Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Muslim family
ID 90689642 © Paulus Rusyanto | Dreamstime.com

Modernizm dediğimiz çağ, özellikle “mahrem” duygusunu ve bilincini yok ederek tüm zarar veren yönleri ile son hızla ilerliyor ne yazık ki. Bu zararların başında ise bilinçsizce artan sosyal medya ve teknoloji kullanımının ortaya çıkardığı ve çok hazin sonuçlar doğuran, çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar olayları geliyor. Elbette tek sebep olarak bu iki alanı düşünmek yanlış olur. Temelde bilinçsizce yanlış yetiştirilen çocukların zaman içerisinde birer yetişkin haline gelmeleri ve diğer insanlara zarar veriyor olmaları toplumsal bir sorun haline geldi.

Sosyal medya ve teknoloji kullanımı özünde merak duygusunu barındırır. Merak aslında hem çocuk için hem de yetişkinler için doğal bir süreç. Ancak önemli olan merak duygusunun doğru bir şekilde giderilmesi ve özellikle çocuklarda gelişim sürecine zarar vermemesinin sağlanması. Bu noktada karşımıza iki önemli kavram çıkıyor; cinsellik ve mahremiyet. Cinsel eğitim, mahremiyet eğitiminin bir alanıdır. Mahremiyet eğitimi çok daha kapsamlı bir kavramdır. Cinsel eğitimin içeriğinde; çocuğun gelişim süreci, yaşayacağı fiziksel ve duygusal gelişmeler, ailesine soracağı sorular ve özellikle kendi cinselliğini tanımlaması yer alır.

Mahremiyet eğitimi ise; cinsel bilgilerin yanı sıra kendisinin ve başkalarının “özelini” fark etmesi, sosyal hayatta kendi özel alanını koruyabilmesi ve doğru şekilde sınırlar koyabilmesi konularını içerir. Mahremiyet eğitimi çocuğun kişilik bütünlüğünün, ruhsal iyilik halinin ve cinselliğinin korunabilmesi açısından çok önemlidir. Mahremiyet bilincini çocuğa aile yerleştirir ve eğitim için en uygun yaş 0-6 yaş arasıdır. Aile her zaman çocuğun koruyucusu ve öğretmenidir. Bu eğitimi doğru şekilde verebilmek için anne babanın da yeterli bilgi ve donanıma sahip olması gerekmektedir.

Mahremiyet eğitimi verilirken belli başlı noktalara özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Bunlardan ilki özel alan tanımlamasıdır. Bebekliğinden itibaren ailesi ve çevresi tarafından özel bölgelerine saygı duyulan bebek, 2 yaş itibariyle bu bölgelerin gizlenmesi gerektiğini öğrenmeye başlar. Özel alanlarının gizlenmesi ve kimsenin dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Çocuğa öğretilen özel alan aynı zamanda anne-baba ve diğer tüm insanların da özel alanlarıdır. Bu alanlar kimseye gösterilemez. Çocuk bunu talep ettiğinde izin verilmemelidir ve anlayacağı şekilde yumuşak bir dille açıklama yapılmalıdır. Cinsel organlar bireyler üzerinden değil kitaplar veya çocuk hikayeleri üzerinden anlatılmalıdır.

Bebeklik döneminden itibaren çocuğun özel alanına saygılı olmak çok önemli. Altını değiştirirken, emme sürecindeyken veya üstünü değiştirirken başka bir odaya gitmek çocuğun mahremiyetine saygı duymaktır. Farklı cinsiyetlere sahip olduğumuzu fark eden çocuğu iç çamaşırı ile yıkamak, 3-4 yaş itibariyle kardeşleri beraber banyo yaptırmamak, çamaşır değişimi yaparken ve temizliğine yardımcı olurken doğrudan özel bölgesine bakmamak çocuğun özel alanları öğrenmesine ve ona saygı duyduğumuzu anlamasına yardımcı olur. Anne-babanın yatak odasına kapıyı çalarak girmeyi öğretmeli ve çocuklara model olabilmek için yetişkinler de onların odasına aynı şekilde onay bekleyerek girmelidir. Çünkü odalar özel alandır ve mahremiyet ihlali yapılmamalıdır.

Uzmanlar, iç çamaşırı kuralını çocuğa öğretmenin mahremiyet eğitimindeki önemini vurguluyor. Çocuk, anne dışında hiç kimsenin iç çamaşırına ve içinde kalan kısımlara dokunamayacağını bilmeli. Bu kuralın temel prensiplerine göre; bedenim bana ait bilinci, izin verirsem bana dokunabilirsin bilinci, dokunulması yasak olan yerlerin bilinci, iyi dokunuş ve kötü dokunuş bilinci, fiziksel baskıya karşı gelebilme refleksi, ‘hayır’ demeyi ve çıplaklığın sınırları çok iyi bir şekilde öğretilmelidir. Çünkü bu dönemde çocuklar okul öncesi eğitim süreciyle tanışır ve aileleri yanlarında olmadan yabancılarla daha fazla vakit geçirmeye başlar. Kendilerini tanıyıp koruyabilmeleri için bu temel bilgilerin verilmesi bir zorunluluktur.

Çocuklarımıza öğretmek istediğimiz her davranışı yetişkinler olarak önce bizlerin uygulaması ve örnek olması gerekmektedir. Mahremiyet dahil gerek dini ve gerek ahlaki her türlü değer eğitiminin en iyi verilme şekli ancak iyi birer rol model olma yöntemiyle mümkün olmaktadır.