Çocuklarımızı Terbiyeli, Görgülü Yetiştirmek için Öneriler…

ID 140216137 © Siarhei Dzmitryienka | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 140216137 © Siarhei Dzmitryienka | Dreamstime.com

Terbiye, kademeli bir şekilde öğretmek manasına gelen bir terimdir. İslamiyet’te insan terbiyesine büyük bir önem verildiği ve çocukların terbiyeli yetiştirilmesi görevinin de anne ve babalara düştüğü görülür. İslam terbiyesinin temelinde kişinin nefsini kontrol edebilmesi, menfaatçi bir tutumda olmaması ve dinin diğer hükümlerine uyarak yaşanması vardır. Bunun içindir ki, Hz. Adem ile başlayan peygamberlik vazifesinde temel gaye, insanları tevhid inancında birleştirmek ve faydalı işler yapmaya yöneltmek olmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.” (Tahrim Suresi, 6. Ayet) buyrulur. Buradan yola çıkarak, evladını ateşten korumak isteyen bir kimsenin; ona doğru terbiyeyi vermesi gerek. Bu terbiye verilirken de izlenebilecek farklı yollar vardır.

Çocuklara güzel isimler seçmek: Çocuğunu terbiyeleri bir biçimde yetiştirmek isteyen anne ve babaların öncelikle onlara manevi ferahlık verecek güzel isimler seçmesi gerekir. Bu konuda aktarılan bir kıssaya göre, Peygamber Efendimiz bir gün dişi deve ile birlikte gelir ve onu kimi sağacağını sorar. Bu iş için isimleri; Mürre (acı), Cemre (kor ateş) ve Yaiş (Yaşar) olan sahabeler talip olur. Peygamber Efendimiz de vazifeyi Yaiş, yani isminin anlamı güzel olan sahabeye verir. (Taberani) Hz. Muhammed’in bu davranışından da anlaşılacağı gibi, çocuklara konulan isimler; manasını bir şekilde çocuk üzerinde gösterir.

Örnek birer ebeveyn olmak: Çocuklar, neredeyse erginlik dönemine ulaşana kadar anne ve babalarının hal ve hareketlerini taklit etme eğilimi gösterirler. Bu sebeple hane içinde ona güzel huylar edinebileceği huzurlu ve sakin bir ortam verilmesi gerekir. Sürekli kavga ve kargaşanın olduğu bir ortamda çocuk da bundan etkilenir ve huysuz bir ruh haline bürünür. Bu şekilde, terbiyeli bir çocuk büyütmek de anne ve babalar için zorlaşır.

Ödül ve ceza dengesi gözetmek: Çocuk tarafından sergilenen olumlu ve olumsuz davranışlar, ödül ve ceza ile sonuçlandırıldığında beyinde kalıcı bir yer edinir. Bu sebeple, çocuklara yaşlarına uygun ve sevebileceği tarzdaki ödüller verilerek yaptığı işin güzel bir davranış olduğu pekiştirilmelidir.

Ceza konusu ise ödül konusundan daha fazla hassasiyet gerektiren bir durumdur. Bu bağlamda, çocuğun yaptığı her hatada ona kızmak ya da ceza vermek; doğru bir yol değildir. Sık sık tekrarlanan cezalar bir süre sonra çocukta farklı tepkilerin gelişmesine yol açar.

Olayları çocukların anlayabileceği bir üslup ile anlatmak: Çocuklar, yaşlarına bağlı olarak, soyut bazı kavramları anlamakta güçlük çekerler. Özellikle küçük yaş sınıfında çocukları olan anne ve babaların bu durumu unutmamaları gerekir. Bu dönemdeki çocuklara terbiye verilirken dile getirilen tüm emir ve yasaklar için doğru kelimeler seçilmelidir. Bunun yanı sıra çocuğun tüm sorularına da, akla uygun bir şekilde ve onların da ikna olacağı tarzda cevaplar verilmelidir.

Davranışları daima kontrol etmek: Çocuklar, anne ve babalarının yanında yapamadıkları bazı işleri, onlar yokken yapma eğilimine girebilirler. Bu eğilimin olduğunun ilk işareti de çocuğun yalan söylemeye başlamasıdır. Bu durum çocuk terbiyesi açısından oldukça hassas bir durumdur. Çünkü anne ve baba buna müsamaha gösterdiği takdirde çocuk çift karaktere bürünür. Yani, anne ve babasının kontrolündeyken onların verdiği terbiyeye uygun davranır; ebeveynleri uzaklaştığında ise bunlar dışındaki diğer davranışlara yönelir.