklar 13 Şub 2021
inat dönemi
Kelly Sikkema-Unsplash

Çocuklarda inat dönemi, genellikle 2 ve 4 yaş aralığında görülür. Bu dönemde çocuğun dışarıdan gelen isteklere karşı hayır cevabı verdiği dikkat çeker. 2 ve 4 yaş aralığı çocuğun kendi benliğinin farkına varmaya başladığı zaman dilimidir. Dolayısıyla kişiliğini ve isteklerini ispatlama yönünde aşırı sayılabilecek bir çabası vardır.

Çocuklarda inatçılık neden ortaya çıkar? Çocuklardaki inat dönemi ve bu dönemde ortaya çıkan problemler kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. İnatlaşmanın temelinde var olan sebepler de yine çocuktan çocuğa göre değişir. İnatlaşmanın ortaya çıkma sebebi genellikle benlik olgusunun gelişmesi ve kendini ispatlamaya çalışmadır. Ancak çocuğun inatçı tavırlarının altında farklı sebepler de yatabilir.

Ebeveynlerin aşırıya kaçan otoritesi, ısrarcı tavırları, ilgisizliği ve inatçı olması; çocuğun inatçı olmasını tetikleyebilir. Buna ek olarak, çocuğun sürekli hayır cevabını alması ya da kuralları esnetebileceğini düşünmesi de inat dönemini tetikleyen etkiler arasındadır.

Çocukta inat dönemi ve baş etme yolları

İnatçı çocuklar genellikle; söz dinlemeyen, dışarıdan gelen sözlere karşı duyarsız ve iletişime kapalı bir yapıdadır. Bunu aşma konusunda anne ve babaların başvurabileceği türlü yöntemler vardır. Kararlı ve istikrarlı bir duruş sergilemek, bu dönemde yapılabilecek en doğru işlerden biridir.

İnat döneminde bulunan bir çocuğu gözlemlemek de yine anne ve babalara düşen bir iştir. Bu dönemde çocuğun inatlaşma yoluna gideceği söylemlerden kaçınılması ve çocuk fikirleri konusunda olabildiğince desteklenmelidir. Çocuğun kendi başına yemek yemesine ve kıyafetlerini seçmesine izin vermek bu destekler konusunda basit birer örnektir. Desteğin yanı sıra çocuğa sorumluluk vermek de farklı bir alternatif olarak ele alınabilir.

Ebeveynler ile çocuk arasındaki iletişim çocukların davranışsal problemlerini aşma konusunda olmazsa olmaz bir olgudur. Bu bakımdan çocuğa hitap edilirken doğru yaklaşımlara başvurulması gerekir. Emir kipi içeren cümleler kurmak çocuğunuzun sizinle daha da inatlaşmasına neden olabilir. Bunun yerine anlaşılabilir soru cümlelerinden destek alınması mümkündür. Son olarak iletişim kurma noktasında çocuğun tamamen sakinleşmesi beklenmelidir. Kızgın olan ya da ağlama krizine giren bir çocukla iletişim kurmaya çalışmak, bir süre sonra anne ve babanın motivasyonunu da negatif yönde etkileyebilir.

“Hayır” sözcüğünü doğru kullanmanın önemi nedir?

Çocuğun inatlaşma yolunu tercih etmesinin yaygın bir sebebi de anne ve babadaki aşırı otorite ya da otorite eksikliğidir. Yani bu noktada doğru kurallar koymanın ve hayır sözcüğünü ne zaman kullanacağını bilmenin önemi büyüktür. Çocuklardaki inatlaşmayı tetikleyen en baskın kelime, anne ve babadan duyulan hayır cevabıdır. Bu bakımdan hayır demeden önce kısaca durup düşünülmesi gerekir. Yani, hayır cevabı çocuğa olabildiğince az işittirilmelidir.

Anne ve babaların hayır demek yerine kullanabileceği alternatif cevaplar bulması mümkündür. Örneğin çocuğunuz yemeğini yemek yerine tabaktakileri yere fırlatmayı düşünüyor ve bunu eyleme geçiriyor olabilir. Bu noktada “Hayır, yemeğini yere atma!” akla gelen ilk cevaptır. Oysa ki bunun yerine “Yemeği yere dökmeyeceğini biliyorum.” Demek de mümkündür.

Kısacası, çocuklarda inatlaşma belirli bir zaman dilimi içerisinde görülen geçici bir süreçtir. Bu noktada çocuğun kızmasına ya da inatlaşmasına sebep olabilecek pek çok dış etmen olabilir. Ancak inatlaşmayı olabildiğince kısa tutmak büyüklerin elindedir. Çocuğunuzla doğru zamanda ve doğru cümlelerle iletişim kurmanız hem sizin hem de çocuğunuzun olabildiğince az hırpalanmasını sağlar. Unutmamalıyız ki çocukların kelime dağarcığı isteklerini doğru anlatmak açısından yetersizdir. Bu bakımdan onları dikkatlice dinlemeli ve ne demeye çalıştıklarını anlamalıyız.

YAZI: İPEK ATACAN