Çocuklarımıza Covid-19’u Nasıl Anlatmalıyız?

jonathan-borba-pfJnQLKfdtw-unsplash
Fotoğraf: Jonathan Borba-Unsplash

Dünyanın neredeyse tamamını etkileyen Covid-19 hem yetişkinlerin hem de çocukların düzenlerini değiştirdi. Televizyonlarda ve diğer iletişim araçlarında gösterilen haberler de özellikle çocukları etkilemeye başladı. Çocukların bu süreci en hafif şekilde atlatabilmesi ise ancak ebeveynlerin bilinçli davranışlarıyla mümkündür. Bunun için çocuklarımızı, Covid-19 konusundan uzak tutmaya çalışmak yerine, onları virüse karşı bilgilendirmek gerekiyor.

Covid-19 pandemisi hakkında çocuklarımızı bilgilendirme yolları neler olabilir? Covid-19 sebebiyle alınan ulusal önlemler kapsamında okul çağındaki çocuklar, evden eğitimlerine devam ediyor. Bazı iş yerlerinde de esnek çalışma saatlerine geçildi. Her iki önlem de evde duran çocuklar için dikkat çekici durumlardır. Bu sebeple yapılması gereken ilk iş, alıştığınız yaşam koşullarının neden değiştiğini çocuğunuza anlatmanızdır.

Covid-19 hakkında bilgilendirme yapılırken, ebeveynler çocukların yaş gruplarını mutlaka göz önüne almalı. Daha küçük yaşlardaki çocuklar için virüs hakkında öyküye çevrilmiş bir anlatım yapılabilir. Bu esnada, virüsün gözle görülemeyecek kadar küçük ve insanları hastalandıran bir canlı olduğundan bahsedilebilir. Ancak bu noktada çocukların ve diğer insanların ondan daha güçlü olduğunu vurgulayabilirsiniz. Virüsle yaptığınız savaşta çocuğunuza alması gereken kişisel önlemleri de aktarabilirsiniz.

Çok küçük yaşlardaki çocukların da anne ve babalarına bu pandemi hakkında bazı sorular sorduğu görülüyor. Bu yaş grubundaki çocuklara bilgilendirme yaparken oyuncaklardan destek alabilirsiniz. Geliştireceğiniz sembolik oyunlarla virüs ve insanı somutlaştırabilirsiniz. Yine alınması gereken önlemleri de bu oyuncaklar üzerinden çocuklarınıza anlatabilirsiniz. Somutlaştırılmış anlatım tarzı, çocuğun olayı aklında daha iyi netleştirmesine yardımcı olur.

Hatalığa karşı ebeveynlerin izlemesi gereken davranış biçimleri neler? Çocuklar, belli bir yaş grubuna gelene kadar anne ve babalarının davranışlarını taklit etme eğiliminde olurlar. Bu bağlamda, kaygılı ve endişeli bir tavırda olmanız, çocuğunuzu da doğrudan etkiler. Bu duyguları saklamak akla gelen ilk çözüm yolu gibi görünse de aslında yanlış bir yaklaşımdır. Yaşadığı durumu somutlaştıramayan çocuklara yapılabilecek en iyi yaklaşım, olaylar hakkında açık ve samimi olmaktır.

Gündemdeki haberleri takip ederken, izlediğiniz veya okuduğunuz kaynakların güvenilirliğinden emin olun. Endişe seviyesini artırabilecek olan felaket senaryolarından bahseden kanallardan olabildiğince uzak durun. Sürekli açık duran haber kanalları ve olumsuzluk içeren yeni bilgiler, çocuğun strese girmesine sebep olabilir. Bu sebeple, çocuğunuzun yeni bilgileri haber kanallarından öğrenmesi yerine sizden duyması daha iyi bir seçenektir.

Çocukların kişisel önlemlere yönelmesi için bu hareketleri mutlaka ailesinden görmesi gerekir. Bunun için el, kıyafet ve ortam temizliği yaparken çocuklarınızın da yakınınızda bulunmasına özen gösterebilirsiniz.

Çocukların sosyal medyadan haber alma hakkı… Teknoloji kullanma yaşındaki çocukların sosyal medya hesaplarına erişimi kesinlikle kapatılmamalı. Bu hareket, onların daha tedirgin hissetmesine ve korkmasına sebep olabilir. Ancak, sosyal medyada her gün asılsız haberler ortaya atıldığı da biliniyor. Bunun için çocuklara, sosyal medyadaki tüm haberlere inanamaması gerektiği noktasında bir uyarı yapılabilir.

Evde uzaktan eğitim alan çocukların çalışma ortamı nasıl olmalı? Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler en çok örgün eğitime devam eden çocukların yaşam düzenini değiştirdi. Uzaktan eğitime devam eden çocukların bir kısmının ise bu duruma alışmakta zorlandığı görülüyor. Çocuklarınızın bu süreçten psikolojik açıdan en az zararı alması için eğitimlerine de uygun biçimde devam etmesi gerekir.

Uzaktan eğitim süresince, öncelikle bu dönemin bir tatil değil zorunlu bir ara olduğunu çocuklarınıza anlatmalısınız. Ardından gerektiği şekilde derslere katılması ve ödevlerini yapması için çocuğunuzu teşvik etmelisiniz. Okullardan uzunca bir süre ayrı kalındığı için uyku düzenlerinin bozulması da olası bir durumdur. Bu sebeple çocukların mutlaka rutin saatlerinde yatağa girmesi ve gerektiği kadar uyuması gerekir.