Çocuklarda sınav kaygısı nasıl geçer?

Çocuklar 13 Mar 2021 Contributor
sınav kaygısı
Dmitry Kalinovsky-Dreamstime.com

Eğitim sistemine bağlı olmak çocuklarda sınav kaygısı, çok rastlanan bir sorundur. Bu sorun psikolojik belirtilerin yanı sıra fizyolojik bazı semptomlar oluşmasına da sebebiyet verir. Dolayısıyla kaygıyla beş etme yolunda bazı yöntemler keşfedilmesi gerekir.

Sınav kaygısı nedir ve ne şekilde oluşur?

Herhangi bir sınava karşı geliştirilen kaygı, çalışma performansının etkili kullanılamamasına ve eğitim başarısının düşmesine sebep olur. Bu kaygı kimi zaman gerginlik olarak tarif edilirken kimi zaman da korku olarak açıklanır. Bu korku, genellikle başarılı olamama üzerine oluşturulur.

Kaygının; duygusal, davranışsal ve fizyolojik birtakım belirtileri vardır. Davranışsal belirtiler genellikle sınav esnasında ortaya çıkar. Dikkatsizlik, sınavda donma ya da kaçma istediği; bu belirtiler arasında yer alır.

Duygusal belirtileri; gerginlik, korku hali ve karamsarlık olarak sıralamak mümkündür. İlerleyen dönemlerde çocukların kontrollerini yitirdikleri ve panik yaptıkları da görülebilir. Fizyolojik belirtilerse hem davranışsal hem de duygusal belirtilere eşlik ederler. Kalp atışında hızlanma, terleme, üşüme ve kızarma sınav kaygısının dışarıdan fark edilebilen belirtileridir.

Neler yapılabilir?

Herhangi bir kaygı türüyle mücadele edebilmenin yolu, öncelikle kaygıya neden olan faktörü bulmaktır. Sınav kaygısını tetikleyen faktörleri; yanlış ders çalışma, mükemmeliyetçi yaklaşım, sınava aşırı anlam yükleme ve aile baskısı olarak sıralamak mümkündür. Ancak kaygının altında bundan başka bir sebep yatması da olasıdır.

Kaygının yanlış ders çalışmaya bağlı olarak oluştuğu durumlarda düzenli ve planlı bir çalışma programı oluşturulması gerekir. Olumsuz düşüncelere ara vermek ve vücut sağlığına yatırım yapmak da çocuklar için mücadele yollarından biridir.

Sınav döneminde anne ve babalara hangi vazifeler düşer?

Spesifik dönemlerde yaşanan sınav kaygısı, anne ve babaların desteğiyle aşılabilir bir durumdur. Burada ebeveynlere düşen en büyük vazife ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın çocuğu motive etmektir. Başarı ve başarısızlık dönem dönem değişen ve herkesin yaşayabileceği bir olgudur. Çocuk üzerinde baskı kurmak onun mükemmeliyetçi yaklaşımına sebep olabilir ve kaygısını artırabilir.

Çocuğu bir başkasıyla kıyaslamak, onun için yapılan maddi ve manevi fedakarlıklardan bahsetmek ve çocuğa durmadan uyarı yapmak; çok yanlış bir yaklaşımdır. Bu noktada, önemli olanın çocukların ruhsal sağlığı olduğu da akıllardan çıkarılmamalıdır.

Yoğunlaşan sınav dönemi ve artan kaygıya karşı alınabilecek bazı motivasyon önlemleri vardır. Buna göre, dersten başını kaldıramayan ya da çalışmaktan kaçan çocukların kendine zaman ayırmasına yardım etmek gerekir. Bu dönemde artırılan eğlenme zamanını çocuk üzerinde oldukça pozitif bir etkisi vardır.

Baş edilemeyen ve önlenemeyen kaygı bozukluklarında mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Bu kişiler sınav sürecinde aile ve çocuk arasında olası bir çatışma çıkmasını önler. Çocuğun da kendi kaygısıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini öğretir.

Kısacası, sınava karşı oluşturulan kaygı aslında önlem alınması gereken bir rahatsızlıktır. Kaygı seviyesi yükselen çocuklarda; davranışsal, duygusal ve fiziksel pek çok belirti gözlenebilir. Kaygıyla mücadelede öncelikle, buna sebep olan nedenin araştırılması gerekir. Bu nedene karşı geliştirilen yöntemlerle kaygının kontrol altına alınması mümkündür.

Yaşanan her problemin çözümünde gerekli olan aile desteği, kaygıyla mücadelede de son derece önemlidir. Buna göre, çocuk üzerinde baskı oluşturabilecek tutum ve davranışlardan olabildiğince uzak durmak gerekir. Tüm önlemlere ek olarak Allah’a sığınmakta, kaygıya karşı dua etmekte ve çocuğa bunu tavsiye etmekte de fayda vardır. Neticede önemli olanın çocuklarımızın sağlığı olduğu da unutulmamalıdır.

YAZI: İPEK ATACAN